Köşe Yazarları

Dimitris Hristofyas’a farklı bir bakış


Özel sohbetlerinde, ailesiyle olan mütevazi yaşamında örnek alınacak insanlardandır Hristofyas.

       Ölümüyle, Rumların yanı sıra Türkler arasında da büyük üzüntü nadir insanlardandı…  Ancak, Kıbrıs’ta sadece doğrularıyla değil, yanlışlarıyla da ele alınması gereken liderlerdendi.

        Hristofyas’ın , Gorbaçov sonrası, Sovyetler Sistemi çökerken, AKEL’İ ayakta tutma başarısını göstermesi , tüm eleştirilere rağmen Marksizm yolunda kalma mücadelesi geleceğe de ışık tutacaktır.

       Hristofyas’ı ANNAN Planından önce ve ANNAN planından sonra iki kısma ayırıp incelemek ve dersler çıkartmak gerekmektedir.

       Hristofyas her dönemde, BARIŞÇI söylemi ön plana çıkartan bir çizgi izlemesine rağmen, ANNAN Planının referandumuna 2 gün kalan sürece kadar EVET’çi bir tutum İZLERKEN, son iki günde ne olduğu konusunda ne Parti’yi ne de Kıbrıs Türklerini ikna edememiştir.

       Referandumdan önce kendisine GÜVENEN bir BARIŞ SAVAŞÇISI  olarak karşımıza çıkan Hristofyas, Referandumdan önceki 2 günden başlayarak HAYIR cephesine geçerken, son iki günde neler olduğu, dış güçlerin devreye girip girmediği, ŞANTAJ POLİTİKASINA mı maruz kaldığı, incelenmeye değerdir.

       Referandumdan sonra, birçok AKEL ileri geleni ile bu konuyu ayrıntılı tartıştım. Bu tartışmalardan çıkan sonuç, Hristofyas’ın dışında hiçbir kimsenin, olayın iç yüzünü bilmediğidir.

       HRİSTOFYAS ve TÜM AİLESİNİN  tüm hayatları boyunca,  ÇÖZÜM CEPHESİNDE yer aldıklarını çok iyi biliyorum.

       Başkanlık yaptıktan sonra, Hristofyas ve ailesinin BARIŞÇI güçlere destek verdiklerini de çok iyi biliyorum.

       Ancak, Şeytan ayrıntılarda gizlidir.

       1-ANNAN  Planına son anda HAYIR demesinin gerekçelerinin KARANLIKTA KALDIĞI , hiçbir zaman unutulmayacaktır.

       2-Kendisinin ve Mehmet Ali Talat’ın liderliğinde, TALAT’ın istediği çözüm yönündeki desteği verememesinin de izaha açık yanları vardır.

       Dimitris Hristofyas “NE İSAYA, NE MUSAYA” yaranamayan bir siyasi lider olarak tarihe geçerken, Hristofyas’ın şahsında SOL HAREKETİ etkisizleştirme politikasında, MARİ’deki Patlama provakasyonu ile de karşı karşıya bırakılmıştır.

       Mari’deki Patlama yetmezmiş gibi, Rum Ekonomisinin Traşlanması Planı da Hristofyas döneminde uygulamaya sokulmuştur.

       Rum halkının birikimlerinin traşlanmasının yükünü de HRİSTOFYAS’a yükleyen kapitalist sistem, onlarla uzlaşma politikası izleyen liderleri kolaylıkla harcayabileceğini de herkese göstermiştir.

       Hristofyas’ın yaşamından, Barışçı güçler çok önemli dersler çıkartmalıdırlar.

       Çözüm barış ve EMPERYALİZME KARŞI sınıf mücadelesinde uzlaşma çizgisi izlemek, sadece umutların yenilgiye uğramasını sağlar.

       Muhalefetteyken başka, iktidardayken başka politika izlemek zorunda bırakılanlar, tarih önünde devamlı sorgulanmak zorunda kalacaklardır.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı