Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Sağlık

Dikkat! Kendinizi yorgun hissediyorsanız…

Herkesin zaman zaman yorgunluk yaşaması normal, ama yorgunluk süreklilik arz ettiğinde, kişinin özel ve iş hayatını olumsuz yönde etkilediğinde tehlike yaratıyor.

Hepimizin yaşadığı ama çok da üzerinde durmadığı yorgunluk, hem iş hayatında verimliliği azaltıyor, iş kazalarına sebep oluyor hem de kişinin özel hayat kalitesini düşürüyor.
Kronik yorgunluk, ciddi organik bir bulgu veya önemli bir psikiyatrik hastalık olmadan en az altı ay süren, dinlenmekle düzelemeyen, kas ve baş ağrıları, uyku problemleri, dikkat problemleri gibi belirtilerle ortaya çıkan bir tür hastalık olarak tanımlanıyor.
Çalışanlardaki bu yorgunluk ve bitkinlik halinin işyerlerinde birçok olumsuz etki bırakabildiğini söyleyen örgüt psikoloğu Sibel Karamaraş, en sık rastlanan etkilerin konsantrasyon eksikliği, hata yapma oranında artış, performans düşüklüğü ve zayıf iletişim olduğunu söylüyor.
Yorgunluğu da yönetmek mümkün. Kişinin kendi yorgunluğu hakkında farkındalık sahibi olması, bunu azaltması ya da ortadan kaldırması için neler yapması gerektiğini bilmesi ve uygulayabilmesi ‘yorgunluk yönetimi’ olarak tanımlanabilir.
NELER YORGUNLUĞA SEBEP OLUR?

Psikolog Sibel Karamaraş: Hem işyerinde hem de iş dışında birçok faktör, yorgunluk sebebi olabilmekle birlikte, önlenebilir ve yönetilebilmektedir. İşte bu sebeplerden birkaçı:
Ağır iş yükü

Uzun çalışma saatleri

Vardiyalı çalışma

Fazla seyahat etme

Yüksek sorumluluk

Aile ve sosyal hayattaki yük ve sorumlulukların fazlalığı

İş ve iş dışı fazla fiziksel aktivite

Duygusal sorunlar

Sağlıksız beslenme

Yetersiz fiziksel aktivite ve zayıf direnç

Yetersiz ve kalitesiz uyku

STRES VE İŞ YÜKÜ BİRİNCİ SIRADA
İş psikoloğu Nazım Serin, yorgunluğun, geniş bir tıbbi ve ruhsal hastalık yelpazesinin belirtilerinden biri olması nedeniyle toplumda yaygın bir problem olduğunu söylüyor: “Çalışma hayatında da yaygın olan yorgunluğun temelinde çalışanların yaşadıkları stres, kaygıya bağlı problemler gibi psikolojik nedenlerin yanı sıra ağır iş yükü, uzun çalışma saatleri, fazla seyahat ederek çalışma, yüksek sorumluluk altında olma gibi faktörler yer alıyor.

İŞ KAZALARINA SEBEP OLUYOR

Yorgunluk, kişinin gerek iş, gerek iş dışı yaşamında (aile, sosyal ilişki alanı) verimini düşüren, yaptıklarından zevk almasını engelleyen ciddi bir sorun.
Enerji kaybı, reflekslerinin yavaşlaması, muhakeme becerisinin yavaşlaması, odaklanmada zorlanma, uyuşukluk, eklem ve kas ağrıları gibi yorgunluğa bağlı çeşitli belirtiler kişinin yaşam kalitesini aşağı çekiyor.
Ayrıca yorgunluk, iş yaşamında kazalara ve hatalara zemin oluşturuyor.
Serin, özellikle şoförlerde, pilotlarda, makine başında çalışan işçilerde ve tehlike derecesi yüksek işlerde yorgunluğun iyi yönetilmesi hayati önem arz ettiğini söyleyerek, “İş yaşamında yorgunluğu yönetmek; yorgunluğu yaşayanlar, diğer çalışanlar ve müşteriler açısından can, mal, zaman ve enerji bakımından olumsuz sonuçlar doğmaması için gereklidir.
Ayrıca yorgunluk, iş hedeflerinin tutturulamamasına, üretim ve hizmet kalitesinde düşmelere ve hatalara, motivasyon kaybına, iş süreçlerinin yavaşlamasına ve aksamasına yol açabilir.
Dolayısıyla, giderek iletişim ve çatışma problemlerini besleyebilecek, bu nedenle de önlemi alınması gereken bir olgudur” diyor.
İş yerinde yorgunluğu yenmenin 5 yolu
1) Her zaman hareketli olun

İş arkadaşlarınızla haberleşmek için mail veya chat programları kullanmak yerine onların yanına gitmeyi tercih edin. Mümkünse asansör yerine merdivenleri kullanın. Arabanızı biraz uzağa park edin ve aradaki mesafeyi yürüyün. Bu küçük değişikliklerin önemsiz olduğunu düşünebilirsiniz ancak vücudunuzun sessizce kalori yakmaya başlayacağından emin olabilirsiniz. 12 kilo vermek için 3500 kalori yakmak gerekiyor ve merak etmeyin; siz hesaplamasanız bile vücudunuz her hareketin ve harcanan kalorinin hesabını tutuyor!

2) Küçük öğünleri tercih edin
Günde 3 öğün yemeye alışkınsanız bunu 6-8 küçük öğüne yayın ve 2 saatte bir bir şeyler yiyin. Unutmayın ki sindirim de başlı başına kalori yakan bir şey! Aldığınız kalorileri sindirmek için de kalori harcıyorsunuz; uzun aralıklarla yemek sindirim sisteminize iyi bir egzersiz yaptırma şansını kaçırdığınız anlamına geliyor. Kahvaltı sonrası ve ikindi için meyveler iyi birer ara öğün fikri.

3) Sağlam bir kahvaltı yapın
Kahvaltıyı atlamak akıllıca bir seçim değil; gün içinde az yiyerek iyi bir şey yaptığınızı sanıyor olabilirsiniz ancak kahvaltıyı atlamak kilo almanıza sebep olur. Gece boyunca uyurken besin almadığınız için sabah kalktığınız 1 saat içinde bir şeyler yemelisiniz ki vücudunuz sistemlerini çalıştıracak enerjiye kavuşup kendisini bir düzene sokabilsin. Kahvaltıyı atladığınızda ise vücut aç kaldığını sanıyor ve önlem olarak bir sonraki öğününüzü yağa dönüştürerek saklıyor.

4) Zamanında uyuyun
Uyku eksikliği hem kilo alımına hem de yorgunluğa sebep olur. İştahı düzenleyen iki hormon vardır: leptin doygunluk hissini kontrol ederken grelin açlık sinyallerini kontrol eder. Bazı çalışmalar gösteriyor ki uyku eksikliği bu iki hormonun çalışma düzenini bozarak açlık ve tokluk hissinde bir karmaşa yaratıp yeme düzenini de bozuyor. Eğer egzersizi günlük rutininize dahil edemeyecek kadar yoğunsanız hafta sonları yapmayı dört gözle beklediğiniz bir etkinlik haline getirin. Sporu eğlenceyle birleştirmek motivasyonunuzu korumanın ve devamlılığı sağlamanın en etkili yolu. Birçok seçeneğiniz var; squash, tenis, futbol oynamak, yürüyüş yapmak, koşuya çıkmak, dans etmek ve yoga yapmak bunlardan birkaçı.
5) Daha iyi bir denge
Kendinize zaman ayırmak stresi yenmenin en iyi yolu. Kendinize şunu sorun: İş yükünüz çok mu fazla? İşlerinizin bir kısmını başkaları da yapabilir mi? İşinizde sürekli bir telaş ve üzerinizde baskı hissediyorsanız, hareketsiz bir yaşam sürmüyorsanız dahi hem stresin hem de kilo alımının nedeni bu olabilir. Kim ne derse desin, işiniz ve hayatınız arasında kuracağınız denge hem bedeninizden hem de zihninizden alabileceğinizin en iyisini elde etmekte ölümcül bir öneme sahip. Burcu ÖZÇELİK SÖZER-Hürriyet