Köşe Yazarları

Derinlemesine!







Kafalar tekmil karıştı.





Halbuki Lefkoşalıların güney göçmenleri gibi neden göç ettikleri bir bilinmez denklemdi!

Biri kalktı “Çözüm olursa UBP prensipleri çerçevesinde olacak” dedi.
Diğeri “Böyle konuşmamalı” şeklinde cevap verdi.
Kafalar karışmışken,
İkinci açıklama geldi:
Ben dedi, ne dediğimi bilirim!

UBP prensiplerinde bir çözüme elbette Rumların da bir itirazı olamaz!
Belki de yakınlaşma kağıtlarından biri budur!
Ya da çaprazlama görüşmelerin…

Neden Lefkoşalılar güney göçmenleri gibi göç ettiler?
Bu konunun yakınlaşma kağıtları ile bir ilgisi var mı?
Yok! Saçmalık olur!

Bir zamanlar Lefkoşa’da yürüyen insanlar hem kenar kenar, hem yakın yakın  yürürlerdi.
Sokaklar dardı; fayton genişliğindeydi.
Çaprazlama da yürüyemezdiniz.
İnsanlar birbirinden ne kadar uzaklaşabilirdi ki?
Yakınlaşma kağıtları yoktu ama herkes birbirine yakındı…

74’ten sonra bir şey oldu.
Viyana’da konuşuldu.
Türkler otobüslerle kuzeye geçti.
Bu, mübadele antlaşması olarak bilinse de öyle bir şey yoktu.
Aslında bölünmenin otobüslerle icra edilişiydi!
Önce tanklar böldü, sonra otobüsler!..

Güneyden kuzeye gelenlerin durumu anlaşılırdı.
Fakat, Lefkoşalıların kendi yerlerinden top yekun göç etmeleri anlaşılmazdı!
Büyük misafirperverlik mi?
Yeni gelenlere yer mi açılıyordu?

Olan olmuştu.
El birliği ile demografik yapımızı düzenledik!
İlk dayatma, beyaz peynir ile oldu!
Lahmacun denir ama değil!
Kooperatif,  beyaz peynir üretmeye başladı…

Halbuki Malya’da Türk Alkollü İçki-Şarap Endüstrisi kurulmak üzereydi.
Olmadı.
Karpaz’da şarap fabrikası denemeleri sonuçsuz kaldı.
Kavaklıdere de, böyle girdi!

Bir kere girince arkası geldi!

UBP prensiplerine göre bir çözüm ihtimali doğduğuna göre, mesele yok!
Çünkü Uluslararası Kriz Grubu’nun C Planı buna denk düşüyor!

Eskiden ne güzel derin devlet vardı!
Her şey derinlemesine ele alınırdı!
Şimdi, millet korkusundan derinlemesine iş yapamıyor!

İstanbul’daki Mısır Çarşısı’nda Mehmet Efendi kahvesinin önünde kuyruk bitmez.
Bakarsınız, Kıbrıslılar da kuyrukta!
1970’lerde öğrenciler Türkiye’ye bavullarla kahve çeşitlerini taşır, satarlar ve cep harçlığı yaparlardı.
Şimdi o da girdi!

C Planı ile UBP prensipleri örtüşüyor!
Zaten yetkili de ne dediğini biliyor…

Giren az şey mi?
A’dan Z’ye…
Kriz Grubu bunların farkında!..

Ama Lefkoşalılar şikayet etmekte haksız!
Geride kalan iki demir gargola, beş ahşap kapı, dört buçuk hanaylı ev, iki islim, bir gurrada çocuk arabası, üç beş kök yasemin ve feslikan için ortalığı velveleye vermeye gerek yok.
Durum Leymosunlular için de tıpkısının aynısıdır.
Geldiler geleli Leymosun Türküsünü söylüyorlar!
Bahçelerine cümbez diktiler!..

Derinlemesine bir şeyler oluyor!
Giren de girdi artık!
Sol, bir kez daha kendini gözden geçirmelidir!..











Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu