60 BİN KALEM MAĞAZALARDA: 73 yıl önce M. Kemal Deniz tarafından kurulan Deniz Kırtasiye, bugün Deniz Plaza ismiyle 60 bin kalem ürünü alıcısıyla buluşturuyorHERKES BİLDİĞİ İŞİ YAPMALI: Deniz Plaza Direktörü Turgay Deniz başarının, kalıcı ve sağlam olmanın sırrının herkesin bildiği işi yapmasından geçtiğini belirtiyor
Kader BALIKÇI
Deniz Plaza… Mehmet Kemal Deniz tarafından 1941 yılında Lefkoşa’da Yeni Camii Mahallesi’nde Deniz Kırtasiye ismiyle kuruldu. 21 yaşında ticaret hayatına atılan M. Kemal Deniz’in Kıbrıs’a kazandırdığı bu değeri, oğulları Turgay, Nidai ve Niyazi Deniz, ileri vizyonları ve ticari zekaları sayesinde ülkenin kırtasiye markası haline getirdi. Deniz Kitap Kırtasiye’yi 1981 yılında M. Kemal Deniz Şti. Ltd. olarak tescil ettirip aile şirketine çeviren ikinci nesil temsilcileri, babalarından miras kalan temiz ve onurlu ismi her zaman gururla taşıdı. Turgay Deniz’in Direktörlüğü’nü yürüttüğü Deniz Plazalar’da şu an 60 bin çeşit ürün alıcısıyla buluşuyor. İş’te Başarı röportajlar dizimizin bugünkü konuğu olan Turgay Deniz, Deniz Plazalar’ın ulaştığı başarıyı, çok çalışmaya, işini sevmeye, dürüst ve prensipli olmaya bağlıyor. Turgay Deniz, kalıcı ve sağlam olmanın sırrının ise herkesin bildiği işi yapmasından geçtiğini belirtiyor. İşte Turgay Deniz’in anlatımıyla, Deniz Bey ve oğullarının hikayesi:
-Deniz Kırtasiye’den Deniz Plaza’ya uzanan başarı hikayenizi anlatır mısınız?
Babamız M. Kemal Deniz, ticaret hayata atıldığı zaman 21 yaşındaymış. Deniz Kırtasiye’yi, 1941 yılında Lefkoşa’da Yeni Camii Mahallesi’nde kurmuş. 1961’de Girne Caddesi’nde köşe başındaki dükkana geçmiş. Geçici öğretmenlik yapmış. Kıbrıs Türklerinin varoluşunun ekonomik kalkınma ile gerçekleşeceğine inandığı için her fırsatta toprağa sahip çıkılması gerektiğini belirtiyormuş. Bu nedenle 1943 yılında arkadaşlarıyla birlikte Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’ni kurmuş. Uzun yıllar birliğin genel sekreterliği görevini yürütmüş. Toplum içinde “Deniz Bey” olarak tanınmış. Dergi ve gazeteler kurmuş. 1976 yılına kadar bağımsız milletvekilliği yapmış.
Her zaman işin içindeydik
-İkinci nesil temsilcisi olarak siz işe ne zaman dahil oldunuz?
İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun olup askerlik görevimi tamamladıktan sonra 22 yaşımda şirketteki yerimi aldım. Çocukluğumdan itibaren zaten işin içindeydim. Biz ikinci nesil olarak 1981’de Deniz Kırtasiye’yi M. Kemal Deniz Şti. Ltd. olarak tescil ettirdik. Artık anne ve babamız dahil olmak üzere 7 kişilik bir aile şirketiydik. 1981 sonrasında Girne ve Mağusa’da şubeler açtık. İlk Deniz Plaza’yı 1992’de Lefkoşa’da kurduk. Aynı yıl şirketteki hissedar sayısı 7’den 3’e indi. Ağabeyim Nidai ve kardeşimiz Niyazi ile birlikte yola devam etme kararı aldık. 1997’de Mağusa’da, 2002’de Girne’deki Deniz Plaza’yı açtık. Sonra ülke ekonomisinin can damarı durumundaki üniversitelerimizin içinde mağazalar açmaya başladık. Şu an Doğu Akdeniz Üniversitesi, Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, ODTÜ ve Lefke Avrupa Üniversitesi’nde mağazalarımız bulunuyor. Deniz Shop’larla birlikte mağaza sayımız 10. İstihdam ettiğimiz eleman sayısı 85. Part-time eleman sayımız da 15. Mağazalarımız da 60 bin kalem ürünün satışı yapılıyor. Babamızın 1941’de bir bisikletle kurduğu “Deniz Ticarethanesi” şu an KKTC’nin dört bir yanında mağazaları bulunan Deniz Plaza olarak faaliyetlerini sürdürüyor.
Plazalar dönüm noktamız oldu
-İş yaşamınızda dönüm noktanız olarak gördüğünüz olay nedir?
Mağaza sayımızı artırmaya başlayıp önemli bir başarı yakaladığımızı görünce plaza sistemine geçme kararı aldık. Bu bizim için bir dönüm noktası oldu. 7 kişiden oluşan aile şirketimizde plaza sisteminin riskli ve çılgınca olduğu, her şeyimizi kaybedeceğimiz savunuldu. Bu görüş farklılığı nedeniyle şirkette ayrılık yaşandı. Hissedar olarak ben, Nidai ve Niyazi Deniz kaldık. Plaza sistemi sadece aile içinde değil halk içinde de çılgın bir proje olarak görüldü. Ama biz başaracağımıza inanıyorduk. Tabuları yıkmıştık. Plazada kitap ve kırtasiye satarak başarılı olunacağını göstermiştik. Tabii ki adımlarımızı sağlam atıyorduk. Banka kredisi ile kurduğumuz ilk plazanın kredi borçlarını ödedikten sonra yine kredilerle ikinci ve üçüncü plazalarımızı kurmuştuk. Şu an Deniz Plaza olarak okul kırtasiyeleri, ofis büro malzemeleri, kitap, orijinal müzik ve film CD’leri, sanatsal malzemeler, mimari teknik malzemeler ve oyuncak satıyoruz. Fotokopi çekim merkezimiz var, mühür yapımı, plaket-madalya işleri ve her tür baskı işlerini yapıyoruz. Çerçeve atölyemiz var.
-Üçüncü nesil de size yetişti. Sizin veya kardeşlerinizin çocukları şu an şirkette aktif olarak görev yapıyor mu?
Ağabeyim Nidai Deniz’in kızı Ayten Deniz şu an şirketimizde Reklam, Promosyon ve Halkla İlişkiler Bölümü’nden sorumlu. Aynı zamanda Deniz Plaza Çerçeve Atölyesi’nin sorumluluğu da Ayten Deniz’e ait. Oğullarımdan Kemal Deniz, Glasgow Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği okuyor. Bu yıl aramıza katılacak. Küçük oğlum Batuhan ise Canterbury Üniversitesi İşletme Bölümü birinci sınıf öğrencisi. Kardeşim Niyazi’nin çocukları daha çok küçük. Herhalde 4. nesli de onlar temsil edecek.
Hep bildiğimiz işi yaptık
-Kıbrıs’ta iş adamı olmanın, ticaret yapmanın zorlukları nelerdir?
Babamız ticarete II. Dünya Savaşı yıllarında başladı. 1945 yılında Türkiye’den getirdiği kitapları satıyordu. 1974 yılındaki Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıs Türkü’nün ticaret hayatında önemli gelişmeler oldu. Türkiye’den ulaşımın kolay olması nedeniyle KKTC önemli ticari hamleler yaptı. Ama biz yine kitap ve kırtasiyeci olarak kaldık. Bavul ticareti dönemi başladı. Babamıza biz de o işe girelim dediğimiz zaman bize verdiği yanıt, “Biz bildiğimiz işi yapmaya devam edelim” oldu. 1981’de ithalat rejimi değişince bavul ticareti de durdu. Sonra araba galericiliği prim yapmaya başladı. 90’larda ise banka kurma furyası vardı. Her köşeye bir banka açıldı. Tabii ki onların da sonu iyi olmadı. 2001’deki büyük krizde çoğu kapılarını kapattı. 2003’te inşaat sektöründe patlama oldu. Biz tüm bu süreçlerde yine sadece kendi işimizi yapmaya devam ediyorduk. Ancak tanınmamış bir ülke olmamız ticari hayatta zorluklar yaşamamıza neden oluyordu. Rumlar Avrupa’dan ithalat yapmamızı engelliyordu. Tam 14 yıl boyunca direkt ithalat için Avrupa ülkelerini iknaya çalıştık. Ve nihayetinde A’dan Z’ye tüm malzememizi Avrupa’dan direkt olarak getirebilme yönündeki mücadelemizde zafer kazandık. Bu kez de Türkiye’deki ithalatçı karşımıza dikildi. Beklemediğimiz davranışlarla karşılaştık ve hala da karşılaşıyoruz. Avrupa’dan direkt ithalatımıza karşı çıkan Türk ithalatçı malı onlardan alıp KKTC’de piyasa sürmemiz için önümüze türlü engeller çıkardı. Ama biz sadece bugünü değil geleceğimizi de düşünerek ticaret yapmak zorundayız. Çünkü AB, olası bir çözüm halinde, ithalatı Türkiye’den değil Rumlardan yapmamızı isteyecek. Bu durum da bizi Rumlara bağımlı hale getirecek. Deniz Plaza olarak dik duruşumuzu hep koruduk ve Avrupalı şirketleri yine ikna ettik. Türk ithalatçı bizi Rumlara mahkum etmesin. Önümüzdeki bir diğer zorluk da insanların memur olmaya teşvik edilmesi ve ticaretin önünü açacak tedbirlerin alınmamış olmasıdır.
Dürüst ve prensipli olacaksın
-Deniz Plaza’ların başarısının sırrı nedir? Çalışma ilkeleriniz nelerdir?
Babamızdan aldığımız miras, onun temiz ismi ve dürüstlüğü oldu. Temelimizde bu iki değer yatıyor. Biz ikinci nesil olarak bunlara sahip çıktık, üçüncü nesil de aynı yoldan yürümeye devam edecek. Başarı için sabretmek ve direnç göstermek gerekir. Her şeyin başı çalışmak. İşinizi seveceksiniz, uzun soluklu bir iş yapmak istiyorsanız dürüst ve prensipli olacaksınız. Ve en önemlisi herkesin bildiği, uzmanlaştığı işi yapması. İşte o zaman kalıcı ve sağlam olursunuz.
-Aile şirketlerinde, yeni gelen nesiller nasıl bir yol izlemeli?
Eğer ailenin kurulu bir işi varsa yeni nesil buna sahip çıkmalı. Çünkü ortada bir emek bir tabela var. Gençler bunun değerini bilmeli. Ve o ticarethaneyi daha ileri bir noktaya taşımak istiyorlarsa orayı kuran aile büyüklerinin ilkelerine önem vermeli. Belki herhangi bir yenilik konusunda kurucu büyük direnç gösterecektir. Direnci saygı ve sevgi çerçevesinde olumlu bir tabloya çevirmeyi bilmeliler.
Eşler işe karıştırılmıyor
-Bir aile şirketi olarak kurumsallaşma yönünde destek aldınız mı?
Kıbrıs’ta aile şirketlerinde dağılmalar olmuştur. Bu süreçte herkes kaybetmiştir. Bu nedenle aile şirketleri için bir anayasa gerekmektedir. Biz de bir aile şirketiyiz ve şirketimizi 3. nesle çok güçlü bir şekilde devredebilmemiz için ilkelerimizin yer aldığı bir anayasa hazırladık. Buna göre ailenin reislik görevini ben üstlendim. 3 kardeş çok uyumlu ve çok verimli bir şekilde çalışıyoruz. Kararları hep birlikte alıyoruz. Altın kuralımız eşlerin işe asla dahil olmaması. Üçüncü nesli çocuklarımız temsil ediyor ancak onların da eşlerine şirketimizin kapıları kapalı olacak. 73 yıllık şirketimizi asırlık şirketler arasına sokacak olan üçüncü neslimiz de yaptığımız işe bağlı kalmak ve geliştirerek sürdürmek yönündeki ilkemize daima sahip çıkacaktır. Anayasamız bunu gerektirmektedir. Kurumsallaşma yönünde bir destek almayı planlıyoruz. Bunu yapmak için de üçüncü neslin şirkete bütünüyle dahil olmasını bekliyoruz.
Yenikent’e Deniz Plaza müjdesi
-2013 Deniz Plazalar için nasıl bir yıldı? 2014 yılında yeni yatırım hedefleriniz var mı?
2003’te kapıların açılmasıyla birlikte piyasada büyük bir endişe oluşmuştu. Herkes müşterisinin kaçacağı korkusunu yaşıyordu. Bu korku hala sürüyor. Ama bizden bir kaçış olmadı. Önceki yıllarda olduğu gibi 2013’te de satışlarımız çok iyi gitti. 2014 yılı başında kurda yaşanan dalgalanma piyasalarda belirsizlik yarattı. Bu krizin etkilerini önümüzdeki 3-5 ay içinde göreceğiz. Bizim bu ortamdaki amacımız satışlarımızı korumak olacak. Ama yatırımlarımız da sürecek. Yenikent’te bu yıl içinde 400 metrekarelik 2 katlı bir Deniz Plaza daha açıyoruz. Kıbrıs ekonomisi zor zamanlar geçirdi. Bu krizi de atlatacağımıza eminim.
-Adada ticari yaşam risklerle dolu. Ancak siz Deniz Plazalar ve Deniz Shop’larla bu risklere meydan okuyorsunuz. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
İlk Deniz Plaza’yı kurduğumuz zaman zaten büyük bir riski göze almıştık. Banka kredisi ile Ada için ilk olan bir işe girmiştik. Başaracağımıza inanıyorduk. İçimizde aldığımız riske dair bir korku taşımıyorduk. Hala da aynı hisler içindeyiz. İşte büyümek için gereken her tür yatırımı yaparız. Ancak tüm adımlarımızı önceden planlarız. Plansız bir tek adım atmayız.
Rekabet her yerde olmalı
-Adada kalıcı barış için taraflar yine masaya oturdu. Çözüm halinde Rum kesiminde de Deniz Plaza açar mısınız?
Çok uluslu süpermarketlerin girişiyle birlikte Rum kesimindeki kitap ve kırtasiyeciler büyük darbe yedi. Orada Deniz Plaza’nın sunduğu çeşitliliğe sahip bir mağaza zaten yok. Rum esnaf zaman zaman gelip bizim plazaları dolaşıyor ve orada da Deniz Plaza kurmamızı talep ediyor. Çözümden sonra tabii ki gidip açarız. Neden olmasın.
-Kalıcı bir barışa ulaşılması halinde KKTC’nin yabancı yatırımcıların gözdesi haline geleceği belirtiliyor. Bu konudaki düşüncenizi öğrenebilir miyim? Rekabete hazır mısınız?
Liberal ekonomi ve serbest piyasayı savunuyoruz. Yabancı yatırımcıya kesinlikle karşı değilim. Rekabet her yerde olmalı. Ve Deniz Plaza olarak onlarla rekabet edecek gücümüz var. Ancak ülke dış yatırımcıya güven vermiyor. Yarının ne olacağı belli değil. Ciddi yatırımcı gelmesini beklemek hayal.
Günübirlik kararlar alınıyor
-KKTC’de hükümetlerin özel sektöre bakışını değerlendirir misiniz? Sıkıntıların aşılması için neler yapılması gerekmektedir?
Özel sektörün gelişmesi için yıllardır hiç bir adım atılmıyor. Sadece seçimler düşünülüyor. Günübirlik kararlar alınıyor. İleriye dönük tek bir çalışma yok. Burası bir ada. Nüfus az. Herhangi bir doğal kaynak zenginliğimiz, teknolojimiz veya icadımız yok. Bu nedenle ülkemizde sanayiden veya üretimden bahsetmek büyük hata. Kalkınmamızın tek yolu turizm, eğitim ve hizmet sektörüne yapılacak yatırımlardan geçer. Bunların geliştirilmesi için hükümetlerin acil ve kararlı adımlar atması gerekiyor. Ama ülkemiz pahalı. Eğer bu sektörlere yönelik fonlar sıfırlanırsa öğrenciler ve turistler için çok cazip hale geliriz. İnsanları buraya çekmek için ülkeyi serbest bölge haline getirmek iyi bir çözüm olacaktır.
Ayrıca ithalatımızın yüzde 70’i Türkiye’den yapılıyor. Türkiye menşeli mallarda navlun desteği verilmeli. Finansa erişimin pahalı olması ve KDV’nin peşin alınması da sıkıntı yaratıyor. Rum kesiminde ticaret yapanlar KDV’yi 90 gün sonra öder. Biz de ise peşin ödeniyor. Kazanç oluşmadan stopaj ödüyorsunuz. Hükümetin bu konulara acil şekilde bir çözüm üretmesi gerekmektedir.
***
Hayali adada kalıcı barış
Başarınız: Aile birliği ve beraberliğini korumak.
Hayaliniz: Adada kalıcı ve adil bir çözüme ulaşılması.
Mutluluğunuz: Eşim Aylan, oğullarım Kemal, Batuhan ve tabii ki tüm ailem.
Sevdiğiniz mekan: Deniz Plaza.
Son okuduğunuz kitap: Ferrari’sini Satan Bilge.
Para ne ifade ediyor: Sadece bir araç.
Tatil tercihiniz: Büyük aile tatilleri.
Taraftarı olduğunuz futbol takımı: Gençlik Gücü ve Galatasaray.
Giyim terciniz: Casual giyinirim.
































