Ülkemiz sahnelerinden eksik olmayan Türkiye’nin güzel şarkıcısı Demet Aktaş “O Kedi” single çalışmasını ve fazlasını anlattı:
DEMET AKTAŞ’LA SAMİMİ BİR SOHBET: “Kıbrıs benim ikinci ülkem, desem yeridir. Bunu bir ayağımın Kıbrıs’a uzanmasından da anlayabilirsiniz. Adadaki sahne programlarımdan büyük keyif alıyorum doğrusu. Ada insanı çok samimi ve sıcak.”
Uzun süre ülkemiz sahnelerinde de seve seve izlediğimiz Türkiye’nin güzel şarkıcısı Demet Aktaş, ilk albümü “Yol Ver”in ardından çıkardığı son single çalışmasıyla müzikseverlerin hayli beğenisini kazandı. “O Kedi” isimli çalışmasıyla müzik otoriterlerinden tam not alan Aktaş’ın bu başarısında ünlü müzisyen Ozan Doğulu’yla çalışmasının payı büyük elbette.
Bizler de ülkemiz sahnelerinden hiç eksik olmayan ve “O Kedi” çalışmasıyla dikkatleri bir kez daha üzerine çeken Demet Aktaş ile bir keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte Aktaş’ın bizlerle paylaştıkları:

Müzik dünyasında çıkış yapmanda Sezen Aksu’nun payı var diye hatırlıyoruz.
Elbette, ilk olarak Sezen Aksu’nun “Onu Alma Beni Al” şarkısına cover yapmıştım. Bir Sezen Aksu parçası okumak her zaman hayalimdi. Hayal ettiğim şeyleri gerçekleştirmeyi seviyorum. Hayallerim varsa ben de varım. Bir gün hayal kuramasam işte o zaman korkmaya başlarım.
Peki, “O Kedi” macerası nasıl başladı?
Aslında “O Kedi” benim için yeni bir başlangıç gibi oldu. Tarzım, tavrım, çalıştığım insanlar her şey ilk albümümden çok daha bambaşka… Ozan Doğulu ve Murat Küçük ile çalıştım bu albümde. Ayşen ve Kemal Şimşekyay’dan şarkı ilk geldiği an “İşte bu” dedim. Tabii ki Ozan Doğulu’nun sihirli parmakları dokununca daha da güzel oldu diyebiliriz.
Ozan Doğulu’yla çalışmanın artısı oldu size demek ki?
Ozan Doğulu’yla çalışmayı çok istiyordum ve vokal koçum Cihan Okan bunu biliyordu. Zaten Ozan’ın stüdyosuyla evim yan yana sayılır. Diğer albümde de Doğulu stüdyosunda çalışmıştık. Çoğu zaman bir aradaydık. Bu şarkıyı beraber yapmaya karar verdik.
Bugünün şartlarında müzik piyasasını nasıl buluyorsun?
Müzik piyasası iyiye gitmiyor. Aynı insanları dinlemekten artık herkes sıkıldı. Birileri emekli olmalı. Gerçi kimse de “Ben yaşlandım, çekileyim” demiyor. Böyle nasıl iyiye gidebiliriz ki…
Peki, kendi adına bu piyasadaki yerinden memnun musun?
Güzel bir çıkış yakaladık ilk albümde… “O Kedi” single çalışmamızla da yükseldiğimizi görüyorum. Her 10 kişiden 8’i “O Kedi” parçasını söylüyor. Bu benim için büyük bir referans oldu. Bu arada bir haftada 1 milyon tıklanmayı gördük. Hem de reklamsız. Oyunsuz dolansız.

Konusu açılmışken, sosyal medyadaki tıklanma istatistikleri ile ilgili düşüncelerin neler?
Sosyal medya bizim işimizin artık çok büyük bir parçası. Birçok müzik kanalı radyosu doğal olarak klibin sosyal ortamdaki gücünü merak ediyor ve tıklanmaları bilmek istiyor. Bu yüzden klibin izlenme sayısı önemli oluyor. Gel gör ki bu yüzden sahte tıklanmalar oldukça arttı. Yalnız iyice abarttılar. Türkiye’nin nüfusunun üstünde bir tıklanmanın yer aldığı klipleri görünce gülüyorum. Bu artık kendi kendini kandırmak oluyor. Ama reklam satın alanlara sözüm yok. Sonuçta orijinal hareketlilik lazım olabiliyor. Onları yapanlara hiç sözüm yok. Gerçi kim ne yapmış herkes biliyor.
Müzik piyasasında başarılarınızı baltalamaya çalışanlar oluyor mu?
Kırıldığım hiç kimse yok aslında şahsi olarak… Fakat önümü kesmek isteyenler oldu tabii. Olmaz mı? Uğraşanlar, fesatlık yapanlar. Allah onların şerrinden korusun beni…
Kıbrıs’taki sevenlerinize bir mesajınız var mı?
Kıbrıs benim ikinci ülkem, desem yeridir. Bunu bir ayağımın Kıbrıs’a uzanmasından da anlayabilirsiniz. Adadaki sahne programlarımdan büyük keyif alıyorum doğrusu. Ada insanı çok samimi ve sıcak. Sayısını bile unuttuğum sahne performanslarımda dinleyiciyle çok güzel bağlar kurduk. Bu nedenle Kıbrıs hayatımın her döneminde gerek tatil gerekse iş amaçlı olarak yer alacak. Son olarak Kıbrıs’taki sevenlerimle en kısa sürede yeniden bir araya geleceğimi belirterek sözlerimi bitirmek isterim.
































