Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Değişimi zorlamalıyız

ÖNERDİK, KABUL EDİLMEDİ: Belediye başkanlarının bağımsız olması halinde, hizmet kalitesinin artacağı, tüm halkın belediyeye sahip çıkacağını belirten Özgürgün, “Anayasa değişiklik sürecinde, başkanlık sistemini ve bağımsız belediye başkanlığını önerdik, kabul görmedi. İkinci adımda bunları da talep edeceğiz” dedi 

ÖNEMLİ HİZMETLER: UBP’li belediyelerin ciddi hizmetler verdiğini, Güzelyurt, İskele, Lapta’da markalaşan hizmetler sunduklarını söyleyen Hüseyin Özgürgün, mevcut belediyeleri korurken, sayıyı da artırmak istediğini belirtti. Özgürgün, “En az 12 belediye” hedefini açıkladı

ZOR AMA İMKANSIZ DEĞİL: “CTP ile hükümet imkansız” duruşundan geri atan Hüseyin Özgürgün, “366 kişinin işten durdurulması noktasından CTP geri adım attı, hava yumuşadı” dedi. Özgürgün, “Olası bir hükümet krizi olursa tüm alternatifler konuşulabilir” dedi

Ana muhalefet partisi Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, bir yıl içerisinde 3 seçim geçiren halkın artık bıkkınlık noktasına ulaştığını ve bunun çözümünün de siyasi yapıyı yeniden düzenlemekten geçtiğini söyledi.
Özgürgün, partisinin 29 Haziran’da yerel seçimlerle birlikte yapılacak Anayasa Değişikliği referandumuna sunulmak için başkanlık sisteminin getirilmesi ve belediye başkan adaylarının partilerden bağımsız olması önerisini getirdiğini ancak diğer partiler tarafından  bu önerinin olumlu karşılanmadığını söyledi.
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün dün Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek yerel seçimler öncesinde partinin durumunu ve görüşlerini paylaştı.

“Yarış parti yarışına dönüyor”
Özgürgün, yerel seçimlerin genel seçim havasını her zaman yansıttığını ifade ederek yerel seçimlerin genel seçimden ayrılmayacağını söyledi. “Esasında genel seçim Cumhurbaşkanlığı seçimi, kurultay, yerel seçim hepsi ayni derecede partileri içine çeker. Partilerin performansı ile ölçülür. Adaylar da önemlidir ama sonuçta parti yarışına dönüyor. Adayların resmi vardır ama partilerdir öne çıkan. Muhtarlara yaptığımız gibi partilerin karışmamasını, çöp toplama, sağlık, temizlik, bunlara halkın seçtiği insanlar buluşsun yapsın. Partileri dışarıya çeksek bu olacak. Zaten birkaç bölgede bu kendiliğinden oluşuyor. Doğrusu da budur” diye konuşan Özgürgün, yerel seçimlerde partilerin yarıştığı bir anlayıştan çıkmak gerektiğini söyledi.
“Bu sistem doğru değil”
Ülkede yaşanan siyasi sistemin doğru olmadığına vurgu yapan Özgürgün,  bunun da sorgulanması gerektiğinin altını çizdi. “Belediye başkanlarını da muhtarlar gibi partilerin dışına çıkarmak lazım” diye konuşan Özgürgün, belediyeciliğin particilikten çok insanlarla bireylerin karşılıklı sorunlarını çözme noktası olması gerektiğini belirtti.

“Başkanlık sistemi tıkanıklığı açar”
Özgürgün, bir başka siyasi tıkanıklık olan fazla seçim ortamının Başkanlık sistemi ile çözülebileceğine vurgu yaptı. Kendilerinin siyasi sistemdeki tıkanıklığın aşılması için önerileri olduğunu belirten Özgürgün, bunları şöyle sıraladı: “Birincisi yerel yönetimlerin bağımsız adaylardan oluşması, ikincisi de ülkenin artık başkanlık sistemine geçmesidir ki biz bunu da önerdik “Anayasa Değişikliği”nde. Ama diğer partiler şu an için pek sıcak bakmadılar. Başkanlık sistemini şu an Türkiye konuşuyor, Rum tarafında yapıldı. Küçük bir ülkede başkanlık sisteminin çok daha verimli olacağını ve tansiyonu düşüreceğine inanmak lazım.”
“Partiler sıcak bakmadı”
Her iki öneriyi de Anayasa Değişikliği’nin Meclis’te görüşüldüğü esnada öneri olarak sunduklarını ifade eden Özgürgün, diğer partiler tarafından her iki önerinin de sıcak karşılanmadığını söyledi. “DP’nin başkanlık sistemini savunduğunu biliyorum ama onlar da bu dönemde yorum yapmamayı tercih ettiler” diye konuşan Özgürgün,  bu önerileri sunmalarının sebebini ise şöyle açıkladı: “Hem ülke yönetimini siyasi mekanizmada kolaylaştırır. Seçim furyası da önlenmiş olacak. Hükümet krizleri ve koalisyon krizleri de son bulur. Bu dönemde bunları tartışacak zaman olmadı ama öbür dönem için bunları tartışıp görüşmek istiyoruz.”
Hedef 12+
Özgürgün pazar günü yapılacak yerel seçimlerde UBP’nin hedefi sorulduğunda ise sayı vermekten kaçındı ancak ellerinde bulundurdukları belediyeleri korumak ve artırmak gibi bir hedeflerinin olduğunu belirtti. 12+’nın kendileri için başarı olacağının altını çizen Özgürgün, ellerinde bulundurdukları belediyelerin üzerine ekledikleri her belediyenin kendileri için bir başarı sayılacağını söyledi.
“Birçok bölgede yarış baş başa”
“Birçok bölgede başa baş bir yarış var. Dolayısıyla bizim UBP olarak belediye meclis üyelikleri ve ülke genelinde alacağımız oy da önemlidir. Biz %27 ile başladık genel seçimde. Onun da artması bizim için göstergedir. Hedefimiz bu rakamların üzerine çıkabilmektir.”
“Siyasette iki iki daha dört etmez”
“Biz Mağusa’da bağımsız aday İsmail Arter’i destekliyoruz. Dolayısıyla İsmail Bey bağımsız ama orada bir şekilde UBP destekliyor. Burada da DP oturdu ve Kemal Deniz Dana’ya bir destek verdiler. Bu olumludur. Biz de ziyaret ettik, Dana da ziyaret etti ama bunun karşılığında şunu isterim demedi Serdar bey” diye konuşan Özgürgün, “DP’nin vereceği destekten sonra yarışın nasıl şekilleneceğini düşünüyorsunuz?” sorusuna ise “Siyasette iki iki daha dört etmez. 27 artı 24 iki parti toplandı da %51 oy alacak aday böyle bir şey yoktur. Bunun sandığa ne kadar yansıyacağını seçim günü göreceğiz. Adayın kabul edilebilirliği var. Bunu ben de sağlayamam Serdar Bey de sağlayamaz” diye konuştu.

“Amiral gemisi Lefkoşa biraz su alan bir gemi”
Özgürgün, Lefkoşa seçiminin en belirsiz seçim olduğunu ifade ederek, “amiral gemisini istiyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi:  “Amiral gemisi Lefkoşa biraz su alan bir gemi. Çok daha küçük gemiler var ve çok daha rahat yüzüyor. Lefkoşa’yı almak bir yana Lefkoşa’yı aldıktan sonra ne yapacağınız önemlidir. Dolayısıyla biraz ürkmüyor değilim ben. Ama mutlaka görevi verirse adayımıza en iyisini yapacaktır ondan hiçbir şekilde kuşkumuz yoktur. Lefkoşa zor bir yer. Hem seçimi zor hem  de Lefkoşa kazanıldıktan sonra bile Lefkoşa’nın devamı çok ciddi çalışma gerektiriyor” dedi.

“Lefkoşa’yı alırsak hükümet krizi çıkabilir”
Lefkoşa’da UBP-DP ortaklığının kazanması durumunda hükümette bir krizin çıkabileceğini ifade eden  Özgürgün, “hükümet ortağı DP ana muhalefet partisine destek vereceğini açıkladı. Seçimi UBP adayı kazanırsa bir hükümet krizi olabilir. Sonuçta kaybedecek olan diğer ortak. Mutlaka Serdar beyin bir hesabı vardır. Bunu yaparken mutlaka bir şeyleri göze almıştır. CTP bu tepkiyi verebilir” diye konuştu.
CTP-UBP zor ama imkansız değil
“CTP ile hükümet imkansız” duruşundan geri atan Hüseyin Özgürgün, “366 kişinin işten durdurulması noktasından CTP geri adım attı, hava yumuşadı” dedi. Özgürgün, “Olası bir hükümet krizi olursa tüm alternatifler konuşulabilir” dedi. “Kesinlik hükümet kurmayız söylemimiz bizim işten atılmalarla ilgili olarak başladı. O tavrı gördükten sonra yaptığımız açıklamalar var. Belki o havayı yumuşatabilir. Biz seçimden sonra herhangi bir şekilde hükümet kurmayız dememiştik ama olmadı o dönemde. Şu anda ilk güne çok daha zordur. Serdar beyin 26 ile hükümet olmaz söylemini saygıyla karşılarım.”
“Referanduma ‘Evet’ ama…”
Özgürgün, referandumda Meclis’te oylarını belli ettiklerini kaydederek ‘hayır’ çağrısı yapacak bir durum olmadığını söyledi. Halka anayasa değişikliklerini tam anlatamadıklarını da ifade eden Özgürgün, “Halk şu anda 24 maddenin tamamında ne getiriyor ne götürüyor bilmiyor. Ben halka ancak iyice okusunlar değerlendirsinler ona göre oylarını versinler. Evet çağrısı yapıyorum ama çağrıyı yaparken insanlar bana soracaktır Hüseyin Bey tamam da nedir dediğinde cevabım olmadığı için o çağrıyı yaparken insanlara diyorum ki okuyun ve ona göre siz tekrar değerlendirin çünkü ben size anlatamam” dedi.
“Çatalköy’de seçmeni serbest bıraktık”
UBP Lideri Hüseyin Özgürgün, yerel seçimler çerçevesinde Çatalköy’deki belediye başkanlık seçiminde Çatalköylü partililerini serbest bıraktıklarını söyledi. Çatalköy’deki iki bağımsız aday Derviş Alpman ve Mehmet Hulusioğlu’na desteklerinin olduğunu ifade eden Özgürgün, o bölgede iki aday arasında kıyasıya bir yarış geçtiğini de sözlerine ekledi.