Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, Mayıs başında seçim fiyatlamasını erken yapan ve seçim ardından istikrarlı yapının korunacağına yönelik pozisyon alan Türk Mali piyasaları, son günlerde açıklanan yeni anketlere paralel kazanımlarını bir miktar da olsa geri verdi. Wikipedia’nın internet sitesinden derlediğimiz, Mayıs ayında yapılan 15 anket şirketinin sonuçlarına göre, basit bir aritmetik ortalama yardımı ile AKP’nin % 41,89 ; CHP’nin % 27,23 ; MHP’nin % 16,27 ve HDP’nin % 10,36 oy alacağı sonucuna varıyoruz. Daha önce de paylaştığımız üzere, 2011 genel seçimlerinde ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde kredibilitesi yüksek olan anket şirketlerinin yaklaşık % 1-2 sapma ile başarılı tahminlerde bulunduklarını görüyoruz. Bu bağlamda, Türkiye seçimlerine yönelik anketler önemle takip ediliyor. Söz konusu anket sonuçları, 7 Haziran seçimleri ardından Meclis’e HDP’nin 4.parti olarak girebileceğini ve bunun da kabaca AKP’nin tek başına iktidar olması için gerekli görünen 550 sandalyeli Meclis’in % 50 sandalye sayısı olan 276’ya ulaşamayacağına işaret etmek suretiyle koalisyon fiyatlamasının son günlerde fiyat davranışına yansımaya başladığını görüyoruz. Elbette, HDP’nin oylarının kritik baraj eşiği olan % 10 seviyesinin hemen üzerinde olması ve şüphesiz anket kuruluşlarının yaklaşık 1-2 puanlık bir yanılma payı ile çalıştıkları düşünüldüğünde, 8 Haziran sabahına yönelik tahmin yapmak güçlemiş durumda bulunuyor. HDP'nin barajı geçememesi durumunda ise AKP’nin tek başına hükümet kurmak için elde etmesi gereken 276 sandalye sayısını rahatlıkla ve tahminen 320 sandalye ile alabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Küresel mali piyasalar, geride bıraktığımız hafta ABD’de kıpırdamaya başladığı yönünde sinyaller veren enflasyon verileri ve akabinde FED Başkanı Yellen’in şahin olarak algılanan açıklamaları, doların yeniden değer kazanmasına destek olurken, içerde ise son yılların en belirsiz seçimine günler kala kafaların net olaması haliyle TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde kısmen kar satışlarını, kısmen pozisyon ayarlamalarını ve elbette dolardaki değer kazanımlarından negatif etkilendiğini görüyoruz. USD/TL kuru 2,70 – 2,75 arası rekor seviyelerde salınması ardından Mayıs ortasında seçimere yönelik istikrarlı yapının korunacağı senaryoları ile hızla değer kazanarak 2,56 seviyesine varan bir iyileşme kaydetmek suretiyle alternatif piyasalarda da alımları tetiklemişti. Dün de bültenimizde belirttiğimizi üzere, TL’nin dolar karşısında değer kazanması ile Borsa Istanbul zaten dolar bazında ucuzlamasının da yardımı ile 88,600 seviyesine kadar yükseliş kaydetmiş, faiz cephesinde ise 2 yıl vadeli gösterge bileşik faiz % 9,50 seviyesine kadar kısmen de olsa gerilemişti. Dün ise yeni anketler ve dolardaki kuvvetlenmeye paralel küresel olarak hissedilen satış baskısına boyun eğen Borsa Istanbul 83,650 puan seviyesine gerileyerek kabaca 5 günde % 5,6 değer kaybederken, faiz cephesi de yeniden çift haneli rakamlara yöneldi. Özetle, Mayıs ortasında görülen 2,57 kur seviyesi, 88,600 borsa seviyesi ve % 9,5 gösterge bileşik faiz seviyesi pek de kalıcı olamadı. Dün bu bağlamda USD/TL kuru, EUR/USD paritesindeki beklentimize paralel 1,0880’li seviyelere geri çekilme hareketine paralel 2,6440 seviyesine kadar yükselerek oldukça önemli bir teknik seviyeyi de test etmiş oldu. Hatırlacağı üzere, 15 Mayıs tarihinde kurun 2,6440 seviyesini aşağı yönlü kırması ardından önemli bir teknik seviyenin aşağı yönlü aşılması ile hızlı bir geri çekilme görülmüştü.
Elbette, yukardaki değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere, geçmiş geleceğin aynasıdır görüşünden hareketle, seçim sonrası meclis aritmetiğinin koalisyona işaret etmesi durumu piyasalar tarafından olumsuz algılanıyor. Elbette, tek parti iktidarı modeline uzun süredir alışmış Türk Mali piyasalarının konfor alanı çok yüksek ve güçlü bir iktidara da pek olumlu yaklaşmayacaklarını düşünüyoruz. Keza anayasasyı değiştirecek ve başkanlık seçimine gidecek güçte bir iktidarın da fiyat davranışının negatif etkileyebileceğini düşünüyruz. Bu bağlamda, bizim penceremizden bakışla, seçimlere anketlerin işaret ettiği üzere koalisyon ihtimalinin yüksek olduğu bir ortamda giriyor olmamız, piyasa davranışı açısında temkinli olunması gerektiğine işaret ederek son günlerde fiyat davranışının nedenini bir yere kadar bizlere anlatıyor. Seçimi AKP’nin tek başına ama çok güçlü kazanmaması şu anda en çok arzu edilen piyasa modeli olduğunu düşünüyoruz. Seçim ardından oluşacak tek başına ve çok güçlü bir iktidar veya hükümet kurma çalışmalarının koalisyon pazarlıkları ile uzaması piyasalar tarafından negatif, akabinde oluşacak her türlü hükümet modelinin uzun süredir unutulan ekonomiye ve hatta tüm yurdu kucaklaaycak bir yapı üzerine tam olarak ve inandırıcılığı ile konsantre olması ile pozitif algılancaktır. Bu bilinmezler ışığında piyasaların seçime kadar aşırı tedbirli ve temkinli gitmesi olası görünüyor.
Mali piyasaların gündeminde bugün önemli bir veri bulunmuyor. EUR/USD paritesinde yön aşağı görünmekle birlikte kısa vadede yukarda 1,0930 aşağıda ise 1,0880 seviyeleri takip edilebilir. 1,0880 seviyesinin altına doğru bir hareket 1,08 seviyesine varan bir geri çekilmeyi tetikleyebilir. USD/TL kurunun ise 2,6450 seviyesini aşması durumunda yeniden 2,67’li seviyeler gündeme gelecektir.
































