Sürpriz bir şekilde EUR/CHF = 1,2000 minimum kur uygulamasını dün terk eden İsviçre Merkez Bankası (SNB) küresel piyasalarda ciddi anlamda dalgalanmaya neden oldu
Gelişmiş bir ülke para birimi olan İsviçre Frangı dün EUR ve USD karşısında % 28 değer kazandı
SNB, CHF’deki değerlenmeyi engellemek adına politika faizini % 0,75 (eksi) seviyesine çekti
Küresel anlamda büyüyememe sorunu devam ederken, kur savaşlarının da dünyayı nereye götüreceğinden endişe eder olduk
2015 yılında volatilitenin yüksek olacağının altını dün çizmiştik. SNB kararına gün boyu direnen Türk Lirası, piyasa kapanışı ardından gece geç vakitlerde 2,32 seviyesinin üzerni test etti
Orta vadeli bir bakışla risklerin (finansçı Nassim Taleb’in siyah kuğusu gibi) oldukça fazla olduğunu görüyoruz
Kurun gelmiş olduğu seviyeler hanehalkı ve şirketler tarafından fırsat olarak görülmelidir. Fırsatların çok da uzun süre kalıcı olmadığını hatırlamak gerekiyor
KKTC Bakanlar kurulu elektrik fiyatlarında % 36 indirim kararı alırken, dünya enerji fiyatlarına paralel uygulamaya geçilme kararı alındı
Pompa fiyatlarına yansımaya başlayan petrolün varil fiyatındaki düşüş ve elektrik indirimi, KKTC’de 2015 yılının ilk yarısında enflasyonun daha da düşeceğine işaret ediyor (2014 = % 6,49)
ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu günün en önemli verisi olarak takip edilecektir.
Piyasa Özeti ve Yorumu
2015 yılında volatilitenin yüksek seyredeceği yönünde yapmış olduğumuz değerlendirmenin haklı çıktığına şahit oluyoruz. Kur savaşları olarak niteledirdiğimiz ve Merkez Bankaları’nın güçlü para birimi istememeleri yönünde uyguladıkları politika adımlarına dün İsviçre Merkez Bankası (SNB) da katıldı. EURCHF paritesini 1,20 minimum düzeyinde tutma politikası izleyen SNB, haftaya düzenlenecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısı öncesinde sabit kur uygulamasına son verirken, politika faizini de eksi % 0,75 seviyesine çekti. Çok basit bir anlatımla, SNB’ye yatırılan CHF 100 tutarındaki parayı ertesi gün SNB, CHF 99 olarak geri ödüyor. Dünyada petrol fiyatlarında yaşanan çöküşün beraberinde getirdiği deflasyon baskısı veya bir çok ülkede hızla düşen enflasyon beraberinde düşük faiz hadlerini ve büyüyememe problemini de ortaya çıkardığını görüyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da enflasyon görünümünde meydana gelen düzelme ve konjonktürün şu anda elverişli olmasına paralel 20 Ocak Salı günü düzenlenecek olağan PPK toplantısında 1 hafta vadeli politika faizini 25-50 baz puan indireceğine neredeyse kesin gözüyle bakıyoruz. Türkiye’nin enerji ithal eden bir ülke olması, petrol fiyatlarının kabaca 100 doların üzerinde 50 doların altına gerilemesi, olumlu baz etkisi ile enflasyonun yılın ilk yarısında % 6’lı seviyelere gerileyeceği beklentisi, Avrupa Merkez Bankasından gelecek kamu tahvil alımı yönünde gevşemenin Türkiye’ye ihracat ve dolayısıyla cari açık yönünden olumlu olarak yansıyacak olması, Türkiye’nin yapısal açmazlaradan daha fazla büyüyememe gibi bir yeni beliren soruna karşı da faiz indirimine gitmesini normal karşılıyoruz. TCMB üzerinde var olan siyasi baskının da göz ardı edilmemesi gerektiğini not edelim. Dünyada bu kadar sorun varken, FED’in kolay ve ani ve hızlı bir faiz artırıma gidemeyeceği görüşünün de git gide küresel piyasalarda benimsenmeye başlandığını söyleyebiliriz. Dünyayı tek başına sırtlanmaya çalışan ABD ekonomisine çok yüklenilmesi, uçağı uçuran tek motorun da alev almasına neden olabilir. FED’den herşeye rağmen sembolik bir faiz artırımı yılın ortasında beklenirken, nazik bir toparlanma sürecinde olan denizaşırı ülkeleri de hırpalamayacağını düşünüyoruz. Özetle, küresel faiz hadlerinin uzun süre düşük seviyelerede salınmaya devam edeceğini düşüncemiz git gide daha da pekişmeye başladı.
Bugün bültenimizin içeriğine küresel piyasaların yanısıra KKTC hakkında da haber eklemekten mutluluk duyuyoruz. Petrol fiyatlarında yaşanan düşüş haliyle her ülkeye aynı yansımıyor. Basit bir örnek vermek gerekirse petrol ihraçatcısı olan Rusya’nın default edebileceği, Norveç’in zorlanacağı, Türkiye, Filipinler ve Hırvatistan’nın ise en çok fayda sağlayacağı değerlendirilirken, KKTC’de Bakanlar kurulunun elektriğe Şubat ayından geçerli olacak şekilde % 36 oranında indirim yapacağını duyurması özellike KKTC’nin enflasyonuna oldukça fayda sağlayacağını düşünüyoruz. Elektrik indiriminin Şubat ayından geçerli olacak şekilde; petrol fiyatlarında düşüşün ise haftabaşı KKTC’de pomba fiyatlarına yansıması ardından yılı % 6,49 seviyesinde tamamlayan TÜFE enflasyonunun yönünü 2015 yılında daha da aşağıya çevireceğini düşünüyoruz.
Dün SNB tedirginliğine gün boyu kararsız bir seyirle 2,2750 – 2,30 aralığında salınarak dayanan USD/TL kuru, gece geç saatlerde likiditenin de kuruması ile 2,32 seviyesinin üzerini test etti. Sabah ilk işlemlerin 2,31 seviyesnden başladığını not edelim. Dün de bültenimizde detaylı bir şekilde paylaştığımız üzere, döviz alımı kararınızı Türk Lirası sepet kurun seviyesine göre vermenizi önermeye devam edeceğiz. Türk Lirası’nın EUR ve USD karşısında değerini gösteren sepet kur dün 2,47 seviyelerine kadar gerileyerek önemli bir seviyeyi test etmişti. Daha doğru bir yaklaşımla kur sepetinin TL’de değerlenmenin önemli seviyelere geldiğine işaret ettiğini görerek döviz alımı yönünde ihtiyacı olan yatırımcılara risklerini azaltma konusunda dikkat çekmiştik. Spet kur dün 2,47 seviyesinden hareket ederek 2,52 seviyelerini test etti. Yeni güne başlarken Asya piyasalarında kararsız bir seyir hakim. Mali piyasaların gündeminde bugün Almanya, Avro Bölgesi ve ABD’de açıklanacak enflasyon verileri büyük önemle takip edilecektir. Dalgalı seyir piyasaları beklemeye yıl boyu devam edecektir. Riskleri azaltmak en akıllcı yatırım tercihi olmaya halen daha aday görünüyor…
İsviçre Merkez Bankası (SNB) kararı
SNB Başkanı Jordan dün süpriz bir şekilde bankanın uyguladığı EURCHF=1,2000 minimum kur uygulamasın terk ederek politika faizini de eksi % 0,75 seviyesine indirdiklerini açıkladı. 17 ekonomistin katıldığı ankette sadece bir ekonomistin politika duruşunda değişiklik beklediği dünkü karar küresel piyasalarda ciddi anlamda türbülans yaşanmasına neden oldu. İsviçre frangının olağanüstü değerlendiği ve finansal piyasalar üzerindeki belirsizliğin son derece yüksek seviyeye geldiği bir dönemde alınan kararın İsviçre ekonomisinin zarar görmesini engellemek amacıyla yapıldığı vurgulandı. Avrupa Merkez Bankası’nın 22 Ocak günü düzenleyeceği olağan para politikası kurulu toplantısında yaklaşık bir yıldır devam eden tahvil alımı yönündeki dedikodular ve beklentilere son vererek tutarı en az 500 milyar eur olacağını tahmin edilen yeni bir gevşeme adımına gideceği tahmin ediliyor. Hatırlanacağı üzere kabaca 700 milyar dolar civarında olan bilançosunu 4,5 trilyon dolara yükselterek piyasaya bol ve uzun vadeli ve ucuz likidite sunan Amerika Merkez Bankası (FED)’in yaptığı uygulama ile Avrupa Merkez Bankası’nın da bilanço genişlemesine giderek tıkalı kredi kanallarını açmayı hedeflediğini ve rekabet avantajı ile durgun Avrupa ekonomilerini canlandırmayı hedefleyeceğini düşünüyoruz. Bu bağlama Avrupa’dan gelecek adım öncesinde SNB’nin atmış olduğu adımı da bir noktaya kadar anlayabiliyoruz. SNB kararı ardından İsviçre Frangı Dolar ve EUR karşısında % 30 değer kazanırken, benzer bir şekilde Türk Lirası karşısında da % 35 değer kazanarak 2,2 seviyesinden kabaca 3 seviyesine yükseldi.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
































