Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!


Seçimleri hayırlısı ile geride bıraktık. Seçim sonrası çalışacak takvimi ekte sıralamaya çalıştık

Seçimleri demokrasinin çalıştığı bir süreç olarak ele alarak soğukkanlı karşılamak gerekiyor

Panik işlemlerden uzak durulmasını gerektiğini düşünüyoruz

Sürecin netleşene kadar ihtiyaç olmaması durumunda döviz alım/satım veya TL yönünde agresif pozisyonların açılmaması gerektiğini düşünüyoruz

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

Son günlerde bültenimizin genel hatlarını Türkiye seçimlerine ayırdık. Bugün de özellikle seçim sonrası çalışacak sürece bir miktar yer vermek istiyoruz. İlk önce düne dönelim. 2015 genel seçiminin tek parti hükümet döneminin 13 yıl aradan sonra kapandığına işaret etmesine paralel artan belirsizlik ve muhalefet partilerinin AKP ile koalisyon yapma konusunda isteksiz bir tutum sergilemeleri ve haliyle ortaya çıkan kafa karışıklığına paralel Türk Lirası’nın negatif ayrıştığını bir gün yaşadık. TL dolar karşısında 2,81 seviyesine yaklaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini test ederken, Türk Lirası’nın sepet bazında değerini gösteren kur sepeti 2,96 seviyesine yükselerek benzer bir şekilde TL’yi tüm zamanların en değersiz seviyesine itti. Faiz ve hisse senedi cephesinde de benzer sürece tanıklık ettik. 2 yıl vadeli gösterge faiz 50 baz puanın üzerinde yükseliş kaydederek % 10 seviyesini aşarken, borsa istanbul % 8 değer kaybı ile 75,268 puan seviyesine gerilediği günü 77,805 puan seviyesinden tamamladı. Cuma günü 2,66 seviyesinden kapanan USD/TL kuru, seçim ardından sabah saatlerindeki panik işlemlerinin de yardımı ile her ne kadar 2,81’li seviyelere varan ve oldukça sert sayılabilecek bir yükseliş kaydetse de, gün içinde tepki satışlarına paralel 2,75’li seviyelerde denge aradı.

Elbette TL’de görülen çok sert değer kaybı ardından TCMB’nin nasıl bir tutum içinde olacağı da merak ediliyor. Elbette uzunca bir süredir baskı altında olan Banka’nın veya ekonomi kurumlarının daha rahat çalışabilecekleri göz önüne alındığında seçim sonuçların iyimser bir gelişme olarak yorumlamamak elde değil. Dün TL’ye yönelik artan tepkilere paralel TCMB döviz depo faiz oranlarını düşürürken, Haziran ayı olağan PPK toplantısında ise nasıl bir politika duruşu sergileyeceği merak ediliyor. Bir tarafta yüksek enflasyon ve dış finansman ihtiyacı, diğer tarafta büyüyememe sorunu ve artan işsizlik ile potansiyelinin oldukça altında kalan ekonomi nedeniyle TCMB’nin de politika anlamında köşeye sıkıştığını hissediyoruz. Yabancı kaynaklı raporlarda, TCMB’nin seçim ardından faizleri agresif bir şekilde artırabileceğine yer verildiğini daha önce de paylaşmıştık. Biz TCMB’nin kuru geçici bir süre için dizginlemek adına faiz artırmasının kalıcı bir etki yaratamayacağını düşünüyoruz. Hatırlancağı üzere, 2014 Ocak ayında artan politik risklere ve USD/TL kurunun 2,39 seviyesine yükselmesine paralel TCMB politika faizi oranını 550 baz puan artırarak kuru Temmuz ayına kadar baskı atında tutmayı başarmıştı. Temmuz 2014 ayında kabaca 2,1 seviyesine olan USD/TL kuru, 1 sene sonra 2,80 seviyesine yükseldi. Demek ki tek başına para politikası veya faiz artırımı yetmiyor. Yine de altını çizerek belirtmek isterim ki, TCMB’nin faiz silahını ve bunun yanısıra diğer politika araçlarını rahat bir şekilde  kullanabileceğinin anlaşılması olumu bir durum olarak ön plana çıkıyor.

Piyasaların kısa vadede olumsuz bir seyir izlemesi daha muhtemel görünüyor. Her ne kadar koalisyon ihtimali göz ardı edilse de, yada olumsuz karşılansa da, kısa sürede bir hükümet kurulma ihtimali olumlu karşılanacaktır. Diğer taraftan ise belirsizlik sürecinin devam etmesi piyasaların arzu etmediği bir durum olacağından önümüzdeki günlerin yüksek volatiliteye sahne olabileceği göz ardı edilmemelidir. Söz konusu süreçte panik işlemlerden uzak durulmasını gerektiğini düşünüyoruz. Sürecin netleşene kadar ihtiyaç olmaması durumunda spekülatif döviz alım/satım veya TL yönünde döviz satarak agresif hisse pozisyonlarının açılmaması gerektiğini düşünüyoruz.

2015 genel seçimler ardından hükümet kurma çalışmalarına yönelik bir çok seçeneğin masa üzerinde olduğunu görüyoruz. Kabaca 10 gün içinde Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kesin sonuçları açıklaması ardıdan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) ilk birleşme ve yemin etme sürecini takip edeceğiz. TBMM Başkanı ve Başkanlık Divanı için adaylık başvuruları ve seçimi akabinde ise Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurma yetkisinin verilmesi ve bu tarihten itibaren 45 gün içerisinde hükümet kurulmazsa Cumhurbaşkanı seçimlerin yenilenmesine karar verebileceği konuşuluyor. Söz konusu takvim Ağustos’un son haftasında sona erecek gibi görünüyor. Seçimlerin tekrarına kararı verilirse, Kasım sonu veya Aralık ayında seçimler tekrar edilebilecektir.

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı