FED’in bir önceki toplantı tutunaklarının herhangi bir süpriz içermemesi, piyasalarda yeniden iyimserliğin artmasına neden oldu
ABD cephesinde bugün açıklanacak resmi istihdam raporu büyük bir dikkatle takip edilecektir
Türk mali piyasaları petrol fiyatlarının yarattığı iyimserlikle pozitif ayrışmaya devam ediyor. Ama nereye kadar?
Küresel ekonomi can çekişmeye devam ederken, küresel hisse senedi endeksleri ise rekor seviyelerde salınmaya devam ediyor. Dünyayı uçuran uçağın 4 motorundan sadece ABD motorunun düzgün çalıştığı, tek motorlu uçağın ne kadar uçabileceği tartışılırken, dün küresel piyasalarda oldukça iyimser bir gün geride kaldı. Avrupa borsaları günü % 3 civarında yükselişlerle tamamlarken, FED’in en azından Haziran ayına kadar faiz artırmayacağı beklentisinin iyice oturması, artırması durumunda ise bunun bebek adımı tarzında olacağı; FED’in likidite anlamında devreden çıkmasına rağmen Avrupa Merkez Bankası’nın 22 Ocak tarihinde düzenlenecek olağan faiz toplantısında kamu kağıdı alımın içeren yeni bir tahvil alım programı açıklayacağı beklentisi ve bu rakamın yaklaşık 500 milyar eur civarında olacağı ön görüsü küresel piyasalarda dün iyimserliği de beraberinde getirdi. Yukarda da değindiğimiz üzere Avrupa genelinde enflasyon % – 0,2 ile altını çizelim eksi enflasyon yani birlik deflasyon kaygıları ile uğraşırken, mali piyasalara ilave para gireceği için mutluluk rüzgarları esiyor. Hastalığa karşı morfin etkisinin yarattığı sanal mutluluğun nereye kadar devam edeceğini kestirmek inanın zor görünüyor. Euro Bölgesi'nin deflasyona girmesi sonucu 22 Ocak'taki ECB toplantısı da daha büyük bir anlam kazandı. Başkan Draghi’nin açıklayacağı veya sınırlarını berlileyeceği tahvil alım programı haliyle ortak para birimi üzerinde de ciddi anlamda satış baskısı kurdu. EUR/USD paritesinde teknik anlamda 1,1870 seviyesinin altı uçurum gibi görünüyor…
FED tutanakları ardından ve ECB toplantısı öncesinde ABD ve Avrupa borsalarında yaşanan olumlu hava Asya piyasalarına da olumlu yansıdı. Havanın genel olarak iyimsere dönmesi, gelişmekte olan ülke piyasalarının da risk iştahını körüklemiş. TCMB’nin düşen enerji fiyaltarına karşısında yılın ilk çeyreğinde faiz indirimine gideceği yönünde artan inanışlar ve bu bağlamda hisse ve tahvil cephesine giren yurtdışı kaynaklı fonların haliyle kur üzerinde de etkili olduğunu görüyoruz. Dün sabah saatlerinde 2,31 seviyesine gerileen USD/TL kuru, dün akşam saatlerinde 2,2950 seviyesine varan bir geri çekilme kaydetti. Borsa cephesinde 88bin seviyesine yaklaşılması ile 90bine doğru endeksinin de göz kırptığını, benzer bir şekilde 2 yıl vadeli gösterge tahvilin de % 7,47 seviyesine kadar gevşediğini görüyoruz.
Bugün küresel piyasaların makro ekonomik gündeminde FED’in para politikasına ışık tutacak kadar önemli bir veri açıklanıyor. Dünyanın en büyük ekonomisinin sağlığı açısından önemle takip edilen tarım dışı istihdam verisi TSİ15:30’da açıklancak olup Reuters anketine göre Aralık ayında 240 bin kişinin istihdam edildiği, işsizlik oranının ie % 5,7 seviyesine gerileyeceği tahmin ediliyor. İstihdam verisinin beklentileri aşması halinde, mali piyasalar açısından, dolar mevcut kuvvetli seyrini daha da ileriye taşıyabilir. Aksi durumda ise mevcut iyimserliğin dozu bir miktar da artabileceğini düşünüyoruz. İstihdam raporu yanısıra İngiltere’de sabah saatlerinde açıklanacak sanayi üretim verisi de yakından takip edilebilir.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari
Ø KKTC’de 2014 enflasyonu % 6,49 olarak açıklandı…
Devlet Planlama Örgütü Aralık ayı enflasyon verilerini açıkladı. Enflasyon Aralık ayında % 0,44 gerilerken; 2014 yılı enflasyonu da % 6,49 seviyesinde gerçekleşti. Ana harcama gurupları arasında eğlence ve kültür (% 3,25) aylık enflasyona olumsuz katkı yaparken, gıda ve alkolsüz içecekler (- % 1,13) ve ulaştırma gurubu (- % 1,56) düşüşe katkı koymuş. Enerji fiyatlarında gerilemenin pompa ve elektrik fiyaltarına daha da yansıması durumunda, 2015 yılında özellikle olumlu baz etkisi nedeniyle enflasyonun yılın ilk çeyreğinde daha da sert gerileme ihtimalinin belirdiğini düşünüyoruz.

Ø USD/TL kurunda 2,28 seviyesi gündemde…
Haftabaşı raporumuzda da belirttiğimiz üzere, USD/TL kurunda petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin TL varlıklara olan talebi artırması ve Merkez Bankasından beklenen faiz indirimi, kademeli olarak 2,30 ve akabinde 2,28 seviyelerine varan bir geri çekilmenin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Türk Lirası’nın kur sepetine göre değerini gösteren sepet kurun 2,50 seviyesinin altında kalıcı olamayacağını düşünüyoruz. 2,28’li seviyeler alım yönüde riskli pozisyonların kapatılması anlamında takip edilebileceğini düşünüyoruz. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, Türk Lirası’nın sepet olarak değerini gösterek kur ( ½ USD/TL + ½ EUR/TL) 2,50 seviyesinin altında uzun süre kalamayacağını düşünüyoruz. Konjonktürün dolar leyhine olması nedeniyle özellkle sene ortasına doğru USD/TL kurunda yeni zirvelerin görülme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyoruz. Bu bağlanmda geride bıraktığımız haftalarda Rusya endişeleri ile 1 günde 2,41 seviyesi ile tüm zamanların zirvesini test eden USD/TL kurunda 2,50 seviyesinin sene içinde radar menziline girebileceğini düşünüyoruz. Bu görüşümüzden hareketler kurda olası geri çekilmelerin orta vadeli risklere karşı hem şirket hem de hanehalklarının riskli pozisyonlarının kapamaları anlamında fırsat olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

































