Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

ABD’de istihdam raporunun enflasyonist baskı göstermemesi haliyle küresel piyasalara olumlu yansıdı

 

Türk Mali piyasalarında petrol kaynaklı olumlu ayrışmanın devam ettiğini görüyoruz

 

20/01 tarihinde düzenlenecek TCMB PPK toplantısı ve 22/01 tarihide düzenlenecek Avrupa Merkez Bankası olağan toplantısı önemle bekleniyor

 

USD/TL kuru 2,28 seviyesini test ediyor. Aşağı yönlü hareketin devamı 2,25 seviyesine kadar sürebilir…

 

Ø  ABD Resmi İstihdam Raporu…

 

Cuma günü ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan resmi istihdam raporu büyük bir merakla takip edildi. Bize ne allah aşkına Amerika’nın istihdam raporundan demeyin. Dünyanın en büyük ekonomisinin sağlığı açısından en önemli ip uçları verdiği düşünülen istihdam raporu haliyle piyasaların da üzerinde demoklesin kılıcı gibi duran faiz artırım beklentilerine ışık tutacağı için büyük bir dikkatle takip edildi. İstihdam raporunu olumsuz okumamakla birlikte verdiği karışık sinyalleri değerlendirmeye kısaca çalışalım. Tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 240bin artış gösterdiğini ve son son iki aya ilişkin verinin yukarı yönde 50bin olarak revize edildiği görüyoruz. Neredeyse “natural rate of unemployment” (ekonomi derslerinde gösterilen ve kabul edilebilir doğal işsizlik oranına yaklaşan isşizlik rakamını (% 5,6)) 2008 kriz sonrası en düşük seviyelere gerilediğini görüyoruz. Görev tanımı itibarı Anglo-sakson merkez bankası ekolü taşıyan ve istihdam ve fiyat istikrarı (enflasyon) görevi üstlenen FED’in istihdam cephesi ile ilgili görevini yerine getirdiğini görüyoruz. Fakat enflasyon? Türk insanına pek de uymayan ve düşük enflasyonu % 2 seviyelerine yükseltmekle hedefi taşıyan FED’in şu anda enflasyon konusunda hedefin gerisinde kaldığını görüyoruz. Özetle, istihdam cephesindeki toparlanmanın canlı seyrini korumasına rağmen, maaşlar hakkında bilgi veren saatlik kazançların beklentilerin aksine düşüş göstermesi FED üzerinde şu anda enflasyonist bir baskı olmadığına işaret ediyor. Petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilmenin dünya genelinde deflasyon riski yarattığı bir ortamda ABD’de maaşların düşüyor olması FED’den beklenen faiz artırımının yavaş ve bebek adımı tarzında olacağına işaret ediyor. Cuma günü açıklanan veri her ne kadar genel hatları ile olumlu olarak okunsa da, maaş cephesinden enflasyonist bir baskı görülmemesi doların kısmen de olsa değer kaybetmesine neden oldu. Faiz artırımı beklenen bir ülkenin 10 yıllık devlet tahvil faizi % 1,90'e kadar gerilediğini de not etmek gerekiyor.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) olağan toplantısı 22 Ocak tarihinde…

 

Avrupa Merkez Bankası’nın konvansiyonel olmayan para politikası araçları uygulamasına rağmen Avrupa genelinde enflasyonun – % 0,2 seviyesine gerilemesi (eksi), haftaya Salı günü düzenlenecek olağan faiz toplantısını bir kademe daha önemli kılıyor. ECB’den Almanya’nın katı tutumuna rağmen içerisinde kamu tahvili alımının da yer aldığı yeni bir gevşeme adımı atması bekleniyor. Piyasa dedikodularına göre notu yatırım yapılabilir ülkelerin tahvilini almaya hazırlanan ECB’nin 500 milyar EUR tutarında alıma hazırlandığını duyuyoruz. Basit bir anlatımla, ECB’nin tahvil alım yolu işe bilançosunu yeniden 3 trilyon EUR civarına yükselterek likiditeyi artırmayı hedeflediğini ve böylelikle tıkalı kredi kanallarını aşarak reel ekonomiyi canladırmayı, öte yandan EUR’nun bollaşması nedeniyle düşen değeri ile de rekabet avantajı ede etmeyi planlıyor. 6 ay önce EUR 10,000 tutarında Almanya’dan araba alan Amerikalı USD 14,000 öderken, bugün USD 11,800 ödüyor. EUR/USD paritesinde ECB kararı ile birlikte hareketli bir seyrin yaşanabileceğini düşünüyoruz. Çok uluslu ve çok başlı bir yapıya sahip Avrupa’nın kolay karar verememesi ve halen daha bir çok üyenin tahvil alımına karşı durması EUR üzerinde beklentilerin aksine kısa vadede yukarı yönlü hareketi de beraberinde getirebilir. Ancak büyük resim, olası yükselişlerin orta vadeli olumsuz beklentilerin ışığında EUR’da satış fırsatı olarak karşılanacağını düşünüyoruz.

Türk Mali piyasalarında olumlu yönde ayrışma devam ediyor…

 

Hatırlanacağı üzere, Aralık ayının son haftasında Rusya piyasalarında yaşanan panik satışlarının diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine de sirayet etmesi ile USD/TL kuru tarihinin en yüksek seviyesi olarak görülen 2,41’i aşmıştı. Her ne kadar Rusya enerji ihraç eden, Türkiye ise enerji iithal eden ülkeler olarak beraber satış görmesi mantıksız görülse de, risk iştahının düştüğü bir ortamda Türk mali piyasaları da dünyadaki gelişmelerden kendisini soyutlayamadı. Tüm bu negatif yansımalardan Türk mali piyasalarının Ocak başında kurtulduğunu ve pozitif ayrışmaya başladığını görüyoruz. Türkiye’nin makro parametrelerine, petrol fiyatındaki düşüşün ilk yansımaları TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) Aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla görüldü. 2014 yılında enflasyonun % 8,17 seviyesine gerilemesi ve özellikle 2015 yılının ilk yarısında olumlu baz etksinin de yardım ile enflasyonun % 6’lı seviyelere gelme olasılığının yükselmesi TL ve TL cinsi yatırım araçlarına olan ilgiyi körüklediğine şahit oluyoruz.

 

Aşağıdaki grafiklerde de görüleceği üzere, TL ve TL cinsi yatırım araçlarına yönelik ilgili ile borsa istanbul 90bin seviyesine göz kırparken, tahvil cephesi faiz indirim beklentilierini fiyatlayarak % 7,50’nin altına geriledi. Benzer bir şekilde USD/TL kurunun da 2,28’i aşağı yönlü kırması ile 2,25’li seviyelerin görülebileceğini düşünüyoruz. Elbette bu beklentiler kısa vadeli resmin iyimser tarafını temsil ediyor. $ 45 dolara yaklaşan petrolün varil fiyatının yardımı ile enflasyon ve cari açığın düşmeye başlaması ve TCMB’den beklenen faiz indirimi şimdilik orta vadeli risklerin unutulmamasına neden oldu. Her ne kadar ABD’de zayıf seyreden enflasyon ve deniz aşırı ülkelerde yaşanan düşük bütüme nedeniyle FED’den agresif faiz artırımı beklemesek de, dünyanın en büyük ekonomisinin 10 yıl aradan sonra faiz artıracak olması mutlak surete orta vadede kur üzerinde baskı yaratacaktı. Sunduğu yüksek getiri ile iyimser havaların vazgeçilmez para birimi olan TL’nin, kötümser havalarda en fazla dayak yiyen para birimi olduğunu unutmamak gerekiyor. Kurda yaşanan gevşemenin orta vadeli kur risklerine karşı hanehalkı ve şirketleirn risklerini kapatmak için fırsat olarak görülemesi gerektiğini düşünmeye devam edeceğiz.

 

Yurtdışında sakin gündem dikkat çekerken, içerde TSİ10:00’da TCMB’nin açıklayacağı ödemeler dengesi istatistikeleri (cari açık verisi) yakından takip edilecekir.

 

Ø  USD/TL kurunda 2,28 hedefimiz gerçekleşti. 2,2500 seviyesi gündeme gelebilecek mi?

Tahvil cephesinde gösterge 2 yıllık tahvilin bileşik faizi % 7,47 seviyesine geriledi…

Borsa 90bin seviyesini hedefleyebilek mi?

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı