Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

emredeTCMB’nin yeni Başkanı Çetinkaya bugün yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayarak kamuoyuna ilk kez seslenecek

 Kredibilite ve güven teshisi anlamında geçen haftaki PPK toplantısının tonuna yakın mesajlar bekliyoruz

Enflasyon beklentilerinin sınırlı da olsa aşağı yönlü revize edilmesini ve faiz indirimlerinin kademeli olarak devam edeceği yönünde mesajlar TL ve TL cinsi yatırım araçlarını destekleyebilir

Obama’nın Brexit konusunda İngiltere’nin birlik içinde kalması gerektiği yönünde destek beyan etmesi ile GBP/USD paritesi son 5 haftanın zirvesini test etti (bakınız grafik)

Brent cinsi petrolün fiyatı yükselmeye devam ediyor. Olumlu havanın korunması durumunda teknik anlamda hedef 50 ve devamında 54 dolar seviyesi olabilir

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

Türk Mali piyasaları açısından bugünün en önemli gündem maddesi içerde yılın ikinci enflasyon raporunu açıklayacak TCMB ve haliyle yeni Başkan Çetinkaya’da olacak.Murat Çetinkaya bu vesile ile ilk kez kamuoyuna da doğrudan seslenmiş olacak. Hatırlanacağı üzere, Şubat ayı ile birlikte önde gelen merkez bankalarının bir tur daha gevşeme adımına soyunması ve devamında iyimserliği perçinlercesine FED’in de faiz artırım hızı ve montanlarını azaltacağı yönünde vermiş olduğu güvercin sinyaller, gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik ilginin artmasına neden olmuştu. Türk Mali piyasaları yılın ilk ayında net sermaye çıkışları ile sarsılsa da, son 2 aylık zaman diliminde 4 milyar dolara yakın giriş ile yeniden olumlu bir seyre büründü. Gelen sıcak paranın borsa ve tahvil piyasalarına akması ile Borsa Istanbul 68 bin seviyelerinde başlayan yukarı yönlü hareketi 86bin seviyesine kadar sürdürürken, benzer bir şekilde gösterge bileşik faizi de % 11,50 seviyelerinden % 9 seviyelerine kadar gevşedi. Her ne kadar yurtdışı kaynaklı iyimserlik TL ve TL cinsi yatırım araçlarına destek olduysa da, içerde de iyimser yönde gelişmeleri de göz ardı etmemek gerekiyor. Rusya ile gerilen ilişkiler nedeniyle yaş meyve ve sebze ihraçatında yaşanan sıkıntılardan ötürü gıda fiyatları öncülüğünde görülen fiyat düşüşleri enflasyon üzerinde olumlu etki yarattı. Enflasyonun Ocak ayında çift haneli rakamlara yaklaşması ardından Şubat ayında gerilemesi ve hatta Mart ayında % 7,46 ile son 7 ayın en düşük seviyesini test etmesi; önümüzdeki iki aylık zaman diliminde de olumlu baz etkisi ile gerilemeye devam edeceği beklentisi, TCMB’nin de faiz oranlarında indirime gitmesini destekledi. Elbette, TCMB’nin para politkasında sadeleştirme ve karmaşık olan koridor uygulamalarından sıyrılarak daha ortodox bir para politikasına (sadeleşme) yönelme konusunda ön koşul olarak gördüğü yurtdışı oynaklık endekselerinde görülen toparlanma (MOVE ve VIX) da faiz indirimini destekledi. Sn Başçı’nın Şubat olağan PPK (Para Politikası Kurulu) toplantısında borç verme faiz oranı olan (koridorun üst bandında) yaptığı 25 baz puan indirim ardından Sn. Çetinkaya’nın da 50 baz puan beklentiler dahilinde indirime gitmesi ve endişe edilenin aksine büyümenin para politikası yolu ile önünün açılması yönünde taleplere şimdilik cevap vermeyerek para politikasında sıkı duruşun çekirdek enflasyondaki katılık nedeniyle korunacağına işaret etmesi, TL ve TL cinsi yatırım araçlarında olumlu havanın korunmasına yardımcı oldu.

Bugün düzenlenecek yılının ikinci enflasyon raporunda, enflasyon beklentilerinin sınırlı da olsa aşağı yönlü revize edilmesi ve faiz indirimlerinin enflasyon görünümü ve olumlu konjonktürün el verdiği ölçüde devam edeceği yönünde mesajlar içermesi bekleniyor. Özellikle, yeni başkanın güven tehsis etmek adına ölçülü ve kredibilitesi yüksek sinyaller vermesine kesin gözüyle bakılıyor. Yine de, Ocak ayında kurun 3 seviyelerinde salındığı ve beklentilerin gerek Çin endişeleri gerekse içerde jeopolitik riskler ve iç güvenlik endişeleri ile sarsıldığı bir dönem ardından, küresel iyimserlik ile kurun 2,80 seviyelerine gerilediği yılın ikinci enflasyon raporuna hazırlandığımız da unutmamak gerekiyor. Küresel likidite koşullarında görülen iyileşme ve TL’nin değer kazanması sadece borsa, faiz ve kur üçgenin de bakıldığında iyimser bir görünüm arz etse de, reel sektörde iflas erteleme taleplerinin devam ettiği, inşaat yapan bir çok şirketinin zorda olduğu algısı tezatlık oluşturmaya devam ediyor. Türkiye’nin bir an önce gerek alt yapı gerekse üst yapı anlamında yapısal reformlara eğilerek ekonominin önünü inandırıcılığı olan hikaye ile açması gerekiyor.

Bugüne dönersek, içerde her ne kadar sabah saatlerinde TCMB’nin açıklayacağı enflasyon raporu ilk sırada yer alsa da, dışarda da gözler FED’in Nisan toplantısına çevrilmiş durumda. FED’in faiz artırma ihtimaline yönelik opsiyon piyasaları, Nisan toplantısında faiz artırım ihtimaline % 0 şans tanırken, faiz indirme ihtimaline ise % 2 şans verilmiş! Elbette, FED’in son dönemlerde politika tonunu yumuşatması ardından özellikle Nisan toplantısı ile yayımlanacak politika metninde Haziran toplantısına yönelik vereceği faiz artırım kıvamında sinyaller piyasalar tarafından daha da büyük bir merakla bekleniyor. Bugün ABD’de açıklanacak dayanıklı tüketim malları siparişi yarın sonuçlanacak FED toplantısı öncesinde göz ucuyla takip edilecektir.

 

Ø  GBP/USD  paritesine Obama dopingi

 Obama, ABD Başkanı olarak son kez İngiltere’ye resmi temaslarda bulundu. Bu vesile ile Brexit konusunda İngiltere’nin birlik içinde kalması yönünde beyanlarda bulunan Obama, GBP/USD paritesinin de 1,4515 seviyesine yükselerek son 5 haftanın zirvesini test etmesine neden oldu. 23 Haziran tarihinde düzenlenecek referandumuna kadar sterlinin baskı altında kalmasına büyük olasılık tanıyoruz. Baz senaryomuzda ise İngiltere’nin birlik içinde kalacağı ve sterlinin yılın ikinci yarısında parlayan yıldız olacağını düşünüyoruz. 1984 yılı hariç, sterlinin dolar karşısında yıl sonunun hiçbir zaman 1,40 seviyesinin altında tamamlamadığını da not etmek gerekiyor.

Kaynak: Reuters

 

Ø  Brent petrolde 50 ve 54 dolar seviyeleri bir sonraki hedef seviyeler olabilir

 

Her ne kadar Doha’dan petrol üretimini dondurmda konusunda mutabaka çıkmasa da, kademeli olarak petrol talebin artacağı, petrol kuyularının iflaslara bağlı olarak giderek azalması dip seviyelerden alım getirmeye başladı. Özellike 46 dolar seviyesinin aşılması durumunda bir sonraki direnç 51 ve devamında 54 dolar seviyesinde olabilir.

Kaynak: Reuters