TCMB PPK toplantısından yine “pas” kararı çıktı. Ancak politika metninde değişiklikler göze çapıyor
Sadeleştirme adımı için volatilitenin düşmesini daha önce şart koşan TCMB, bu toplantıda “sadeleştirme” söylemini rafa kaldırmış
Haliyle, yatırımcı nezdinde de TCMB’nin faiz duruşu kafa karışıklığı ve haliyle kredibilite eksikliğine neden oluyor
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Carney şu anda faiz artırımı için zaman uygun değil diyerek sterlinde serbet düşüşe adeta benzin dökmüş oldu
GBP/USD açısından 2008 yılının dibi olan 1,3500 radar menziline girmiş gibi görünüyor. Bu bağlamda GBP/TL kurunda da aşağı yönlü hareketlilik dikkat çekiyor
USD/TL kuru açısından 3,05 seviyesi önemini koruyor
EUR/TL kuru açısından ise 3,31 seviyesinin üzerine doğru istek her geçen gün daha da artıyor. Kalıcı geçilmesi durumunda 3,45 hedef tahtasında olacaktır
Asya piyasalarında yeniden tırmanan satış baskısı temkinli olmamız gerektiğini söylüyor
Piyasa Özeti ve Yorumu
Dün gözlere haliyle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gerçekleştirdiği yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında idi. TCMB, daha önceki toplantılarında kendisine esneklik sağlayan ancak yatırımcılar tarafından kafa karılşıklığına yol açan faiz koridoru uygulamasını sadeleştirerek daha basit ve ortodox bir para politikasına geçme niyetini belirtmiş, bunu yapabilmesi için de FED’in faiz oranlarının artırması gerektiğini iletişim yoluyla açıklamıştı. FED’in Aralık ayında faizi yaklaşık 9-10 yıl aradan sonra artırması ardından, yılın son toplantısında faizleri değiştirmeme kararı alan TCMB bu sefer de para politikasında sadeleştirmeye gitmesi için MOVE (ABD tahvil faizlerinde oynaklık göstergesi) ve VIX (ABD borsalarında oynaklık göstergesi) endekslerinde volatilitenin düşmesini şart koşmuştu. Hailyle yeni yılın tahmin edilenin aksine Asya piyasaların öncülüğünde tabir caise çöküş ile başlaması, petrol fiyatlarının 30 doların da altına sarkarak son 12 senenin en düşüğüne inmesi ardından artan volatiliteye paralel dünkü politka metninde sadeleştirme söyemine yer verilmediğini görüyoruz. Özetle, faiz koridorunun alt bandı % 7,25 (gecelik borçlanma faiz oranı) ; faiz koridorunun üst bandı % 10,75 (gecelik borç verme faiz oranı) ; haftalık repo faizi % 7,50 (politika faizi) ; geç likidite penceresi faiz oranı (Merkez Bankası borçlanma faiz oranı % 0, borç verme faiz oranı % 12,25) olan faizleri birbirine yaklaştırarak sayısını azaltmak yoluyla para politikasında sadeleştirmeye gideceğini açıklayan Merkez Bankası; dünkü toplantıda daha önce vermiş olduğu iletişime uymayarak aslında yatırımcı nezdinde yeni soru işaretleri ve kredibilite kaybına yol açtığını görüyoruz.
Karar metnin detaylarına baktığımda, yukarda da değindiğiniz üzere volatilitede görülen ciddi artış nedeniyle “sadeleştirme” ibaresinin “küresel piyasalardaki belirsizliklere” atıfta bulunularak metinden çıkarılırken, “artan jeopolitik risklerin” ana ticaret partneriniz Rusya ile gerilen ilişkiler gerekse Suriye sınırdaki sıcak gelişmelere ve turizm gelir kaybı endişesi ile TCMB’nin politika metninde yer bulduğunu görüyoruz. Son olarak da, döviz kurunun yarattığı geçişkenliğin girdi maliyetlerine yarattığı “maliyet unsuruna” ilave olarak asgari ücret artışının yaratacağı maliyet artışına da atıfta bulunulmuş. Dünkü PPK metnini okuduğumuz ve piyasa tepkisini ölçtüğümüz zaman, “sadeleştirme” adı altında piyasaların kafasını karıştıran politika hamlesinin metinden çıkarılması olumlu bir etki yaratsa da, TCMB’nin faiz silahını gerekli olması durumunda kullanıp kullanamayacağına yöenlik soru işarteleri halen daha tüm endişeleri ile masa üzerinde durmaya devam ettiğini söylememiz gerekiyor. Dün gün içerisinde Çin büyüme verilerinin piyasalar üzerinde korkulduğu kadar ciddi bir tahribat yaratmamasına paralel PPK kararı öncesinde 3,02 seviyesine kadar gerileyen USD/TL kuru, günün ikinci yarısında yeniden 3,0450 seviyelerini denedi. Yeni gün başlangıcında da kurun aynı seviyelerde olduğunu görüyoruz.
Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası’nın İtalyan bankalarını tabi tuttuğu stres testi ardından büyük bankalardan ilave veri / bilgi talep etmesi büyük banka hisseleri üzerinde ciddi sayılabilecek düzeyde baskı kurdu. Banca Monte dei Paschi hisseleri dünü % 14 düşüşle kapatırken, 2016 başından bu yana % 44 değer kaybetmiş durumda. Dün açıklanan verilere göre Avrupa bölgesi ve Almanya’da enflasyon sıfıra yakın seyrediyor. İngiltere Merkez Bankası ise faiz artırımını bir süre daha rafa kaldırdığını açıkladı. Merkez Bankası Başkanı Carney’in dün yaptığı konuşmada enflasyonun daha uzun süre düşük seviyelerde kalabileceğini ve bugünlerin faiz artırımı için uygun olmadığını belirtmesi Sterlin’i baskı altına aldı. AB’den ayrılma yönünde referanduma gitmesi beklenen İngiltere’nin sterlin üzernde basklı kurmaya devam etmesini bekliyoruz. 1,4250 seviyesinin altında kalınması durumunda teknik bir bakış ile GBP/USD paritesinde bir sonraki durak 2008 yılının dibi olan 1,3500 seviyesi olarak ön plana çıkıyor.
Sabah saatlerinde Asya piyasalarında ciddi anlamda satıcılı bir seyir hakim. Çin borsası sabah saatlerinde % 1’e yakın aşağıda işlem görürüken, Asya piyasalarının göstergesi konumunda Japonya’nın Nikkei endeksi de % 4’e yakın düşüş kaydetti. Türk mali piyasaları doğal olarak içerde tam anlamıyla huzurlu bir ortam olmaması ve yurtdışına da kayıtsız kalamadığı gibi satış baskısına boyun eğiyor. Petrolün yaratmış olduğu moral bozukluğu bir çok gelişmekte olan ülke para birimlerinde tarihi rekor seviyelerin test edilmesine neden olurken (Rusya, Güney Afrika) Türk Lirası’nın enerji ithalatçısı olması nedeniyle söz konusu süreçte şimdilik daha az yara aldığını söyleyebiliriz. Yine de, USD/TL kurunun tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 3,0750’nin kıyısında olduğunun söyleyebiliriz. Teknik anlamda, yurtdışında satıcı seyirin devam etmesi durumunda TL’nin de değer kayıplarını artırmasını beklemek yanlış bir yaklaşım olmayacaktır. 3,05 seviyesinin üzerinde sırası ile 3,0750 ve devamında psikolojik 3,10-3,15 seviyesinin bulunduğunu görüyoruz. USD/TL kurunda 3,04-3,05 aralığından gelen satışlarım yardımı ile tarihi yüksek seviyeden uzak durmaya çalışsak da, satış baskısının yurtdışında bir kaç gün daha devam etmesi durumunda söz konusu seviyelerin test edilmesi kaçınımaz olacaktır. EUR/TL kurunun teknik bir hareket ile 3,31 seviyesinin üzerine yerleşmesi durumunda yukarda 3,45 seviyesini hedefleyebiliriz. Sterlinin dolar karşısında şu anda serbest düşüşe geçmesine paralel GBP/TL kuru 4,3 seviyelerine gerilemiş durumunda. Sterlinin dolar karşısında değer kaybetmeye devam edeceği beklentisinden hareketle GBP/TL kurunda daha aşağı seviyeleri test edebileceğimiz düşünüyoruz. Başbakan Davutoğlu’nun Londra ziyareti ardından yansımaları yakın gelecekte takip edeceğiz ancak kısa vadede ABD Başkan Yardımcısı Biden'in Türkiye'ye yapacağı sürpriz ziyareti de takip etmek gerekiyor. Her geçen gün Asya kaynaklı sıkıntılar nedeniyle küresel finans sisteminde basıncın biriktiğini görüyoruz. Temkinli olunması gerektiğini yinelemek gerekiyor.
































