Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

TCMB PPK toplantısı TSİ14:00’de sonuçlanacak

 

Sadeleştirme adımı için volatilitenin düşmesini şart koşan TCMB’nin haliyle bu ortamda adım atmaması gerekiyor

 

Yine de faiz koridorunun üst bandında indirime gidilebileceğinden endişe ediyoruz

 

Sabah saatlerinde Çin’de açıklanan büyüme verisinin korkutucu senaryolara işaret etmemesi ardından küresel piyasaların güne ılımlı başladığını görüyoruz

 

USD/TL kuru açısından 3,05 ; EUR/TL kuru açısından ise 3,3 seviyesi karar noktası olarak takip edilmeli. Üzerine geçilmesi durumunda teknik resim değişebilir

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün ABD mali piyasaları Martin Luther King Jr. günü nedeniyle kapalı konumda idi. Dün gün boyu düşük hacimli seyir etkili olurken, bu sabah erken saatlerde açıklanacak Çin büyüme verisi öncesinde piyasa katılımcılarının bekle ve gör stratejisine geçtiklerini görüyoruz. Sabah saatlerinde Çin’de açıklanan ve beklentilerin hafif altında kalan makroekonomik verilerin Asya piyasalarında satış baskısı kurmadığını da not etmek gerekiyor. Çin ekonomisi bugün açıklanan verilere göre 2015 yılının son çeyreğinde % 6,8 büyüyerek (beklenti % 6,9) 2009'dan bu yana en düşük seviyeye geriledi (bakınız grafik). Sanayi üretimi de Aralık ayında % 5,9 büyüyerek % 6 olan beklentinin hafif altında kaldı. Aslında bardağın dolu tarafından bakılırsa, dünayının en büyük ikinci ekonomisinin yaşadığı sorunların artık su yüzüne çıktığını rahatlıkla söyleyebilriz. Çin 2008 krizinden sonra kaybettiği çift haneli büyüme rakamları sonrasında devasa borcunu atıl kalan kapasitesi ile yüzdüremeyeceğini anlayarak yeniden ihracatını artırmak adına (kur rekabet avantajı yaratmak) Yuan’da kademeli devalüasyonlara devam edileceği anlaşılıyor. Çin’li otoritelerin son dönemlerde borsasına yönelik almış olduğu kararlar ardından piyasaların yavaş da olsa sakinlemeye başladığını söyleyebiliriz. Sabah saatlerinde açıklanan verilerin neredeyse beklentiler düzeyinde açıklanması ardından Çin borsası bütenimiz yazdığımız sabah erken vakitlerde % 3 civarında yukarda işlem görüyor. Büyümenin son dönemlerde ivme kaybetmesine rağmen sert sayılabilecek bir geri çekilme görülmemesi küresel piyasalarda aslında korkulan senaryonun gerçekleşmediğine işaret ederek piyasaları da nispeten olumlu etkiliyor. Özellikle son dönemlerde ivme kaybeden ekonomisini toparlamak adında Çin devletinin teşvikleri artıracağı beklentisi nispeten iyimserliğe neden olmuş. USD/TL kuru dün gün içerisinde 3,0350 – 3,0450 aralığında sıkışması ardından sabah saatlerinde 3,0250 seviyesiene varan bir gerileme kaydettiğini not edelim.
 
Bugüne dönersek, günün ilk yarısında İngiltere ve Avrupa Bölgesinde açıklanacak enflasyon verileri yakından takip edilecektir. Her iki enflasyonun da değişim göstermemesi (% 0) bekleniyor. Özellikle Avrupa Merkez Bankası'nın Perşembe günü yapacağı ve ilave parasal genişlemeye gitmesinin beklenmediği toplantı için bugün sonuçlanacak enflasyon verisi önemli bir karar değişkeni olabilir. İngiltere cephesinde ise son dönemlerde düşen emtia fiyatlarının aşağıya çektiği enflasyon ardından ötelenen faiz artırımı ve akabinde Başbakan Cameron’un seçim taahütü olarak verdiği Avrupa Birliğinde kalma veya çıkma yönünde referandumun sterlin üzerinde ciddi anlamda baskı kurmaya devam ediyor. Sterlin dolar karşısında 2010 yılındaki seviyesi olan 1,4250 seviyesini test ediyor. Seviyenin aşağı yönlü kırılması durumunda 2008 kriz döneminde test edilen 1,35 seviyesi radar menziline hızla girebilir.

 TCMB PPK toplantısı günün en önemli gelişmesi olarak takip edilecek

Faiz koridorunun alt bandı % 7,25 (gecelik borçlanma faiz oranı)
Faiz koridorunun üst bandı % 10,75 (gecelik  borç verme faiz oranı)
Haftalık repo faizi  % 7,50 (politika faizi)
Geç likidite penceresi faiz oranı (Merkez Bankası borçlanma faiz oranı % 0, borç verme faiz oranı % 12,25)

TCMB’nin kullanmış olduğu birçok faiz oranının getirdiği kafa karışıklığını gidermek ve daha basit ve anlaşılır yada daha ortodox bir para politikasına geçiş yönünde 2015 yılının ortasından itibaren rehberlik verilmeye çalışıldığını görüyoruz. Yukarda bulunan 4 adet faiz oranının dışından bir de aşağıdaki grafikten TCMB’nin ortama fonlama maliyeti görülebilir. Aslında, piyasanın da takip ettiği oran bu. Hali hazırda piyasanın kabaca şu anda 90-95 milyar TL civarında fonlama ihtiyacı bulunuyor. TCMB bunun bir kısmının (% 60 kadar) haftalık repo ihalesi ile yani % 7,50 ile fonlarken; geriye kalan kısmını ise (kabaca % 40) gecelik borç verme faiz oranından karşılıyor % 10,75. Haliyle, ortalama fonlama maliyeti de kabaca % 8,90 seviyelerine geliyor (aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere bu oran dün % 8,90 seviyesinde idi). TCMB, kendisine esneklik sağlayan koridor uygulamasını etkin bir politika aracı olarak senelerdir kullanıyor. İşlerin istenmeyen noktaya gittiği durumlarda, haftalık repo ihalesi ile verdiği fonlamayı keserek, faizi oranını % 10,75 seviyesine itmek suretiyle TL kullanımını pahalı kılıyor. Böylelikle TL’nin değer kaybını da dizginlemeye çalışıyor. Kullandığı bu mekanizmayi sadeleştirmek ve daha ortodox ve basit yada sade bir para politikasına geçme isteği ise sene ortasından itibaren her toplantıda takip ediliyor. Bu bağlamda, piyasanın fonlama oranı şu anda % 8,90 seviyelerinde ise, TCMB kademeli olarak faiz koridorunun ayarlayarak ve piyasaya verdiği likiditeyi % sel olarak dengeleyerek yine aslında ortalama fonlama maliyetine civarlarına sadeleşmek istiyor. Bu isteğini ortaya koyulduğu 2015 yılını ortalarında, piyasının haliyle ilk beklentisi TCMB’nin faiz artıracağı yönünde oldu.  Özellikle, 2015 yılının ortalarında ortaya konulan rehberlikte, sadeleştirme adımına başlanmasını tetikleyecek ana unsurun FED’in faiz artırım süreci olacağı söylenmişti. Bu bağlamda, FED’in neredeyse 10 yıl aradan sonra Aralık ayında artırıma gitmesi ardından TCMB’nin de harekete geçmesi bekleniyordu. Ancak bu istek Aralık toplantısında olmadı. TCMB, yılın son olağan PPK toplantısı ardından yayımladığı politika metninde verdiği yeni rehberlikte, sadeleştirme adımına başlanması için yurtdışında VIX ve MOVE endekslerinde oynaklık oranın azalmasını bekleyeceğini açıkladı. Aslında bu noktadan sonra bu satırları okuyan sokaktaki vatandaşın nedir kardeşim bu VIX ve MOVE oranı dediğini ve bizim gibi onların da kafasının karşıtığını hissediyorum. Haksız da değiller! VIX endeksi ABD borsası S&P’nin oynaklık göstergesi olarak kabul görürken (piyasada buna korku endeksi de deniyor) MOVE endeksi ise ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki oynaklığı gösteriyor. Bu endeklerde oynaklık oranının azalması durumunda, TCMB’nin de sadeleştirme adımına geçebileceği ve bunun Ocak ayından itibaren takip edileceğine yer verilmiş. Haliyle yeni yılın inanılmaz bir volatilite ile başlaması ardından TCMB’nin bugün herhangi bir adım atmaması gerekiyor. Bekleyip göreceğiz. Faiz koridorunun sadece üst bandında yapılacak olası bir indirim ise TL ve TL cinsi yatırım araçlarında ciddi anlamda satış baskısı kurabilir.

Ø  TCMB Ortalama Fonlama Faizi % 8,90 seviyelerinde

Kaynak: Reuters

 Çin’in büyümesi 2009’dan beri en düşük seviyede

Çin’in 2008 küresel kriz sonrası gelişmiş ekonomilerin bir bir havlu atması ardından dünyanın büyümesini tek başına götürme çabaları haliyle zayıf küresel talep nedeniyle ivme kaybetmeye başladı. Çin cephesinde gölge bankacılık nedeniyle ciddi anlamda borç ve buna karşı da ciddi bir kapasite fazlası mevcut. Çin’in yeniden üretime dönerek ve haliyle satarak ve gelir yaratarak çarkları döndürmenin yolunu arıyor. Yapılan seri faiz indirimleri ve bununla birlikte alınan makro ihtiyatlı tedbirlere rağmen Çin cephesinde sorun para politikası ekseninde henüz çözülemedi. Çin’li otoritelerin ise Yuan’ın değerini düşürerek rekabet avantajı elde etmek ve yeniden çift haneli büyüme rakamlarına yükselmek için attığı adımlar da tam anlamıyla sonuç vermedi. İç talep ile büyüme yönünde atılan adımların da uzun seneler konzervatif ve tüketim alışkanlığı olmayan yerli halk tarafından da sahiplenmemesine paralel 2015 yılını ortasında başlayan borsa balonunun patlaması ve kaçınılmaz çöküş tüm dikkatlerin Çin üzerine çevrilmesine neden oldu. Görüleceği üzere, 2008 kriz dönemi öncesinde % 15; kriz sonrası yeniden bir ara % 12’li büyüme rakamları yakalayan Çin, son dönemlerde % 7 büyümenin de altına geçti.

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari