23 Haziran 2016 günü, Birleşik Krallık halkına belki de modern tarihin en önemli siyasi sorusu sorulacak. “Avrupa Birliği ile devam mı, tamam mı?” Cevap her ne kadar “Evet” veya “Hayır” olarak çok basit görülse de, yankıları tüm dünyayı, küresel ekonomiyi, belki de gelecek nesilleri etkisi altına almakla kalmayacak, tahmin bile edemeyeceğiniz yankıları beraberinde getirecektir.
Nerden çıktı Brexit?
Britain Exit (Brexit) İngiltere Başbakanı David Cameron’un 20 Şubat 2016 tarihinde referandum tarihini açıklaması ile piyasaların gündemine oturdu. Avrupa ortak para birimi EUR’yu kullanmayan, hatta Şengen vizesine bile dahil olmayan İngiltere’nin AB üyeliğinin her daim sorunlu olduğunu ilk etapta söylememiz gerekiyor. İngiltere’nin AB’den ayrılmasını savunanların İngiltere’nin kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini, AB’nin İngiltere’den, İngiltere’nin AB’den faydalandığından daha çok faydalandığını düşünenlerin de sayısının az olmadığına rastlıyoruz. Öte yandan, AB’nin birçok ülkesinde yaşanan borç sorunları nedeniyle AB üyeliğinin de eski kadar cazip olmadığını da bir noktada kabul etmek gerekiyor. İnglitere’nin AB referandumu sonrasında, geçen senelerde Yunanistan’ın birlikten çıkma Grexit tehdidi ile sarsılan ortak para birimi EUR’nun da en az Sterlin kadar ve belki de daha fazla sarsılabileceğinin altını çizmek istiyorum.
Konunun temelinde, AB ülkelerinden gelen göç meselesinin etkili olduğunu görüyoruz. Avrupa Birliği ülke vatandaşı olup İngiltere’de çalışanlar için sosyal güvenlik koşullarındaki avantajların azaltılması ve böylece uygulamanın geçmesini takiben, göçmenler için İngiltere’nin cazip bir çalışma ülkesi olmaktan çıkarılması planlanıyor. Hatırlanacağı üzere, 2009 yılında patlak veren küresel kriz ardından ortodox para politikasını tereddütsüz uygulayan ve bu bağlamda işsizlik oranını hızla kriz öncesi seviyelere çekmeyi beceren İngiltere (2009 krizi ile % 8,6 seviyelerine yükselen işsizlik oranı, son verilere % 5 seviyesine geriledi) AB’nin diğer zayıf ülkeleri için cazibe merkezi oldu. Özellikle, 2014 yılında Bulgaristan ve Romanya vatandaşlarının “serbest dolaşım” hakkını elde etmesi, İngiltere’ye göçün de artmasında etkili oldu. İngiltere’de Polonya vatandaşlarının, Hintlilerin ardından en yoğun göçmen nüfusa sahip ülke konumunda olduğunun da not edelim. Öte yandan, Avrupa’nın finans merkezi olarak görülen Londra’nın artık Birlik içinde olmaması, AB içinde de ciddi bir itibar kaybı ve beraberinde birlik içinde yeni çözülmeleri tetikleyebileceğini düşünüyoruz. Konuyu sadece Sterlin özelinde değerlendirmemek gerekiyor.
Brexit İngiltere ekonomisini nasıl etkiler?
Oyun değiştirici “game changer” hatta finans piyasalarında “siyah kuğu” ile tabir edilen ve risk anlamında hafife alınmayacak kadar önemsenen söz konusu referandumdan çıkacak olası bir exit durumunda, İngiltere ekonomisini ciddi risklerin beklediğini görüyoruz. İngiliz Sanayi Konfederasyonu’nun (CIB) yapmış olduğu bir çalışmaya göre, 2020 yılına kadar 1 milyon kişinin işini kaybetme riski ile karşı karşıya kalacağı ve ekonomiye maliyetinin kabaca 100 milyar Sterlin olacağı (GSYIH’nın % 5’i kadar küçülme) tahmin ediliyor. Tony Blair ve John Major, 23 Haziran tarihinde Avrupa Birliğinden çıkma yönünde bir karar alınması durumunda, Birleşik Krallık’ta kendi birliğinin tehlikeye gireceği, İskoçların tekrar bağımsızlık isteyebilecekleri hatta Kuzey İrlanda’daki barışı da zayıflatabileceğine dikkat çekiyor.
Brexit Sterlin üzerinde nasıl bir etki doğurabilir?
Sığ siyaset bilimci kimliğimizden sıyrılarak konuya finans piyasaların gözlüğünden baktığımız zaman, Şubat ayında referandum tarihinin belirlenmesi ile Sterlin’in birçok para birimi karşısında değer kaybettiğini gördük. Elbette İngiltere cephesinden beklenen sıcak faiz artırımının da İngiltere Merkez Bankası tarafından ötelenmesinin de Sterlin üzerinde değer kayıplarını perçinlediğini not etmek gerekiyor. Konuya biraz daha geniş açıdan yaklaşırsak:
Son anketler nereye işaret ediyor?
Anket şirketlerinin İngiltere 2015 genel seçimlerinde büyük farkla yanılmış olmalarından hareketle her ne kadar güvenilirlikleri sarsılsa da, aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, telefon ile yapılan anketlerin ortalamalarının referanduma 10 günden kısa bir süre kala kafa kafaya olduğunu görüyoruz (13/06/2016 tarihi itibarı ile kalalım yönünde oylar % 50 ; çıkalım yönünde olan oylar % 50).
Sterlin dolar paritesinde kritik seviye: 1,4000 ve 1,3500
Altı ay önceye kadar Dolar karşısında 1,60 seviyesinde olan Sterlin, Şubat ayının son haftasında 1,40 seviyesinin de altına gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesini test etti. Daha da uzun yıllara uzandığımızda, aşağıdaki yıllık grafikten de görülebileceği üzere, sterlinin dolar karşısında 1984 yılı hariç hiç bir sene 1,4000 seviyesinin altında kapanış yapmadığını görüyoruz. Bu bağlamda, Brexit riski nedeniyle, özellikle yakın geçmişin en düşük seviyesi olan ve 2009 yılında test edilen 1,3503 seviyesine doğru yaklaşımlar, sterlin alma ihtiyacı içinde olan yatırımcılar tarafından kollanabileceğini düşünüyoruz. Unutmamalıyız ki, büyük bir risk fiyatlanıyor. Brexit’in gerçekleşmesi durumunda, Sterlin’in dolar karşısında 1,35 seviyesinin de altına geçme ihtimali azımsanmayacak kadar büyük. Böyle bir durumunda, teknik bir bakış açısı ile, 1984 ve 1985 yıllarındaki seviyeler (1,10 – 1,20) hedef sahasına girebilir. Öte yandan, madalyonun diğer tarafında ise Bremain (Britain Remain) gerçekleşmesi durumunda ise, sterlinin üzerinde var olan belirsizliğin kalkacağı, artan siyasi risk primi nedeniyle yavaşlayan yatırımların yeniden hız kazanacağı ve buna paralel İngiltere Merkez Bankasının da faiz artırma potasına geri döneceğini; yılın ikinci yarısında sterlinin piyasaların parlayan yıldızı olabileceğine yüksek ihtimal tanıyoruz. Bremain gerçekleşmesi durumunda GBP/USD paritesinin ilk etapta 1,50 seviyesinin üzerini hedefleyeceğini düşünüyoruz.

Kaynak: Reuters (yıllık grafik)
Sterlin/TL kurunda kritik seviye: Aşağıda 3,90 ve devamında 3,3450
Brexit riskinin gerçekleşmesi durumunda sterlinin dolar karşısında sert değer kaybedeceği kuşkusuz herkes tarafından kabul görüyor. Sterlin/TL kurunun (GBP/USD) ve (USD/TL) kurlarının çarpımından elde edildiğini düşünürsek, ilk etapta Brexit riskinin gerçekleşmesi durumunda GBP/TL kurunun 3,900 seviyelerine kadar gevşeme ihtimal dahilinde görülüyor. Daha da aşağı seviyeler her ne kadar mümkün görülse de, Brexit’in gerçekleşmesi durumunda, Avrupa’da dezetegrasyon sürecinin başlayacağı endişesinden hareketle riskten kaçma eğilimi nihayetinde TL’nin de değer kaybetmesine neden olacaktır. Bremain durumunda ise yukarda ilk test edilecek seviyenin 4,35 olacağını düşünüyoruz. Teknik resim, GBP/TL kurunda en önemli destek seviyesinin 3,3450 civarında olduğunu gösteriyor.

Kaynak: Reuters (aylık grafik)
Brexit riskine karşı nasıl pozisyon alabilirim?
Strangle (çanak stratejisi): Profesyönel yatırımcılar için GBP/USD paritesinde hem alım hem de satım yönünde opsiyon
Sterlin/ABD Doları paritesinde 1 aylık opsiyon volatilitesi 30 seviyesine yaklaşarak 2008 kriz yılında görülen panik seviyelerine ulaştı. Bu bağlamda opsiyon fiyatlarının da oldukça yüksek olduğunu söylemek gerekiyor. Brexit riskini trade etmek isteyen profesyönel yatırımcıların, kısa vadeli bir strateji olarak “Strangle” satın alabilir. Strangle, dayanak varlık fiyatında (GBP/USD) yukarı veya aşağı yönlü aşırı dalgalanma bekleyen ancak bu dalgalanmanın hangi yönde gerçekleşeceğini tahmin edemeyen yatırımcılar tarafından tercih edilmektedir.
Bu bağlamda spot GBP/USD paritesinin 1,4150 olduğu anda yapılan aşağıdaki fiyatlamaya göre,
| İhtimal | Brexit | Bremain |
| Ana para | GBP 1,000,000 | GBP 1,000,000 |
| İşlem tarihi | 15/06/2016 | 15/06/2016 |
| Vade tarihi | 24/06/2016 17:00 | 24/06/2016 17:00 |
| Takas tarihi | 28/06/2016 | 28/06/2016 |
| Call / Put | usd call / gbp put (pound satma hakkı) | gbp call / usd put (pound alma hakkı) |
| Spot | 1,4150 | 1,4150 |
| Strike | 1,3800 | 1,4500 |
| % Prim | % 0,70 | % 0,60 |
| Ödenecek prim | GBP 7,000 | GBP 6,000 |
GBP 1 milyon tutarında Strangle satın alan bir yatırımcı, yaptırmış olduğu sigortaya karşı işlem anında opsiyon primi olarak GBP 13,000 ödemesi gerekiyor. Referandum sonuçlarının 24/06 Cuma günü:
- Brexit işaret etmesi durumunda (pound değer kaybedecek), yatırımcının 1,3800 seviyesinden GBP 1 milyon satma hakkı bulunuyor
- Bremain işaret etmesi durumunda ise (pound değer kazanacak) yatırımcının 1,4500 seviyesinden GBP 1 milyon satın alma hakkı bulunuyor
Görüleceği üzere, sterlin volatilitesinin oldukça yükselmesi nedeniyle, opsiyon fiyatları da çıldırmış durumda. Haliyle, İngiltere’nin birlikten çıkması, Avrupa Birliğinde çözülmenin hatta daha büyük sorunları tetikleyebileceği görüşünden hareketle, EUR/USD üzerine de ciddi bir hareket beklentisi hakim. Yukarda detaylandırılan opsiyon stratejisi EUR/USD için de kurulabilir. Brexit olması durumunda EUR/USD paritesinde ilk etapta 1,07’li seviyelerin görülebileceği, Bremain durumunda ise paritenin ilk etapta 1,17’li seviyeleri hedefleyeceğini düşünüyoruz (spot EUR/USD 1,1200)
Strangle (çanak stratejisi): Profesyönel yatırımcılar için EUR/USD paritesinde hem alım hem de satım yönünde opsiyon
| İhtimal | Brexit | Bremain |
| Ana para | EUR 1,000,000 | EUR 1,000,000 |
| İşlem tarihi | 15/06/2016 | 15/06/2016 |
| Vade tarihi | 24/06/2016 17:00 | 24/06/2016 17:00 |
| Takas tarihi | 28/06/2016 | 28/06/2016 |
| Call / Put | usd call / eur put (Euro satma hakkı) | eur call / usd put (Euro alma hakkı) |
| Spot | 1,1200 | 1,1200 |
| Strike | 1,1050 | 1,1350 |
| % Prim | % 0,27 | % 0,25 |
| Ödenecek prim | EUR 2,700 | EUR 2,500 |
EUR 1 milyon tutarında Strangle satın alan bir yatırımcı, yaptırmış olduğu sigortaya karşı işlem anında opsiyon primi olarak EUR 5,200 önden ödemesi gerekiyor. Referandum sonuçlarının 24/06 Cuma günü:
- Brexit işaret etmesi durumunda (Euro değer kaybedecek), yatırımcının 1,1050 seviyesinden EUR 1 milyon satma hakkı bulunuyor
- Bremain işaret etmesi durumunda ise (Euro değer kazanacak) yatırımcının 1,1350 seviyesinden EUR 1 milyon satın alma hakkı bulunuyor
Özetlemek Gerekirse
Büyük bir risk fiyatlanacağından hareketle, yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu derece önemli bir olaya girerken pozisyonların hafif ve yönetilebilir olmasında yarar var. Özelikle, ülkemizde neredeyse tüm emtiaların sterlin ile fiyatlanması nedeniyle, sterlinde olası geri çekilmelerin sterlin alma yada riskli pozisyonları hafifletme yönünde kollanması akıllıca bir yatırım davranışı olacaktır. Elbette, Brexit senaryosu dünyanın sonu olmayacaktır. Ancak ilk etapta finansal piyasalar açısından fiyatlamanın oldukça negatif olacağı kuşku götürmüyor.
































