Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!







Küresel piyasaların risk off (riskten uzak durma) stratejisine geçmesi ve likiditenin düşük seyri sert fiyat hareketlerini de beraberinde getiriyor




USD/TL kurunda dün yeni bir zirve daha görülse de, TCMB’nin açıklamaları ile geri çekilme yaşandı



Rus mali piyasalarında tedirginlik kartopu misali ve gelişmekte olan ülkelere bulaşma riski ile büyüyerek devam ediyor

Rus Merkez Bankası’nın müdahale ve agresif faiz adımına rağmen Ruble’de spekülatif atağın önüne henüz geçilmiş değil

FED’in dün başlayan ve bugün piyasa kapanışı ardından sonuçlanacak olağan FOMC toplantısı piyasaların seyrini tayin edecektir

FED’in para politikası ve düşük faiz duruşunu temsil eden “considerable time – faizlerin uzunca bir süre daha düşük tutulacağı” taahhütünün metinden çıkarılması, faiz artırım sürecinin başlayacağı yönünde algılanacaktır…

Piyasa Özeti ve Yorumu

Petrol fiyatlarıda yaşanan sert gerilemenin enerji ithalatçısı olan Türkiye ekonomisine fayda sağlayacağı beklenirken, enerji ihraçatcısı olan Rusya para biriminde görülen muazzam değer kaybı bebaberinde riskten uzak durma davranışını da getiriyor. Rus varlıklarına sahip fon yöneticilerinin Rus piyasasında kaybolan likiditenin yardımı ile pozisyonlarını küçültememesi, hedge etme isteği nedeniyle diğer gelişmekte olan ülke pozisyonlarına satış getirerek genelini negatif etkiliyor. Rus Rublesi’nin dolar karşısında yışbaşına nazaran değer kaybı % 118 olurken, Aralık 2014 başına göre ise değer kaybı % 40 seviyesinde oldu. Görüleceği üzere son günlerde hızlanan petrol fiyatlarında geri çekilme Ruble’de çok ciddi anlamda satış baskısı kurdu. Petrol kaynaklı ve Ruble ekseninde başlayan satışların ötesinde elbette içerdeki duruma da göz atmak gerekiyor. Türkiye’nin cari açık ve enflasyon probleminin yanısıra büyüyememe ve artan işsizlik sorunun getirdiği ekonomik ivme kaybı ve elbette bugün yıldönümü olmakla birlikte yine artan siyasi risk primi, TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde etkili oluyor. Tüm bu gelişmelerin yanısıra bugün piyasa kapanışı ardından gece geç saatlerde ABD Merkez Bankası FED’in gerçekleştireceği (FOMC – Federal Açık Piyasa Komitesi) faiz artırımlarına yakın bir gelecekte başlanacağı anlamına gelecek şekilde karar metnindeki "kayda değer – considerable time" ifadesini çıkarabileceğinden endişe ediliyor. Bu yöndeki bir adım, yüksek cari işlemler açığı verip dış finansmana bağımlılığı yüksek olan gelişmekte olan ekonomileri olumsuz etkileyebilir. TL'deki sert değer kaybını nedenleri arasından FED endişesine de bir parantez açmak gerektiğini düşünüyoruz. Bu akşam bu sorunun cevabını alarak yarın daha sağlıklı yorum yapmayı ümit ediyoruz.

Yukarda sıralamaya çalıştığımız gelişmelere paralel dün Rus Merkez Bankası’nın faiz oranlarının % 17 seviyesine yükslemetmesin rağmen (yılbaşında Rusya’nın politika faizi %5,5; hafta başında %10,50; dün itibari ile %17 seviysine yükseltildi) Ruble’nin dolar karşısında 80 seviyesinin test etmesi ve değer kaybının dün bir ara %20’li seviyelere varmasının da yardımı ile içerde de USD/TL kuru tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2,3950’yi aşarak 2,4120 seviyelerin varan bir yükseliş kaydetti. Kurda yaşanan hızlı yükseliş ardından Merkez bankası bulaşıcı olmaya başlayan Rusya ve diğer faktörlerin de etkisiyle kurdaki oynaklığı ve hızlı yükselişi frenlemek adına döviz satım ihale miktarı ve likidite önlemleri ile TL’yi sıkıştırmasını yanısıra enerji ithalatçısı kamu şirketlerinin döviz ihtiyaçlarının gereki görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve TCMB tarafından doğrudan karşılanmasının uygun görüldüğü açıklamasını yaptı. Kamunu aylık enerji için ihtiyaç duyduğu dolar miktarının kabaca 1,5 milyar olduğu tahmin ediliyor. Piyasada ana alıcı konumunda olan Botaş gibi şirkerlerin piyasadan talebini çekmesi elbette TL adına pozitif bir gelişme ve doğru bir hareket olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Zaten TCMB’nin açıklaması ardından kur hızlı bir şekilde 2,41 seviyelerinden yeniden 2,36’lı seviyelere geriledi. Türkiye’nin 132 milyar dolar civarında kullanılabilir, 44 milyar dolardan biraz az da net rezervi olduğunu da hatırlatalım. TCMB’nin dünkü hamlesinin Hindistan’da da aynen uygulandığını görüyoruz. Her ne kadar dolar ihtiyacı farklı bir kanaldan karşılanacak olsa da, piyasadaki döviz likiditesi ve dengesini agresif alım ile bozulmaması hedefleniyor. Kararı yerinde ve sağlıklı olarak okuyoruz.

Haftanın en önemli gündem maddesi kuşkusuz bu akşam sonuçlanacak FED toplantısı. Karar metninde "kayda değer bir zaman" ifadesinin korunması küresel piyasalarda soluklanmaya yardımcı olabilir. FED’in kırılgan ortam nedeniyle bu akşam politika metninde herhangi bir değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyoruz. Aksi durumda ise piyasalarda var olan tedirginlik daha da ivme kazanabilir. İfadenin yerine eklenecek yeni rehberliğin de piyasalar tarafından dikkatle takip edileceğini düşünüyoruz. Türkiye cephesinde TCMB'nin klasik adımları (likidite sıkılşatırması ve döviz satım) ve dünkü yeni hamlesi ile aşırı oynaklığın önüne geçmeyi denemeye devam edeceğini düşünüyoruz. TCMB'den gelecek her türlü adım yakından izlenecektir. Kurun gelmiş olduğu seviyenin Türkiye’nin makroekonomik dengelerini doğru yansıtmadığını düşünüyoruz. Enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin, ihraçatcı konumunda olan Rusya ile birlikte en sert değer kaybına maruz kalması tezatlık oluşturuyor.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari

 TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti ve Bankalararası piyasada gecelik faiz

TCMB’nin likidite kısması ardından TCMB’nin fonlama maliyeti kademeli olarak dün % 8,85 seviyesine yükseldi. Bankalar arası piyasada ise gecelik faizin % 11,25 ile TCMB’nin faiz koridorunun üst bandına kadar yükseldiğini görüyoruz. Üstü kapalı da olsa faiz artırım kadar etkili bir silah olan likidite adımlarının TCMB tarafından etkili bir şekilde kullanıldığını görüyoruz.

 









Başa dön tuşu