Birçok nedenin bir araya gelmesi hatta jeopolitik risklerin göz ardı edilmesi ile TL’ye yönelik talebin artarak devam ettiğini, dövize olan talebin ise bayram tatili öncesinde düştüğünü görüyoruz
Borsada 85bin; gösterge faizde % 8 ; kurda 2,08 heyecanı başladı
Kısa vadede iyimser havanın korunabileceğini ancak orta vadeli risklerin göz ardı edilmemesini ve döviz alım ihtiyaçlarının ertelenmemesini gerektiğini düşünüyoruz
Türk mali piyasalarının gündeminde bugün TCMB tarafından açıklanacak yılın 3. enflasyon raporu takip edilecektir
Günün Grafiği
Gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik risk iştahının yeniden artmasına paralel Türk Lirası dün olumlu yönde ayrışarak 2,09 seviyesinin hemen altına varan bir düşüş kaydetti. Petrol fiyatlarının tekrar Türkiye ekonomisini tehdit edici seviyelerden yönünü aşağı çevirmesinin, jeopolitik risklerin nispeten de olsa azalmasının TL'yi destekleyen diğer unsurlar olarak ön plana çıkıyor. Kurda 2014 yılının en düşük seviyeleri olarak aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere 2,0750 ve 2,0650 seviyeleri ön plana çıkıyor.

Piyasa Özeti ve Yorumu
Türk mali piyasalar gelişmekte olan diğer ülke para birimlerine paralel hatta bir miktar pozitif olmak kaydı ile son 2 gündür ayrıştığını görüyoruz. ABD’de açıklanan enflasyon verisinin FED’in faiz artışı için acele etmeyeceğine işaret etmesi ile olumluya dönen piyasalarda risk iştahı dün de devam etti. TCMB’nin agresif faiz artırımı ardından azalan riskler ve yönünü aşağıya çevirdiğine inanılan enflasyon hatta ciddi anlamda toparlanan cari açığa paralel son 3 toplantıda 175 baz puan faiz indirimine giden TCMB’nin yurtdışı kaynaklı girişleri teşvik ederek tahvil ve hisse senedi piyasalarının dolaylı olarak cazibesinin arttığını söyleyebiliriz. Her ne kadar şu anda jeopolotik riskler yükselmiş olsa da, yurtdışı kaynaklı bol likiditenin yarattığı şarhoşluk etkisi ile orta vadeli riskleri tamamen gözardı eden küresel piyasalar, gerek yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi, gerekse uzun bayram tatili öncesinde TL taşıma faiz getirisinden faydalanmak adına döviz satışlarının arttığını görüyoruz. Londra kaynaklı yüksek montanlı para girişlerinin yardımı, öte yandan kurumsal kaynaklı döviz taleplerinin dengelenmesi ile dün güne başlamış olduğumuz 2,1050 seviyesinden kademeli olarak aşağıya sarkan USD/TL kuru en düşük 2,0880 seviyesinden işlem gördü. Döviz piyasasına girişlerin yardımı ile Borsa Istanbul günü 82bin seviyesinin üzerinde ama 83bin seviyesini aşamadan yükselmeye meyilli bir sinyal vererek kazanımlarını dün 82,854 puan seviyesine taşıdı. Teknik anlamda borsanın kapı aralığı veya boşluk olarak adlandırılan ve 31 Mayıs 2013 tarihinde görülen 84,500-85,000 aralığına kadar yükselme potansiyelini para girişinin devam ettiği bu ortamda göz ardı edemiyoruz. Rusya’da devam eden sancılı süreç nedeniyle portföy yöneticilerinin Rusya varlıklarındaki pozisyonlarının azaltarak TL ve TL cinsi yatırım araçlarına yöneldiği yönünde haberler de duyuyoruz. Ancak Rusya para birimi Ruble’nin de son 2 gündür değer kazandığını not etmek gerekiyor.
Kısa vadede FED’den piyasaları bozacak bir söylem veya politika duruşu gelmeyeceği yönünde artan inanşlar dahası Avrupa Merkez Bankası’nın yeni gevşettiği para politikasını daha da gevşetebileceği yönünde var olan beklentiler bol ve ucuz para döneminin bir müddet daha devam edeceğine işaret ediyor. Bu beklentilerin ışığında küresel risk iştahının yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerine yöneldiğini son günlerde rahatlıkla görüyoruz. Şu anda müzik devam ediyor ve parti henüz sonlanmadı. Ama uzunca bir süredir piyasalarda var olan aşırı likiditenin orta vadeli riskleri göz ardı ettiğini, en büyük tehlike olarak FED’in Ekim ayında tahvil alım programını bitirmesi ile birlikte yavaş da olsa faiz artırım yönünde söylem değiştirebileceğini / ufak bir sinyalin bile TL gibi yurtdışı kaynaklı para girişleri ile beslenen para birimlerinde ciddi anlamda satış baskısı kurabileceğinden endişe ederek orta vadeli risklere dikkat çekmeye çalışıyoruz. Dünyada enflasyonun ve faizin nerdeyse % 0’a yakın olduğu bir ortamda Türkiye’de çift diğit faiz ve enflasyona şahit olduk. Dünyada faizlerin ve enflasyonun kıpırdanması ile birlikte Türkiye‘de işlerin nasıl bir hal alacağı, reel faizin ne kadar artması gerektiğini biz de merak ediyoruz. Bu nedenle kurda şu anda kısa vadeli iyimserlik ile gelinen seviyelerin orta vadeli riskleri kapatmak / azaltmak için fırsat olarak görülmesi bizlere akıllıca bir yatırım davranışı olacaktır.
































