Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Dolar Endeksi..

 

Doların yedi para birimi karşısında değerini gösteren “dolar endeksi” 87 seviyesine dayanarak son 4 senenin zirvesini test etmesi ardından hafif de olsa gevşemeye başladı. Doların Eylül ayında neredeyse tüm finansal varlıklara karşı değer kazanması FED yetkililerinin de dikkatini çekmişti…

 

Amerika’da bugün TSİ15:30’da açıklanacak perakende satışlar verisi önemle takip edilecektir.

EUR/USD

 

Zayıf yönde açıklanmaya başlayan Avrupa ekonomik verileri ve bir türlü enflasyon üretemeyerek hızlı bir şekilde dezenflasyon sürecine doğru süreklenen bir çok üye ülkeye karşı Avrupa Merkez Bankası’nın yazmış olduğu tek reçete EUR’nun değer kaybı üzerine kuruldu. Rekabet avantajı getirmeyi ve ihracat ile büyüyerek iç talebi canlandırmayı hedefleyen yeni politika duruşu sert esen dolar rüzgarının daha da kuvvetlenmesine neden oldu. EUR/USD paritesi 6 aylık zaman diliminde 1,40’lı seviyelerden 1,25’e kadar sert geriledi. Orta vadeli bir bakış açısıyla EUR’da değer kaybının devamına ihtimal verenlerin sayısı oldukça fazla. Kısa vadede aşırı satış bölgesinden toparlanma görülebileceğini düşünüyoruz. 1,2580 seviyesinin üzerinde kalınması durumunda ve 1,2750 seviyesinin üzernde gecelik kapanış görülmesi halinde paritenin 1,2910-1,30 aralığını test edebileceğini düşünüyoruz. Ancak böyle bir gerçekleşme mevcut konjonktürde EUR’da kısa pozisyon açmak için (EUR satıp Dolar almak) fırsat olarak görülecektir. Orta vadeli beklenti EUR’nın 1,20 – 1,25 aralığına doğru çekilmesi yönünde bulunuyor.

GBP/USD

 

Henüz aşağı yönlü devam eden ana trendin bozulduğu yönde bir sinyal almıyoruz. Hatırlanacağı üzere geride bıraktığımız ay İskoçya referandumundan ayrılık yönünde çıkma ihtimali beliren anket sonuçlarına paralel 1,66 seviyesinden hızla 1,60 seviyesine gerileyen GBP/USD paritesi, referandumdan birlik yönünde karar çıkması ile birlikte yeniden 1,65 seviyesine toparlanmıştı. Ancak, Eylül ayında FED kaygıları ile esen sert dolar rüzgarına karşı koyamayarak yeniden 1,60’lı seviyeleri test etmeye başladığını görüyoruz. Sterlinin son aylarda güçlü kılan yegane beklenti İngiltere Merkez Bankasın’dan (BoE) beklenen faiz artırımı idi. Büyük bir çoğunluk BoE’nin 2014 yılının son çeyreğinde hatta 2015 yılının ilk çeyreğinde faiz artıracağına ihtimal veriyordu. Faiz artırım ihtimalinin referandum ile sekteye uğraması akabinde ise özellikle enflasyona yönelik açıklanan verilerin zayıf tarafta gelmesi sterlin üzerinde ilave satış baskısı kurdu. Dün açıklanan TÜFE enflasyonu aylık % 0,2 beklentiye nazaran % 0 olarak gerçekleşirken, yıllık enflasyonun da % 1,2 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Ağustos ayında yıllık enflasyon % 1,5 sevyesinde olup BoE’nin enflasyon beklentisinin % 2 olduğunun altını çizelim. Zayıf veri ile birlikte GBP/USD paritesi dün 4 ayın en düşüğüne ve psikolojik 1,60 seviyesinin altına sarkarak 1,5880 seviyesini test etti. Sterline yönelik orta vadeli olumlu beklentilerimizi korumaya devam ediyoruz. Görülmesi durumunda 1,5725 – 1,5750 seviyeleri alım yönünde (uzun pozisyon) kollanabileceğini düşünüyoruz.

 

Dün açıklanan zayıf enflasyon verisi ardından bugün açıklanacak İngitere işsizlik oranı (beklenti % 6,1’e gerilemesi yönünde) önemle takip edilecektir.

GBP/TL

 

USD/TL’nin göreceli olarak sakin bir seyir izlediği dünkü günde zayıf İngiltere enflasyon verisi ardından GBP/TL kurunun da 3,61 seviyesine gerilediğini görüyoruz. Paritenin nasıl bir seyir izleyeceğini şu anda kestiremiyoruz ancak TL’de yıl sonu iyimserliği yaşanması ve aynı zamanda İngiltere’de verilerin zayıf gelmeye devam etmesi durumunda aşağıda en önemli hedeflenecek seviyenin 3,48 olarak ön plana çıktığını bir kez daha not edelim. Görülmesi durumunda alım fırsatı yaratacağını düşünüyoruz…

USD/TL

 

Türk mali piyasalarında iç kaynaklı gündemi meşkul eden jeopolitik risklerin yol açtığı sorunların yarattığı satış baskısının göreceli olarak hafiflediğini söyleyebiliriz. Hatırlanacağı üzere, özellikle Eylül ayında gelişmekte olan ülke para birimlerinin satış baskısına maruz kalırken, TL ve TL cinsi yatırım araçları, Suriye sınırında Kobani olayları ile negatif ayrışmış, TL varlıklar değer kaybını bir kademe daha artırmıştı. 16-17 Eylül tarihinde düzenlenen FED toplantısı ardından “risk on” moduna giren (riskten uzak dur) küresel piyasalarda cidi anlamda satış baskısı görüldü. FED’in olağan FOMC (Federal Açık Piyasa Kurulu) toplantısı ardından yayımlanan notlarda FED’in faiz artırmaya başlaması durumunda beklenildiğinden daha sert faiz artıracağı hatta 2017 yılında faiz oranlarının % 3,75 seviyesinde olacağı yönünde yapılan projeksiyonlar küresel mali piyasalarda sert yankı buldu. Eylül başında 2,15 seviyesinde olan USD/TL kuru bayram öncesi arefe günü 2,3070 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Doların yukardaki endeks grafiğinden de görüleceği üzere hafif de olsa gevşemesi ve FED’in 16-17 Eylül tarihinde düzenlenen toplantıya yönelik tutanaklarda hızla değer kazanan dolardan duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi, doların bir miktar da olsa değer kaybetmesine neden oldu. TL’de yılsonu bilanço makyajlama veya yıl sonu iyimserliği olarak algılanan sürecin yaşanması durumunda USD/TL kurunda 2,25 seviyesinin altına doğru bir harekete ihtimal tanımaya başlıyoruz. Kısa vadede 2,20 – 2,25 bandına doğru oluşacak bir gevşenme orta ve uzun vadeli risklere paralel döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcılar tarafından fırsat olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 

Bugün içerde açıklanacak cari açık verisi günün en önemli verisi olarak takip edilecektir (bekneti cari dengenin Ağustos ayında -2,6 milyar dolar açık vermesi yönünde)

Emtialar – Kuzey Denizi Petrolü Brent

 

31 Aralık tarihinde kabaca 2,1450 seviyesinden olan USD/TL kurunun bugün yine kabaca 2,28 olduğu düşünülürse, kurda yükselişin yaklaşık % 6 olduğunu söyleyebiliriz. Benzer tarihlerde kuzey denizi petrolu brentin varil fiyati 110 dolardan 87 dolara düştüğünü ve düşüsün % 21 olduğunu da not edelim. FED’den beklenen faiz artırımı, fiyati dolar olarak kote edilen emtialarda satiş baskısı kurarken, küresel olarak düşük büyüme trendi de petrole olan talebi tüm jeopolitik risklere rağmen azalttığını görüyoruz.

Emtialar – Altın

 

Tırmanan tüm jeopolitik risklere rağmen altının son dönemlerde talep görmediğini söyleyebiliriz. Güvenli liman olarak ve enflasyona karşı sigorta olarak görülen altın FED’den beklenen faiz artırımı ve bol ve ucuz para döneminin bitiyor olmasından negatif etilenmeye devam ediyor. Altının uzun vadeli bir yatırm aracı olduğunu unutmamak gerekiyor. Aşağıda 1,180 seviyesi önem arz ediyor.