Beklentiler düzeyinde gelen ABD enflasyon verisi küresel risk iştahını artırdı
USD/TL kuru son 5 haftanın en düşüğü olan 2,1050 seviyesini gerilerken, EUR/USD’deki geri çekilmenin de yardımı ile EUR/TL kuru 2,83 seviyelerine çekildi
Bayram tatili ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde TL yönünde artan pozisyonların ve var olan aşırı likiditenin TL’yi kısa bir süre daha destekleyeceğini düşünüyoruz
USD/TL kurunda görülmesi durumunda 2,08 – 2,10 aralığı riskli pozisyonların kapatılması / azaltılması yönünde kollanabileceği görüşümüzü yineliyoruz
Dün günün ikinci yarısında açıklanan ABD Haziran ayı enflasyon verisine kadar göreceli olarak sakin bir seyir izleyen Türk mali piyasaları, ABD verisi ile birlikte günün ikinci yarısında iyimserlik dozunu artırdı. ABD’de açıklanan TÜFE enflasyonu FED’in para politikasına etki edebileceği için piyasalar tarafından önemle takip edildi. Hatırlanacağı üzere Mayıs ayında beklentileri aşan enflasyon piyasaların dikkatini çekmiş, FED’in gevşek para politikasından çıkışı / faiz artırımını öne alabileceği beklentisini uyandırarak kısa bir süreliğine de olsa satış baskısı yaratmıştı. Dün açıklanan Haziran ayı TÜFE verisi ise tahminlere paralel sonuçlanırken (manşet enflasyon % 0,3 ile beklentilerin düzeyinde artarken, çekirdek enflasyon ise % 0,1 ile beklentilerin altında yükseldi) piyasalarda var olan olumlu hava da benzer bir şekilde bol likiditenin de yardımı ile kendini özellikle yüksek getiri sunan gelişmekte olan ülke para birimlerinde hissetirdi. Bu bağlamda dün Rusya, Brezilya, G. Afrika ve Türkiye para birimleri dolar karşısında değer kazanırken, özelikle USD/TL kuru dün de bültenimizde söz ettiğimiz üzere başta Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik olarak TL leyhine alınan pozisyonların da yardımı ile bir miktar pozitif ayrıştı. Uzun bir süredir 100 ve 200 günlük ortalamaların arasında sıkışan kur, dün neredeyse son 1 ayın en düşük seviyesine olan 2,1050 seviyesine varan bir gerileme kaydetti. Borsa cephesi günü hafif yükseliş 82,530 seviyesinden tamamlarken, faiz cephesinde ise gösterge faiz günü % 8,20 seviyesinde tamamladı. Borsada olası yükselişlerin devam etmesi durumunda 84,880 seviyesine kadar bir yükseliş yaşanma ihtimali bulunuyor. Faiz cephesinde ise % 8 seviyesinin altın şu anda pek anlamlı bulmuyoruz.
Şu anda piyasalarda var olan aşırı likidite dün de bültenimizde söz ettiğimiz üzere orta vadeli riskleri göz ardı edip kısa vadede özellikle yüksek getiri potansiyeli sunan özellikle Brezilya ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülke para birimlerine park ediyor. Her ne kadar jeopolitik risk algılamalarında bozulma yaşansa da, Rusya’dan yaşanan karmaşa nedeniyle portöy yöneticilerinin Rus varlıkları yerine Türk varlıkları portföylerine dahil etmeleri, gerileyen petrol fiyaltarının Türkiye’nin cari açık ve enflasyonla olan savaşına katkı koyacağı beklentisi, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin siyasi itikrarsızlığa işaret etmeyeceği beklentisi ve herşeyden önemlisi şu anda ABD Merkez Bankası’nın güvercin uslubunun koruyarak piyasaları ürkütmek istememesinin de yardımı ile para kazanma arzusu içinde olan yurtdışı kaynaklı fon girişleri özellikle uzun bayram tatili öncesinde (TL faizin cazibesi) TL ve TL cinsi yatırım araçlarına yönelik pozisyonlarını artırmaya devam ediyor. ABD’de Ekim ayı ile birlikte tahvil alım programının biteceği beklentisinden ve bununla birlikte ilk faiz artışının 2015 yılının ikinci çeyreğinde geleceği beklentisi göz ardı ediliyor. FED’in son bahar ile birlikte piyasaları yavaş da olsa faiz artırımına alıştırmaya başlayacağını, her ne kadar faiz artırımının bebek adımları ile olacağı beklense de, ABD Merkez Bankası’nın faiz artırım yönünde politika değişiklik sinayli verimesi piyasaları var olan aşırı likidite sarhoşluğundan uyandırarak kendilerine gelmesini sağlayabilir. Böyle bir sinyal karşısında faiz indirimi ile koruma kalkanı zayıflayan TL’nin ciddi anlamda hırpalanabileceğinden endişe ediyoruz. Dünyada enflasyonun 0 düzeyine yakın olduğu bir ortamda Türkiye’nin neredeyse çift hane enflasyon vermesi; dünayda enflasyonun kıpırdamaya başladığı dönemlerde nasıl bir seyir alacak merak ediyoruz. Bu görüşümüzden hareketle, şu anda var olan aşırı likitenin yardımı ile olaki kurda yine 2,08 – 2,10 aralığı gibi seviyeler görülürse, riskli pozisyonların azaltıması anlamında mevcut seviyelerin kollanabileceği yönündeki görüşümüzü korumaya devam ediyoruz.
Dün ABD’de açıklanan enflasyon verileri ardıdan EUR/USD paritesi 1,3520 seviyesinde daha fazla tutunamayarak 1,3450 seviyesine varan bir düşüş kaydetti. Hatırlanacağı üzere ECB’nin Avrupa’yı dezenflasyon sürecinden kurtarmak adına iki ay önceki PPK toplantısında gevşek para politikası yönünde adım atarak paritenin 1,40 seviyesinden 1,35 seviyesine kadar gerilemesine neden olmuştu. Dün USD/TL kurunun gerilediği, benzer bir şekilde EUR/USD paritesinin de gerileme kaydettiği bir günde EUR/TL kuru da 2,83 seviyesine varan bir geri çekilme yaşadı. EUR almak ihtiyacı içinde olan yatırımcıların 2,81 – 2,82 aralığını (Aralık 2013’den beri görülen en düşük seviye) yakından takip edebilir. Sterlin cephesinde ise İngiltere Merkez Bankasın’dan beklenen faiz artırımı nedeniyle güçlü seyrin korunmaya devam ettiğini görüyoruz.
ABD borsalarının geceyi yükselişle tamamlaması ardından yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında ılımlı bir seyir görülüyor. Avrupa borsalarının da güne iyimser bir başlangıç yapacağını düşünüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün sabah saatlerinde açıklanacak İngiltere Merkez Bankası’nın bir önceki faiz toplantısına ait tutanaklar, ileriye dönük faiz artırım sinyalleri açısından yakından takip edilebilir. USD/TL kurunun güne 2,1050 , EUR/TL 2,83 , GBP/TL 3,59, Sepet kurun ise 2,4685, XAU/TL (altın gram) 88,25 , XAG/TL (gümüş gram) 1,4150 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.
































