Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Karman çorman bir haftayı çok şükür tamamlıyoruz. Küresel mali piyasaların Çarşamba günü izlediği seyir eminim ki tarihe not düşülecektir. Küresel mali piyasalarda son haftalarda hakim olan büyümeye yönelik  endişeler ile Çarşamba günü ABD’de açıklanan ve beklentinin üç katı kadar zayıf gelen perakende satışlar verisi birleşince, panik satışlarının küresel piyasalarda birden çok enstrümanda ciddi anlamda volatilite yarattığını görüyoruz. Hatırlamak gerekirse 16/17 Eylül tarihinde açıklanan FED FOMC (Federal Açık Piyasa Kurulu) toplantısı ardından bazı üyüler son dönemlerde faiz artırım beklentileri nedeniyle oldukça güçlenen doların zayıf bir büyüme içinde olan bir çok ülkeyi negatif etkileyebileceğini, bunun da tekrar nazik bir toparlanma içinde olan ABD ekonomisine sekte vurabileceğini yüksek sesle tartışılmaya başladı. Halihazırda kıta Avrupası, Japonya, Çin ve gelişmekte olan ülkelerin bazılarına hakim olan büyüme kaygılarının ABD yetkilierinden gelen endişlerle birleşmesi acaba küresel bir yavaşlama mı başlıyor korkusunu piyasaların ana teması haline getirdi. İlk etapta hisse senedi piyasaarından sert çıkışların etkili olduğunu görürken, güvenli liman olan ABD ve Almaya devlet tahvillerinin ise ciddi talep ile tarihi düşük seviyelere gerilediğini görüyoruz. Dün ülke bazında hisse senedi detaylarını verdiğim için bugün daha büyük resme konsantre olmak istiyorum. Önde gelen hisse senedi endeksleri 2014 yılı kazançlarının tamamını geri verip eksiye geçerken, düşük büyümenin petrole olan talebi azaltacağı beklentisi özellikle petrol fiyatlarında ciddi sayılabilecek bir çöküşü de beraberinde getirdi. Çok kısa bir süre önce Rusya-Ukrayna arasındaki gerginliğin zirve yapması ile kuzey denizi petrolü Brent’in varil fiyatının da 115 dolara yükselmesi ardından dün 82 dolar seviyesine gerilemesi dikkate alınması gereken bir unsur. Bu kadar kısa bir sürede yaklaşık % 29 gerileyen petrol fiyatının elbette petrol ithal eden ve ihraç eden ülke para birimlerine de olumlu / olumusz etki yapması kaçınılmaz görünüyor. Gelişmekte olan ülkeler kapsamında enerji ihraç eden Rusya’nın para birimi Ruble son olumsuz; Türkiye gibi petrol ithal eden ülkelerde ise olumlu yansımalar yaratacaktır. Temmuz başında dolar karşısında 34 seviyesinde olan Ruble dün 41 seviyesine dayanarak % 20 değer kaybederken; söz konusu tarih aralığında TL’deki kaybın % 5 civarında olduğunu görüyoruz.

FED’in 16/17 Eylül tarihlerinde düzenlediği olağan toplantısı ardından dünya piyasaları için barometre olarak takip edilen 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi % 2,65 seviyesine yükselmişti. Söz konusu toplantı ardından yavaş yavaş başlayan dolardaki güçlenme ve akabinde büyüme endişeleri ile kademeli olarak gerileyen tahvil faizleri Çarşamba gününe % 2,20 seviyesinden başladı. Öğleden sonra açıklanan perakende satışların ekonomide zayfılamaya işaret ettiği yönünde güçlenen beklentiler ADB borsalarında panik satışlarını tetiklerken, ABD 10 yıllık devlet tahvilerinin getirisi de % 1,85 seviyesine kadar hızla geriledi. Söz konusu geri çekilmenin panik işlemleri ile çok kısa bir sürede olduğu ve piyasada derinliğin birden kaybolması ile bir çok alternatif enstrümanın da fiyatında sert bir volatilite yaşandığını gördük.

Dün sabah bütün bu gerginliğe paralel küresel piyasalar haliyle güne temkinli bir başlangıç yaptı. ABD tahvil faizinin gerilemesi ile tepki alımlarına sahne olan EUR/USD paritesi 1,28 seviyesinin üzerinde yön ararken, gelişmekte olan ülke para birimleri tırmanan belirsizliğe paralel günün ilk yarısında satıcılı bir seyir izledi. Ancak gün içinde her telden çalan ABD FED Başkanlarından gelen açıklamalar piyasalarda her iki yöne de dalgalanmanın yaşanmasına neden oldu. ABD hisseleri St. Louis Fed Başkanı Bullard’ın enflasyon beklentilerindeki düşüşü engellemek için parasal genişlemeden çıkışın ertelenmesinin düşünülmesi gerektiği yönündeki yorumlarının ardından erken saatlerdeki kayıplarından toparlandı. Minneapolis FED Başkanı Kocherlakota, işgücü piyasasının hala tam istihdamdan uzak olduğu vurgulayarak, FED'in işsizlikle mücadele eden Amerikalılar için daha fazlasını yapabileceği söyledi. Konuşmasında "Hala tam istihdamın altındayız. Yapabileceğimiz daha çok şey var" diyen Kocherlakota, Fed'in faiz artırımına 2015 yılında başlanmasının "uygunsuz" olacağı uyarısını yaptı. Philadelphia Başkanı Plosser ise düşük faiz oranının enflasyonu tetikleyeceğini öne sürerek, faiz oranlarının mümkün olduğunca erken artırılmasının daha iyi olacağını savudu. Netice itibarı ile dansöz misali FED’in de tam olarak mutabakata varamadığı faiz artırım sürecine yönelik zayıf piyasa rehberliği küresel piyasalarda haliyle belirsizliği daha da artırıyor.

Türk mali piyasaları, Çarşamba akşamı ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde görülen panik işlemler ile gece geç saatlerde elektronik işlemlerde 2,2850 seviyesini test etti. Dün gün içerisinde de bu seviyenin tekrar test edildiğine şahit olduk. Ancak, havanın günün ikinci yarısında ılımlıya dönmesi ardından USD/TL’nin de 2,26 seviyelerinde denge bulduğunu görüyoruz. EUR/USD paritesinde 1,2750 seviyesinin üzerinde gecelik kapanış yaşandığını not etmek gerekiyor. Havanın tekrar olumsuza dönmemesi kaydı ile paritede 1,2910 – 1,30 aralığına doğru tepki yükselişine imkan tanımaya devam ediyoruz. Beklentimizin gerçekleşmesi durumunda USD/TL kurunda da 2,25 seviyesinin altında doğru bir sarkma görebileceğimizi yinelemek isteriz. Petrol fiyatlarında düşüşün Türkiye ekonomisi için olumlu bir gelişme olduğunu göz ardı etmeyelim. Kurun 2,20-2,25 aralığına geri çekilmesi orta vadeli risklerin kapatılması anlamında kollanması gerektiğinin altının bir kez daha çizmek isteriz.

ABD borsaları kabus gibi geçen Çarşmaba gecesi ardından dün geceyi yatay tamamladı. Yeni gün başlangıcında Asya cepheisnde satıcılı bir seyir görüyoruz. Gün içinde ABD ve Almanya tahvillerinin getirileri piyasalara ışık tutacaktır (bakınız aşağıdaki grafik). FED'in bir bazı üylerinin güvercin usluplerini artırması Türk mali piyasaları açısından önemli bir gelişme. Yukarda da belirttiğimiz üzere USD/TL kurunda iç kaynaklı tansiyonun tırmanmaması durumunda 2,20 – 2,25 aralığına doğru bir hareket göz ardı edilmemelidir. Mali piyasaların gündemde bugün ABD'de açıklanacak tüketici güven endeksi, konut başlangıç istatistikleri ve FED Başkanı Yellen'in konuşması yakından takip edilecektir. USD/TL kurunun güne 2,2625 , EUR/TL 2,8950 , GBP/TL 3,6350 , Sepet kurun ise 2,58 , XAU/TL (altın gram) 90 , XAG/TL (gümüş gram) 1,2670 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.