Jeopolotik riskler korunmaya devam ederken küresel piyasalar bol likiditenin yarattığı morfin etkisi ile kısa vadeli riskleri görmezden gelmeye devam ediyor
ABD’de TSİ 15:30’da açıklanacak enflasyon verileri önemle takip edilecektir
Bayram tatili ve Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde TL yönünde pozisyonların artmaya başladığını görüyoruz
USD/TL kurunda görülmesi durumunda 2,08 – 2,11 aralığı riskli pozisyonların kapatılması / azaltılması yönünde kollanabilir
Türk mali piyasalarında dün göreceli olarak iyimser bir seyir kaydetti. USD/TL kuru geride bıraktığımız hafta Rusya – Ukrayna arasından yeniden tırmanan gerginlik ve bu bağlamda düşürülen uçaklar ve akabinde İsrail’in Gazze’ye kara harekatı başlatması ile birlikte tırmanan jeopolotik risklere paralel 2,1430 seviyelerine varan bir yükseliş kaydetmesi ardından haftanın ilk gününde olduğu üzere dün de kademeli bir şekilde gerilemeye devam etti. Yaklaşan uzun bayram tatili öncesinde TL’nin getiri avantajı nedeniyle yabancı kaynaklı TL alımlarının TL cinsi yatırım araçları üzerinde etkili olduğuna şahit oluyoruz. Borsa İstanbul önemli bir direnç seviyesi olarak görülen 80,500 seviyesinin üzerine tırmanışı ardından dün 83bin seviyesini test etse de bu seviyenin üzerine yükseliş kaydetmede başarılı olmadı. Yabancı yatırımcıların 10 Ağustos tarihinde düzenlenecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik pozisyon almaya başladıklarına yönelik artan inanışlar, yukarda da bahsettiğimiz üzere haftasonu ile de birleşince göreceli olarak uzun sayılabilecek bayram tatilinin TL’nin sunmuş olduğu yüksek getiri ile birleşmesi, USD/TL kurunun gelişmekte olan ülke para birimlerine nazaran daha olumlu bir görünüm izleyerek dün 2,1170 seviyesine varan bir gerileme kaydetmesine neden oldu. Yabancı yatırımcıların siyasi istikrarın Cumhurbaşkanlığına Başbakan Erdoğan’ın seçilmesi ile devam edeceğine hatta seçimin ilk turunda sorunsuz bir şekilde seçileceğine yönelik inanışlar etkili oluyor. Özetlemek gerekirse: (1) Cumhurbaşkanlığı seçiminin sorunsuz atlatılacağı ve Başbakan Erdoğan’ın ilk turda kazanacağı beklentisi (2) uzun sayılabilecek bayram tatili öncesi TL’ye yönelik pozisyonların getiri avantajı nedeniyle artıyor olması (3) Rusya-Ukrayna arasında devam eden gerginliğe paralel Rusya’dan çıkan paranın Türkiye’ye yöneldiği yönünde artan inanışlar (4) IŞID krizi ile 116 dolar seviyesine tırmanan petrolün varil fiyatının yeniden 104 dolar seviyesine gerilemesi (net enerji ithalatçısı olan Türkiye açısından enflasyon ve cari açıkla savaşa bakımından önem arz ediyor) (5) TCMB’nin konjonktürün bol likidite ile beslendiği bu ortamda faiz indrimi ile bono ve hisse senedi piyasasının cazibesini dolaylı da olsa artırması (6) ECB’nin dezenflasyon sürecine karşı atmış olduğu adımların ana ihracat pazarımız olan Avrupa’nın kıprıdanmasına ve bunun da Türkiye’nin ihracatına katı koyacağı beklentisi Türk mali piyasalarında yaşanan olumlu senaryonun arkasında yatan ana nedenler olarak ön plana çıkıyor. Madalyonun diğer tarafından baktığımızda ise her ne kadar bol likiditenin yatatmış olduğu morfin etkisi kısa vadeli risklerin göz ardı edilmesine ve getiri peşinde koşan paranın kısa vadede yarattığı tahribatı göz ardı edilemesine neden olasa da, bültenlerimizde sıklıkla değindiğimiz üzere bugün var olan bol likidite koşullarının 2015 başında yavaş yavaş azalacağı hatta bir noktada sıkı para politikasına geçiş ile birlikte işlerin oldukça zorlaşacağı, FED’in faiz artırımı ile TCMB’nin de kaçınılmaz bir şekilde faizleri artırmak zorunda kalacağına ve TL’nin satış baskısına yeniden maruz kalabileceğinden endişe ediyoruz. TCMB’nin faiz artırımında oldukça geç davranması, hatta aspirin tedavisini uygulamadığı için yüksek dozajlı antibiyotik tedavisine adeta geçerek 28 Ocak ara PPK toplantısı ile faiz oranlarını önden yüklemeli bir şekilde artırması ardından son 3 toplantısında toplam 175 baz puan politika faizinde indirime gittiğini görüyoruz.
Enflasyon cephesinde ise gerek manşet ve çekirdek enflasyon gerçekleşmeleri, gerekse uzun vadeli beklentiler maalesef pek iç açıcı değil. 12 aylık enflasyon beklentileri % 7,3 ; 24 aylık beklentiler ise % 6,7 seviyesinde. TCMB 2014 enflasyon tahminin % 8’in altında ; orta vadeli hedefi ise % 5 olduğu düşünülürse, piyasa bekentisi ile TCMB hedefi arasında ciddi farklılıkları oluştuğunu görüyoruz (yıllık enflasyon şu an % 9,16 seviyesinde). Enflasyondaki bu seyre rağmen büyüme tarafında var olan endişe ve dünyada şu anda var olan aşırı likiditenin ve elbette siyasi cenahtan gelen faiz indirim yönündeki baskılara paralel TCMB’nin Ağustos toplantısında da faiz indirimine devam edebileceğine ihtimal veriyoruz.
Bayram tatili sonrasında dikkatler 10 Ağustos tarihinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çevrilecektir. Seçimlere yönelik yukarda da belirttiğimiz üzere piyasaların ana senaryosu Başbakan Erdoğan’ın köşke çıkacağı üzere kurulmuş durumda. Beklentinin gerçekleşmesi durumunda partinin bayrak yarışında kime emanet edlileceği ve ekonomik mucizenin minarlarının yerine ekonomi yönetiminin kimlere devredileceği yönünde soru işaretleri 2015 Haziran genel seçimleri öncesinde piyasaları yeniden temkinli bir moda itebilir. Bu nedenle iç siyasi gündemin ısınacağı Ağustos ayı Türk mali piyasaları açısından önem arz ediyor.
Yeni gün başlangıcında Asya cephesinde iyimser bir seyir görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası % 1 civarında yukarda işlem görüyor. Mali piyasaların gündeminde bugün TSİ15:30’da ABD’de açıklanacak olan önemli enflasyon verileri yakından takip edilecektir. FED’in para politikası açısından önemle takip ettiği manşet TÜFE enflasyonu (beklenti: aylık bazda % 0,3 ; yıllık bazda ise % 2,1) ; çekirdek enflasyon (beklenti: aylık bazda % 0,2 ; yıllık bazda ise % 2,0) günün en önemli verisi olarak takip edilecektir. Enflasyon verisinin beklentilerin altında kalması piyasalarda var olan iyimserliği daha da artırabilir. Enfasyonun beklenti değerlerinin üzerine gelmesi ise FED’in para politikası duruşunu etkileyebileceğini düşünüyoruz ki böyle bir gerçekleşme bir miktar satış baskısı yaratabilir.
USD/TL kurunda iyimser hava ile birlikte kurda aşağı doğru hareket yavaş da olsa devam ediyor. Orta vadeli döviz ihtiyaçları için 2,10-2,11 aralığının veya iyimserliğin artması ve olaki görülmesi durumunda 2,08-2,10 aralığının kalıcı bir seviye olmayacağı ve bu seviyelerin altını çizerek görülmesi durumunda riskli pozisyonların kapatılması / azaltılması, orta vadeli döviz ihtiyaçları için kollanması gerektiği yönünde görüşümüzü koruyoruz. USD/TL kurunun güne 2,1170 , EUR/TL 2,8625 , GBP/TL 3,6150, Sepet kurun ise 2,49, XAU/TL (altın gram) 89 , XAG/TL (gümüş gram) 1,42 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.
































