Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

ABD’de açıklanacak istihdam raporu günün bir numaralı gündem maddesi olarak takip edilecektir (beklenti: istihdam artışı +230bin ve işsizlik oranı % 5,8)

Avrupa Merkez Bankası (ECB) parasal genişlemeyi 2015 yılına ötelerken, EUR/USD pariteside kısmı düzeltme yaşanıyor

Ancak, EUR’da düzeltmenin sınırlı kalacağını ve EUR’nun 1,20 seviyesini hedeflemeye devam edeceğini düşünüyoruz

Yılsonuna yaklaşırken piyasalarda yavaş yavaş hacmin azalmasını bekliyoruz…

Dün gözler Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) olağan faiz toplantısında idi. ECB Başkanı Draghi Euro bölgesi ekonomisini canlandıracak yeni önlemleri yeni yılda tartışacaklarını söylerken, politika faizini de rekor düşük seviye olan % 0,05 düzeyinde tuttu. ECB’nin para basarak devlet tahvili satın alma gibi yeni önlemlerin hayata geçirilmesi konusunda fikir birliğinin olduğunu söylerken, ECB bilançosunu 2012 yılındaki seviyelere getirme arzusunda olduklarını yineledi. ECB halihazırda ticari bankalar ve diğer özel sektör işletmelerinden varlık satın alarak ekonomiye nakit para sağlıyor. ECB’nin şu anda Almaya’nın karşı çıkmasına rağmen devlet tahvili alma konusunu tartışdığını anlıyoruz. Keza, ECB dünkü toplantısında, gerekmesi halinde, geleneksel olmayan yeni genişleyici adımlara gidebileceğine dair sözlü yönlendirmesini de kuvvetlendirdiğini görüyoruz. Draghi gelecek yıl için euro bölgesinde ekonomik büyüme beklentisini Eylül ayında açıkladığı % 1,6 seviyesinden yüzde 1'e indirirken, enflasyon tahminini ise % 1,1 düzeyinden % 0,7'ye indirdi. EUR/USD paritesinin toplantı öncesinde test ettiği son 2 yılın en düşük seviyesi olan 1,23’den toplantı sonrası kademeli olarak 1,2450 seviyelerine yükseldiğini görüyoruz. Piyasa dünkü toplantıda ek genişleme yönünde adım atılacağı beklentisinin gerçekleşmemesi üzerine EUR’da tepki hareketi görüyoruz. Ancak dediğimiz gibi hareketin tepki boyutunu geçemeyeceği ve EUR’nun 1,20 seviyesini hedeflemeye devam edeceğini düşünüyoruz.

Dün ECB toplantısı ardından TL’nin değer kazandığını gördük. Yeni önlemlerin gelecek yıl değerlendirileceği yönünde açıklama, USD/TL kurunu 2,2430 seviyesinden kademeli olarak 2,23 seviyesine itti. Avrupa Merkez Bankası’nın devlet tahvili alımı yönünde net bir sinyal vermemesi EUR’da yükselişe neden olurken, TL ve TL cinsi yatırım araçları da günü değer kazancı ile tamamladığını söyleyebiliriz. Tahvil ve bono piyasasında hafta başı % 7,30’lu seviyelere gerileyerek Temmuz 2013'ten bu yana en düşük seviyeye gerileyen 16 Kasım 2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi bir önceki gün % 8 seviyesini test etmesi ardından dün yeniden % 7,50 seviyesine geriledi. Benzer bir şekilde Borsa Istanbulun’da günü değer kazancı ile 86,234 puan seviyesinden tamamladığını görüyoruz.

Yeni gün başlangıcında Asya cephesinde ılımlı havanın korunduğunu görüyoruz. Japon Yeni dolar karşısında 120 seviyesine gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine çekildi. Yen’deki değer kaybının ihracatçı Japon şirketlerine destek olacağı beklentisi ile Asya cephesinde borsaların artıda işlem görmeye devam ettiklerini görüyoruz. Bugün Baa3 ile yatırım yapılabilir en düşük seviyede Türkiye'yi değerlendiren Moody's gözden geçirmesi takip edilecek. Nisan ayında Türkiye'nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çeviren Moodys’den herhangi bir değişiklik beklenmezken, olası bir şekilde görünümün durağana yükseltilmesi süpriz olarak karşılanacaktır. Günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak resmi istihdam raporu günün en önemli gelişmesi olarak takip edilecektir. Tarım dışı sektröde Kasım ayında 230 bin kişinin istihdam edildiği ve işsizlik oranının % 5,8 seviyesine gerileyeceği bekleniyor. Verinin beklentilerden güçlü gelmesi doların elini daha da kuvvetlendirebilir ancak kötü hava şartları nedeniyle verinin bekleniden daha zayıf gelebileceği tahmin ediliyor. Veriye kadar göreceli olarak sakin, veri ardından ise verinin işaret ettiği yöne doğru bir hareket görebiliriz. Türk Lirası için temkinli iyimser modumuzu koruyoruz. TL’nin sepet karşısında küresel anlamda talep gören dolara karşı daha iyi bir performans izlemeye devam edeceğini düşünüyoruz.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

Ø  Petrol fiyatlarında düşük seyir devam ediyor…65 dolar/varil fiyatında bulunan teknik seviyeye adım adım yaklaşıyoruz

Petrolün varil fiyatı Haziran ayında $115 seviyesinden $70 seviyesinin altına inerek neredeyse % 40 değer kaybetmesi haliyle beklentilerin de değişmesine neden oldu. Petroldeki düşüşün arkasında yavaş büyüme ve enerjiye olan düşük talep ana neden olarak görülürken, elbette OPEC’in talepten daha fazla üretimi de göz ardı edilmemelidir. Hatırlanacağı üzere günlük 90 milyon varil petrol üretiminin 1/3 OPEC ülkeleri tarafından yapılıyor. Diğer tarafan ABD’nin petrol üretimini 20,000 yeni kuyu kazarak günlük 9 milyon varile yükseltmesi ve piyasada söz sahibi olması petrol konusunda yaşanan sert rekabeti ve fiyatlarının gerilemesini de açıklamaya başladı. Şu anda kimse piyasa payını azaltmak istemiyor (bakkalda rafınızı boşaltırsanız biri elbette o boşluğu doldurur prensibinden hareketle üretim kesintisi görmüyoruz). Petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün üreticiden tüketiciye kabaca $1,3 trilyon aktaracağı tahmin ediliyor.

Enerji fiyatlarında rekabetin devam etmesi durumunda bazı analistler petrolün 2009 yılında görülen $ 35-40 seviyesine kadar gerileyebileceğini tahmin ediyor ki böyle bir durum küresel anlamda büyüyememe senaryosunu ön plana çıkararak piyasalarda sert bir satış baskısına da beraberinde getirecektir.

Ø  TCMB verilerine göre TL değer kazandı

TÜFE bazlı reef efektif döviz kuru son 16 ayın en yüksek seviyesine yükseldi.

Denklemde reel efektif kurun artışı TL’nin reel olarak değer kazandığını, diğer bir anlatımla Türk mallarının yabancı mallar cinsinden fiyatının arttığını göstermektedir.