Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Bir hafta sonra açıklamada bulunan Moody’s Türk mali piyasalarında satış baskısı kurdu

 

Rusya – Ukrayna ekseninde yeniden tırmanan jeopolitik risk küresel piyasalarda etkili oluyor

 

Güvenli liman olarak görülen ABD 10 yıllık devlet tahvilleri % 2,30 seviyesine gerileyerek son 14 ayın dibini gördü

 

USD/TL kurunda 2,08 – 2,15 aralığında uzunca süredir korunan bant, 2,15 – 2,1870 aralığına taşındı.

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Haftanın son iş günü Türk mali piyasaları oldukça dalgalı bir seyir izledi. İçerde devam eden siyasi belirsizlik, Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’den gelen ve tatsız sayılacak açıklamalar ve gün sonu jeopolitik riskin yeniden tırmanması TL ve TL cinsi yatırım araçları üzerinde satış baskısı kurdu. Güne göreceli olarak sakin bir başlangıç yapan ve 2,15’li seviyelerde salınan USD/TL kuru, gün içinde son günlerde olduğu üzere yine satış baskısına boyun eğerek günün son işlem saatlerinde 2,18 seviyesini test etti. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Cuma günü rutin gözden geçirme bağlamında herhangi bir açıklama yapmayan Moody’s, tıpkı diğer bir kredi derecelendirme kuruluşu Fitch gibi politik belirsizlik, merkez bankası bağımsızlığı ve Irak’a azalan ihracatın cari açıkla mücadeleye sekte vuracağı beklentisinden hareketle Cuma günü bir dizi uyarılarda bulundu. Moody’s’in rutin değerlendirme kapsamında açıklamada bulunmayarak 1 hafta sonra açıklamada bulunması günün ilk yarısında ılımlı havayı temkimliye döndürerek TL üzerinde baskı kurdu. Hatırlanacağı üzere geride bıraktığımız haftanın ikinci yarısında gelişmiş ekonomilerden gelen büyüme yönünde verilerin zayıf tarafta kalması, gelişmekte olan ülke para birimlerine alım etkisi yaratırken, Cuma günü gerek Türkiye’nin iç siyasi problemleri, gerekse rating kuruluşlarından gelen not / görünüm indirimi kokan açıklamaların yarattığı negatif havaya ilave olarak Ukrayna topraklarına giren Rus zırhlı araç konvoyuna Ukrayna’nın topçu ateşi ile cevap vermesi jeopolitik risk kapsamında nerdeyse tüm piyasaları negatif etkiledi. Türkiye'ye yönelik risk algısının göreceli olarak iyi olmadığı bir zaman diliminde artan tansiyon döviz piyasasının yanısıra faiz ve kur cephesinde de etkili oldu. Gösterge tahvilin faizi % 9,36’lı seviyelerden günü tamamlarken, Borsa İstanbul ise günü % 1, haftayı ise (seçim sonrası) % 3,2 düşüşle tamamladı.

 

Önümüzdeki hafta ABD’nin Jakson Hole kasabasında küresel merkez bankası başkanlarının katılımı ile düzenlenecek toplantı yaklaşırken piyasalarda da heyecanlı bekleyişin devam ettiğini görüyoruz. Hatırlanacağı üzere FED’in bir önceki Başkanı Bernanke üçünü tahvil alım programını söz konusu toplantıda devreye alması haliyle toplantıya atfedilen önemin de artamasına neden oldu. Bu bağlamada önümüzdeki hafta düzenlenecek toplantıda FED Başkanı Yellen’in nasıl bir politika duruşu sergileyeceği merak ediliyor. Geride bıraktığımız hafta gelişmiş ekonomilerde açıklanan büyüme yönünde verilere bakılırsa, havanın gelişmiş ekonomilerde de pek parlak olmadığını görüyoruz.

 

Mahfi Eğilmez hocamızın haftasonu kendi bloğunda yayımladığı “Gelişmiş Dünyada Durum Parlak Değil” başlıklı yazıya küçük ilaveler yapmak istiyorum.

 

Kaynak: Reuters

 

Japonya Merkez Bankası’nın büyümeyi teşvik edici politikalar izlemesine rağmen yıllık ve çeyreksel büyümenin negatif tarafta kalamaya devam ettiği görülüyor.

Avrupa’nın lokomotifi olan Almanya’nın yıllıklandırılmış büyümesi % 2.4 olarak gerçekleşirken, ilk çeyreğe nazaran ikinci çeyrek büyümesi % – 0.2 oranında gerçekleşerek Almanya’nın da küçüldüğünü işaret ediyor.

İkinci çeyrekte % 0 büyüyen Fransa ve % – 0.2 küçülen İtalya Avrupa’da işlerin iyi gitmediğine işaret ediyor.

Euro Bölgesinin de büyüme oranının Avrupa Merkez Bankası’nın tüm çabalarına rağmen % 0 düzeyinde olduğunu görüyoruz.

Faiz artırmaya en yakın iki ülke olarak görülen İngiltere ve ABD’nin ise büyüme anlamında daha diri kaldıklarını not etmek gerekiyor.

 

Küresel finans krizin patlak verdiği 2008 yılına baktığımızda yaklaşık 6 sene geride kalmış görünüyor. Buna rağmen krizden çıkış yönünde halen daha bir çok ülke için sıkıntılı sürecin korunduğu görülüyor. Bu küçük tabloda yer alan temel makroekonomik göstergelerden hareketle önümüzdeki hafta düzenlenecek Jakson Hole toplantısında piyasaları huzursuz edecek bir açıklama gelme ihtimalini zayıf görüyoruz. Umutlar 2015’e taşınmaya başlamış bulunuyor.

 

Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında karmaşlık bir seyir hakim. ABD borsalarının haftayı düşüşle tamamlaması ve tırmanan jepolitik risklere paralel güvenli liman olarak görülen ABD tahvil faizlerinin de % 2.30 seviyesine kadar gerileyerek son 14 ayın dibine indiğini not edelim. EUR/USD paritesinde teknik anlamda bir miktar da olsa yukarı gitme isteği görüyoruz. Görülmesi durumunda 1,3475’li seviyeler yeniden EUR kısa pozisyon açmak için kollanabileceğini düşünüyoruz. İngiltere çeyreksek enflasyon raporunun açıklayan ve sterlinde sert satış baskısına neden olan Başkan Carney’in haftasonu Sunday Times gazetesinde yaptığı açıklamada ilk faiz artırmaya yakın merkez bankası konumunda olduklarına dikkat çekerek sterlindeki aşırı satış baskısını kısmen de olsa azalttığı görülüyor. Mali piyasalarının gündeminde bugün önemli bir veri görünmüyor. USD/TL kurunda 2,08 – 2,15 arasında olan sıkışmanın bant aralığı değiştirerek 2,15 – 2,1870 aralığına sıkışmaya başladığını görüyoruz. Tansiyonun artması durumunda 2,18 – 2,20 aralığına doğru bir hareketi göz ardı etmiyoruz. USD/TL kurunun güne 2,1650 , EUR/TL 2,90 ,  GBP/TL 3,62 , Sepet kurun ise 2,53, XAU/TL (altın gram) 90,50 , XAG/TL (gümüş gram) 1,36 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.