Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Kurun hızlı yükselişine karşı TCMB ilk tepksini Cuma günü gösterdi: Döviz satım ihale miktarı artırılırken, repo yolu ile sağlanan likidite kısıldı

 

TL’deki değer kaybının doların küresel anlamda talep gördüğü bir ortamda devam edeceği ihtimaline daha fazla prim veriyoruz

 

EUR/USD paritesi 1,2750 seviyesini test etmesi ardından ikinci önemli seviye olan 1,2660 seviyesini de test etti

 

Temel ve teknik analiz EUR’da değer kaybının devamına işaret ediyor. Paritede ana trend hızla 1,25 ve ardından 1,20 seviyelerine işaret etse de, kısa bir soluklanma görülebilir

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Geride bıraktığımız haftanın TL ve TL cinsi yatırım araçları için pek de parlak geçtiğini söyleyemeyiz. ABD Merkez Bankası konumunda FED’in kısa bir süre sonra 6 senedir devam ettirdiği gevşek para politikası duruşunu terk edeceği beklentisi, dolarının hemen hemen tüm finansal varlıklara karşı değer kazanmasına neden oluyor. Öte yandan dezenflasyona doğru süreklenen Avrupa ekonomisini sadece zayıf EUR ile çözebileceğini düşünen Avrupa Merkez Bankası’nın da tutumunu “zayıf EUR güçlü dolar” olarak belirlemesi, EUR üzerinde ilave satış baskısı kurmaya başladı. Yurtdışı sermaye akımlarına genellikle ortak sorunları olan cari açığı fonlamak nedeniyle ihtiyaç duyan ve riskli kategorisine giren gelişmekte olan ülkelerde ise satış baskısının daha da belirgin bir hal aldığını görüyoruz. En basitinden ele almak gerekirse, risk iştahının yüksek ve “risk on” modunun devrede olduğu ortamlarda sunduğu yüksek getiri avantajı nedeniyle hızla değer kazanan Türk Lirası, Güney Afrika Randı gibi para birimleri, havanın sertleştiği ve “risk off” moduna geçildiği ortamlarda ise hızla dayak para birimleri olmaya devam ettiklerini görüyoruz. Piyasa tabiri ile “betası” yüksek olan bu ülkeler, doların son dönemlerde değer kazanma sürecinden fazlasıyla nasibini aldı. Eylül ayını tamamlamaya günler kala, ay başında kurun 2,1480 seviyesine nazaran şu anda 2,27 seviyesinde olması, değer kaynbının bu kısa sürede ne kadar keskin olduğuna işaret ediyor. İşte tam bu sürecin ortasında geride bıraktığımız hafta TCMB’nin para politikası duruşunu görmek açısından olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yakıdan takip edildi. TCMB peş peşe 4 aydir devam ettirdiği faiz indirim süreci ardından havanın tatsızlaşmasına paralel bu ayı politika duruşunu değiştirmeden tamamladığını görüyoruz. Bültenlerimizde günlerdir yer verdiğim ve özellikle Havadis gazetesinin haftasonu ekinde detaylı bir şekilde ele aldığım üzere, Türkiye ekonomisinin yapısal açmazlarının ön planda olduğu ve TCMB’nin büyüme ve enflasyon arasından sıkıştığı bu nazik dönemden yara almadan çıkmanın pek de kolay olmayacağını düşünüyorum. Perşembe günü tüm faiz oranlarını sabit bırakan TCMB PPK, Cuma günü kurun yükselişinden rahatsız olduğunu almış olduğu kararlar ile açık bir şekilde ortaya koydu. Bu bağlamda günlük dolar satım ihale miktarı en az 10 milyon dolardan 40 milyon dolara yükseltilirken, günlük repo dönüşününü altında ihale açan TCMB’nin de benzer bir şekilde likiditeyi kıstığını görüyoruz. Gecelik TL faiz % 11,25 seviyesinden işlm görürüken, TCMB’nin de ortalama fonlama maliyeti % 8,60 seviyesine yükseldi. TCMB bu vesile ile fonlama maliyetini yükseltmek koşulu ile TL kulanımını da daha pahalı kılmayı ve kurun yükselişini dizginlemeye çalıştığını görüyoruz. 

 

Yukardaki satırlardan da anlaşılacağı üzere, 2015 yılının özellikle cari açık ve yapısal sorunları olan ve başta kırılganlıkları ön planda kalmaya devam eden ülkeler açısından pek de kolay olmayacağını düşünüyoruz. Kurun ateşi düşer mi gibi soruları dönem dönem değerli okuyucularımızdan alıyoruz. Şu anda kurun ateşlendiğini söylemek pek de mümkün değil! Daha içerisinde bulunduğumuz yılın ilk ayında USD/TL kurunun neredeyse 2,40 seviyesini test ettiğini unutmamak gerekiyor. Çok uzun bir süredir özellikle döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların ihtiyaçlarını ertelememelerini söyleyerek kurda geri çekilmenin alım fırsatı yaratacağının altını çiziyorduk. Halen daha aynı duruşumuzu koruduğumuzu belirtmek isterim.

 

Haftanın son iş günü, TCMB’nin döviz satım ihale miktarını artırıp, likiditeyi kısması ardından USD/TL kuru kısa bir süreliğine 2,25’li seviyelere gerilese de, günü yine benzer bir şekilde kritik ve önemli bir direnç seviyesi olan 2,2650’den tamamladı. TCMB’nin alacağı önlemlerin dolar talebinin önüne geçmesi hele hele içeride ivme kaybı yaşanyan ekonomi nedeniyle pek de mümkün görünmüyor. Kurda 2,2680 seviyesinin üzeri yeni yükselişlerin habercisi olabilir. TL likiditenin kısılması ile gecelik faizlerde görülen yükseliş elbette borsa ve faiz cephesine pek de iyi yansımadı. Son günlerde sert bir şekilde gerileyen Borsa Istanbul, Cuma günü de benzer bir eğilim kaydederek haftayı 74,632 puan seviyesinden tamamladı. Faiz cephesinde ise 13 Temmuz 2016 itfalı iki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi % 9,30’lu seviyelerden Cuma gününü % 9,60 seviyelerine yükselerek tamamladı. 

 

ABD borsalarının Cuma gününü % 1’e yakın yükselişle tamamlaması ardından yeni gün başlangıcında Asya cephesinde karmaşık bir seyir hakim. İhracat odaklı ekonomisi nedneiyle değer kaybeden yen Tokyo borsası % 0,5 yukarıya taşırken, diğer bölge borsalarında ise satış eğilimli bir seyrin hakim olduğunu görüyoruz. Mali piyasaların gündeminde bugün İngiltere’de açıklanacak tüketici kredileri, konut kredileri, Euro bölgesi tüketici güven endeksi, Almanya’da TÜFE enflasyonu, ABD tüketici harcamaları ve enflasyon, bekleyen konut satışları takip edilebilir. Türkiye cephesinde ise TÜİK tarafından açıklanacak tüketici güven endeksi yakından takip edilecektir. USD/TL kurunun güne 2,27, EUR/TL 2,87 , GBP/TL 3,68 , Sepet kurun ise 2,57 , XAU/TL (altın gram) 88,60 , XAG/TL (gümüş gram) 1,2750 seviyelerinden başlamasını bekliyoruz.