Çin’de sabah saatlerinde açıklanan zayıf enflasyon rakamları yeniden deflasyon endişelerini körükledi
ABD’den ise beklenen faiz artırımı piyasalar üzerinde baskı kurmaya devam ediyor
Avrupa Merkez Bankası’nın Aralık ayında atacağı adım EUR üzerinde aşağı yönlü baskı kuruyor
TL ise içerde siyasi gelişmeleri takip edecektir
Dün de belirttiğimiz üzere Türkiye’de hükümet kurulma süreci ve icraatların kalitesi FED kaynaklı baskının derecesini belirleyecektir
Piyasa Özeti ve Yorumu
Manşetlerde de belirttiğimiz üzere geride bıraktığımız Cuma günü en iyi tahminleri bile geride bırakan ABD Çalışma Bakanlığı’nın açıkladığı resmi enflasyon raporu ardından yatırımcıların büyük bir kısmı FED’in 15-16 Aralık toplantısında para politikasını normalleştirmeye başlayacağını düşünüyor. Bu bağlamda, hemen hemen 10 yıldır görmediğimiz faiz artışının piyasalar üzerinde nasıl bir etki yaratacağın da tam olarak kestiremiyoruz. Haliyle, ilk tepkinin riskli varlıklar ve gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde satış baskısı kurmasını bekliyoruz. Ancak, yukarda da belirttiğimiz üzere, Çin cephesinde bu sabah açıklanan ve beklentilerin altında kalan enflasyon ve dahası 44 aydır üst üste negatif gelen (Ekim % – 5,90) üretici enflasyonu ise ABD dışındaki ülkelerde toparlanma sürecinin henüz istenilen düzeyde olmadığına işaret ediyor. Çin kadar uzaklara gitmeyip daha yakın Kıta Avrupasına baktığımızda ise, bir önceki Avrupa Merkez Bankası (ECB) toplantısında Başkan Draghi zayıf enflasyona karşı Aralık ayındaki olağan toplantılarında % – 0,20 olan mevduat faizini daha da aşağıya çekebileceklerini ve hatta tahvil alım programı ile yürütükleri gevşek para politikasının gerek vadesini gerekse tutarını artırabilecekleri yönünde güçlü bir sinyal vererek EUR/USD paritesinin de dolar yönünde oldukça kuvdetlenneisne neden olmuştu. Görüleceği üzere, Çin ve Avrupa kanadında yaşanan sıkıntılı sürece rağmen ABD Merkez Bankasından neredeyse 1 ay sonra faiz artırımı beklemek biraz tuhaf dursa da, FED’in son istihdam verisi ve güçlü alt kalemelerine paralel Aralık ayını pas geçmeyeceğini düşünüyoruz (bizce geç bile kaldılar). Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, faiz artırımı ardından zayıf deniz aşırı ülkelerde oluşacak satış baskısını sınırlamak adına politika metnine faiz artırım sürecinin gerek bebek adımlarla olacağı veya yapılan faiz artırımından sonra FED’in % 0 olan faiz politikasından kurtulup ancak bir sonraki faiz artışının uzun bir zaman sonra yapılacağı yönünde güçlü bir sinyal da vermesini bekliyoruz. Böyle bir gerçekleşme, haliyle negatif olan ilk tepki veya uzun bir süredir piyasaların üzerinde Demokles’in kılıcı gibi duran faiz artırım beklentisinin adeta basınç boşalırcasına üzerinden alabileceğini ve kademeli olarak yerini iyimserliğe de bırakabileceğini düşünüyoruz. Netice itibarı ile bardağın dolu tarafından bakarsak, FED’in 10 yıl ara ardından faiz oranlarını yükseltme potasında olması, gelişen ekonomiler için iyi bir sinyal.
Yurtdışı gündem kısır Çin, ABD ve Avrupa ekonomileri arasında sıkışırken, içerde ise sessiz bir bekleyiş hakim. AKP’nin beklenmeyen seçim zaferi ardından Türk Mali piyasalarında ilk tepki haliyle oldukça iyimser olmuştu. Hatırlanacağı üzere, USD/TL kuru seçim öncesi Cuma günü 2,9150 sevyesinden kapanması ardından seçim sabahı 2,76 seviyesine kadar gerileme kaydetmişti. Benzer bir şekilde borsa cephesinde % 5’i aşan yükseliş ve faiz cephesinde de iyimser bir hava görülmüştü. Bireysel müşteri kaynaklı satışların ardından kurumsal alımlarla geçen geride bıraktığımız hafta ardından dengelenme kademeli olarak yukarı seviyelerde olmuş, ABD istihdam raporu ardından ise önemli bir teknik seviye olan 2,93 seviyesine varan yükseliş (bakınız grafik) yaşanmıştı. Seçim sonrası haliyle oluşan ilk ve olumlu tepki ardından seçim belirsizliğinin gündemden düşmesi, Türkiye’nin 4 yıl boyunca siyaset konuşmayacak olması ve tek parti iktidarından beklenen icraat ile 2,70’li seviyelere doğru kur cephesindeki hareket beklentimiz ABD istihdam raporu ardından belli ki bir müddet gecikeceğe benziyor. Kısa vadede piyasaların konsantrasyonu yurtdışına dönmesi ve Aralık FED faiz artırım beklentilerinin içerdeki gelişmeleri bir müddet de olsa gölgeleyebileceğini düşünüyoruz. Şu anda siyasi tarafa yeni bir haber veya gelişme yok. Meclis Genel Kurulu'nun toplanmasının ardından kabine oluşumuna konsantre olacağız. Piyasalar emniyet subabı olarak gördükleri Babacan ve Şimşek ismimlerini kabinede görmek istiyor. Bu bağlamda kısa vadede hükümetin kurulması ve sonrasında izlenecek politikaların ana belirleyici unsur olacağını; piyasaların arzu ettiği üzere unutulan ekonomiyi yapısal reform ve hukuk ile ayağa kaldıracak tedbirlerin alınması olumlu; Merkez Bankası kredibilitesi ve başkanlık konusundaki gelişmelerin yeniden tartışma unsuru olması ise olumsuz olacaktır.
USD/TL kurunda 2,9270 seviyesinin yön belirleyici olacağını düşünüyoruz
Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, mavi kesik çizgiler ile devam eden trend çizgisi 2,9270 seviyelerinden geçiyor. Dün 2-3 kez test edilmesine rağmen geçilemedi (1 numaralı bölge). Bügün aşağıda 2,9130 seviyesinin test edildiğini görüyoruz (2 numaralı bölge). Bu kısa sıkışma alanı bugün kurun seyrini tayin edecektir. 2,9270 seviyesinin yukarı yönlü aşılması bir sonraki teknik seviye olan 2,96 seviyesini gündeme alabilir. Aşağıya geçilirse 2,90 ve 2,88 seviyelerini konuşacağız.
4 Saatlik Grafik

Kaynak: Reuters
































