Japonya Merkez Bankası’nın da negatif faiz modasına uyduğunu görüyoruz
FED’in bir önceki akşam göreceli güvercin tonu; Çin piyasalarında yaklaşan tatil piyasaları olumlu etkiliyor
Olumlu havanın yardımı ile petrol fiyatlarının da toparlanması, iyimserliğin genele yayılmasına neden oldu
İyimser havanın yardımı ile USD/TL kurunda 2,96 seviyesinin altı test ediliyor
Hızlı yayılan iyimserliğin düzeltmesinin çok da uzak olmayacağını düşünüyoruz
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Sabah saatlerinde Asya cephesinden yayılan iyimserlikle piyasaları güne oldukça pozitif başladığını görüyoruz. Avrupa, Danimarka, İsviçre ve İsveç Merkez Bankaları ardından Japonya Merkez Bankası’nın da negatif faiz modasına başvurduğunu görüyoruz. Hatırlanacağı üzere, bir önceki gece sonuçlanan FED toplantısında küresel gelişmelere atfıta bulunularak Mart ayında yapılmasına büyük ihtimal verilen faiz artırımını ötelendiği algısının oturması ile canlanan risk iştahı, bugün sabah BOJ’dan tahvil alım programının genişletilerek ekonomiyi desteklenmesi ile sürmesi bekleniyordu. BOJ, piyasaların beklediğinden de öteye geçerek, bankaların BOJ’da tutacakları mevduata -%0,1 faiz uygulanacağını açıkladı. Ayrıca gerekli görüldüğü takdirde faiz oranlarını daha da negatif seviyeye indirilebileceği söylendi. Elbette, faiz oranının negatif olması her ne kadar anormal bir durum olsa da, dünyada ekonomik aktivitenin her geçen gün biraz daha daralması, para otoritelerinin devrede kalmasına neden oluyor. BOJ kararı küresel piyasalarda olumlu karşılanırken, sabah Asya borsalarının güne ralli yaparak başladığını not edelim. Gösterge endeks Nikkei % 3’e yakın artıda işlem görürüken, Şangay borsasında yükseliş % 3’ün de üzerine devam ediyor. USD/TL kuru, iyimser havanın yardımı ile dün de ön plana çıkardığımız 2,96’lı seviyelere sabah saatlerinde gerilemiş durumda. Haliyle, risk iştahının artması ile birlikte petrol fiyatlarının da $35 seviyesine toparlanması, gerek moralleri gerekse de petrol ihraç eden ülke varlıklarını olumlu etkiliyor. Elbette Merkez Bankaları’nın negatif faiz uygulaması yukarda da değindiğimiz üzere normal bir durum değil. BOJ, tahvil alımı ile piyasaya verdiği para ile kredileri uzuclatmayı, tıklaı kanalları açmayı ve yatırımları teşvik ederek ekonominin çarklarını döndürmeye çalışıyor. Ancak bankalar, tahvil satımı ile elde ettikleri likiditeyi tekrar Merkez Bankası’na park ediyor. BOJ, paranın reel ekonomiye geri dönmesi için Merkez Bankasında para tutulmasının adeta cezalandırmak adına faiz oranlarını negatife çekerken, kararın 5 oya karşı 4 oyla alındığını görüyoruz.
Özetle, FED’in bir önceki akşam güvercin tonu, BOJ’un faizi negatife çekmesi ve dün faiz artırımına giden Güney Afrika Merkez Bankası gelişmekte olan ülke para birimlerine yönelik iyimserliğe destek oldu. USD/TL kuru, 1 hafta önce 3,06 seviyesini test etmesi ardından sabah saatlerinde BOJ kararını takiben 2,96 seviyesinin de altına geriledi. Teknik bir bakış açısı ile, 2,9550 seviyesinin tutması durumunda kurun bir miktar tepki hareketi yapabileceğini, aksi takdirde iyimserliği artması durumunda aşağıda 2,94 seviyesinin görülebileceğini düşünüyoruz. Aslında, dünya genelinde sorunlar tüm çıplaklığı ile masa üzerinde duruyor. Çin ekonomisi ciddi bir borç ve ciddi bir kapasite fazlası ile dünyanın tüketememesinden kaynaklanan büyük bir ihracat düşüşü ile borcunu çevirmenin yollarının arıyor. Para politikası kapsamında Çin’in Yuan’ı devalüe etmeye devam edileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Japonya, büyüyemeyen ve enflasyon üretemeyen ekonomisi için para basıp faiz oranlarını negatife çekiyor. Toparlandığı sanılan ABD’de dün açıklanan dayanıklı tüketim mal sipraişleri % 5,1 düşerek Ağustos 2014’den bu yana en hızlı gerilemeyi terk etti. ABD cephesinde ekonomiyi hizmet sektörünün imalat sanayi yerine taşımaya devam ettiğini, ancak FED’in bu yıl 4 kere faiz artırımı yerine sadece 1 kere faiz artırımı yapabileceğine ihtimal veriliyor. Dün İngiltere’de açıklanan dördüncü çeyrek büyüme verisi beklentinin altında kaldı. İngiltere’de sıfıra yakın seyreden enflasyon, yavaşlayan büyüme, Avrupa Birliğinden çıkış riski (Brexit) İngiltere’nin bu sene faiz artırımı yapma olasılığını azaltıyor. Dün risk iştahının yardımı ile 1,44 seviyelerine gelen sterlinde yükselişler satış fırsatı olarak değerlendirilebileceğini düşünüyoruz.
Bu satırları yazarken, haber başlıklarında, kriz kahini olarak ün salan ABD’li ünlü ekonomist Roubini’nin 2016 sonunda USD/TL kurunun 3,50 seviyesine olacağını tamin ettiğini okuyoruz. 2018 yılında TCMB’nin enflasyon beklentisinin % 5 olacağının gerçekçi olmadığını, düşük petrol fiyatlarının ortadan kalkması ile birlikte TL’nin negatif etkileneceği ve Merkez Bankası’nın faiz oranlarını yüskeltemek zorunda kalacağına yer verilmiş. Ayın ve haftanın son iş gününde girerken, günün ikinci yarısında ABD’de açıklanacak bir dizi ekonomik veri takip edilebilir. Risk iştahını barometresi olarak petrol fiyatlarının 35 doların üzerine gidip gitmeyeceğini takip edeceğiz
































