Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

TCMB PPK toplantısından beklenildiği üzere herhangi bir politika değişikliği gelmedi

Zayıflayan verilerin gölgesinde dün akşam açıklanan FED tutanakları ise Haziran ayında faiz artırımının olası görülmediğine işaret etti

Gözler yarın FED Başkan Yellen’in güncel veriler ışığında yapacağı sunuma ve ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyon verisine çevrildi

Avrupa Merkez Bankası’dan gelen sözlü müdahale ardından EUR baskı altında kalsa da,  1,1050’nin altında gecelik bir kapanış yaşanmadan yatay hareketin devamı beklenebilir

Seçim sonuçlarına yönelik istikrarlı yapının korunacağı yönünde algının artması ile TL’ye yönelik spekülatif pozisyonların hızla kapanmaya devam ettiğini görüyoruz

Seçime kadar temkinli iyimser kalmaya devam etmek mantıklı görünüyor

Döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların sırası ile 2,5650 , 2,5400 ve 2,5150 seviyelerini takip edebileceklerini düşünüyoruz

Bugün 11:30’da açıklanacak İngiltere perakende satışlar verisi günün ilk yarısında takip edilecektir

 

Ø  2015 Seçim Anketleri

 

Ø  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün Türk mali piyasaları belki de son zamanların en sıkıntısız TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısını takip etti. Seçim öncesinde herhangi bir adım atması beklenmeyen PPK, beklentileri karşılayarak politika duruşunu aynen korudu. Tıpkı maça devamlı müdahale etmeyen hakem gibi Merkez Bankasını da daha az konuşmanın iyi bir gelişme olduğunu düşünüyoruz. Merkez Bankasını daha az konuştuğumuz gibi, Türkiye’de seçimlere günler kala tansiyonun hızlı bir şekilde azaldığını da görüyoruz. Herhangi bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek ve bizim siyaset bilimci olmadığımızı hatırlatarak yatırımcı algısı üzerinden yorum yapmaya çalışacağız. Hatırlanacağı üzere seneye petrol fiyatlarında görülen ciddi geri çekilmenin yardımı ile zıpkın gibi başlayan Türk Mali piyasaları, özellikle Ocak sonundan itibaren başlayan ve seçimin bir parçası olarak yorumlanan kısır faiz enflasyon tartışmalarının yarattığı negatif algı, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve kredibiltesinin zedelenmesi, makroekonomik anlamda potansiyel büyümesinin altına inen büyüme performansı, düşmekte direnen enflasyon, tüketici güveni ve işsizlik oranının 2009 kriz yıllarındaki seviyelere dönmesi elbette yaklaşan seçimler öncesinde Türkiye algısını daha da bozarak özellikle USD/TL kurunu tahmin bile edemeyeceğimiz seviyelere ulaşmasına neden oldu. Ocak sonu ile Mayıs’ın ikinci hatfası arası kabaca % 15 değer kaybeden Türk Lirası, geride bıraktığımız haftaya göre % 5 değer kazarak pozitif ayrıştı. Elbette bu noktada yurtdışında havanın kısmen iyimsere döndüğü, doların ve özellikle değerini göstreren endeksin 100 seviyesinden 93 seviyesine kadar gerileme kaydetmesi, EUR’nun çok düşük seviyelerde 1,1450 seviyelerine kadar toparlanması destekleyici faktörler olarak görülse de, yabancı yatırımcının Türkye algısının bir miktar da olsa düzelmeye başlamasının daha ağır bastığını görüyoruz. Peki akla gelen ilk soru şu: Ne değişti de Türkiye algısı bir haftada bu kadar değişti? Neden USD/TL kuru için 3 senaryoları konuşulurken şimdi 2,50 senaryoları konuşuluyor?. Seçimlere günler kala açıklanan kredibilitesi yüksek anketleri yukarda inceledik. Daha doğrusu, güncel ve kararsız seçmenin de oy rengini daha fazla belli etmeye başladığı anket sonuçlarına paralel Türkiye algısının yabancı yatırımcı nazarında hafif de olsa düzelmeye başladığını görüyoruz. Daha doğru bir yaklaşımla, 2011 seçimlerini % 1-2 hata payı ile tutturan seçim anketlerini bir kenara bakarak, Nisan ve Mayıs ayında açıklanan anketlere yukarda görüleceği üzere baktım. Sonuçlara göre AKP’nin en yüksek % 48,3 en düşük % 36,20 oy alacağı, ortalamasının ise % 41,6 ; CHP için en yüksek % 31,6 en düşük % 23,5 oy alacağı, ortalamasının ise % 26,8 olduğunu ; MHP’nin en yüksek % 22,4 en düşük % 14,4 oy alacağı, ortalamasının ise % 17 olduğunu ; HDP’nin ise en yüksek % 12,6 en düşük % 6,7 oy alacağı, ortalamasının ise % 10,05 olacağı tahmin ediliyor. Elbette anketlere çok bir mana yüklemeden hata payının % 1-2 seviyesinde olması bir çok alternatif senaryonun gündeme gelmesine neden olacaktır. Örneğin merakla belenen HDP’nin şu anda aritmek ortalamaya göre % 10,05 oy alması büyük bir ihtimalle meclis aritmetiğinde değişikliğin olacağına işaret ediyor. Anketlerin aritmetik ortalamasına göre 4 partinin Meclis’e girebileceği ancak % 1-2 oranında sapmanın çok farklı meclis aritmetiği yaratabileceği göz ardı edilmemelidir. Bu bağlamda HDP’nin alacağı oy oranı, tek parti veya koalisyon ihtimalini belirleyeceğinden kilit rol oynuyor. Piyasa beklentisine paralel tek parti hükmetinin devam edeceği üzerinde fiyatlama davranışı değişse de, küçük de olsa koalisyon ihtimalinin de göz ardı edilmediğini görüyoruz. Elbette tüm yatırımcıların ortak beklentisi seçim ardından ortaya çıkacak siyasi iradenin uzun süredir seçimlerle vakit kaybeden Türkiye’nin ekonomiye konsantre olması, düşük büyümeyi potansiyelin üzerine taşıması ve beraberinde mikro/makro bazlı atılacak reformlar olacaktır. Piyasalar açısından konfor alanı biraz zayıflamış ama koalisyon belirsizliğine paralel tek parti iktidarı en mantılı senaryo olmaya ve fiyatlanmaya devam ediyor. Muhtemel bir koalisyon ilk etapa satış baskısı kursa da, konsantrasyonunu ekonomiye ayırcak yeni bir oluşumun inandırıcılığı sağlaması durumunda da TL üzerinde zannedildiği kadar satış baskısı kurmayabilir.

 

Elbette bültenimizin büyük bir kısmını bugün seçim anketlerine çevirsek de, dün gün içinde TCMB PPK toplantısı, akşam saatlerinde ise FED’in Nisan ayı toplantısının tutanakları takip edildi. Her iki Merkez Bankası’dan da beklentilerin dışında bir politika duruşu çıkmadı. FED’den sadece Haziran ayına ait faiz artırım beklentilerinin çok düşük olduğuna vurgu yapıldı (zaten biliniyordu). Dün sabah da bültenimizde belirttiğimiz üzere Avrupa Merkez Bankasından gelen sözlü uyarı ile EUR/USD paritesinin yönünü yeniden aşağıya çevirdiğini görsek de (1,1450 seviyesinden dün 1,1060 seviyesine geriledik). Paritede 1,1050 seviyesinin altında gecelik kapanış yaşanmaması durumunda aşağı yönlü gidişatın biraz daha geçikecebileceğini düşünüyoruz. Kısa vadede 1,1050 – 1,1250 aralığında sıkışma yaşanabileceğini ancak paritede ana yönün aşğıya olduğunu ve 1 – 1,05 aralığını yeniden gündeme gelebileceğini düşünüyoruz. Seçimlere günler kala Türk mali piyasalarında ılımlı hava veya daha doğru bir tabir ile temkinli iyimserlik korunabilir. Teknik bir bakış açısıyla USD/TL kurunda 2,5650 , 2,5400 ve 2,5150 seviyeleri takip edilebilir. Mali piyasaların gündeminde bugün ABD'de açıklancak haftalık işsizlik maaşı başvuruları, Almanya PMI verileri ve İngiltere perakende satışlar verileri takip edilebilir.

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari