Gözler TCMB PPK toplantısına çevrildi
TCMB’den faiz artırımı beklenmiyor olsa da, toplantı ardından yayımlanacak kısa politika metninde (TSİ 14:00) şahin ibarelerin yer almasını bekliyoruz
Aşağıda, teknik bir bakış açısıyla, kurun hız kazandığı kırılma noktası olan 2,65 şayet görülmesi durumunda yeni alıcıları cezbedebilir
Bir başka deyişle, TL’de görülecek olası iyimser hava kalıcı olmayabilir
Yarın 23 Nisan. Küçük bir kız babası olarak tüm çoçukların ve içinde çoçuk sevinci yaşayan herkesin bayramı kutlu olsun…
TCMB Ortalama Fonlama Maliyeti
TCMB’nin haftalık repo imkanı ve bunun yanısıra gecelik olarak verdiği TL likiditesini kısarak fonlama maliyetini % 8,19 seviyesine yükselttiğini görüyoruz. Teknik bir bakış açısı ile, 1 hafta vadeli repo faizi ki bu Merkez Bankası’nın politika faizidir şu anda % 7,50 seviyesinde bulunuyor. Ortalama fonlama maliyetinin % 8,19 seviyesini çıkmasını üstü kapalı da olsa faiz artırımı olarak yorumluyoruz. TCMB'nin bugün haftalık repo ihalelerine bir süreliğine ara verip bankaları koridorun üst kısmından fonlamaya mecbur bakması, haliyle % 8,19 seviyesinden olan ortalama fonlama maliyetini çift hanelere yükseltebilir. Böyle bir gerçekleşmenin spekülatif döviz alım isteğini keserek / azaltarak Türk Lirası'nı destekleyici bir etki yaratabileceğini düşünüyoruz.

Piyasa Özeti ve Yorumu
Sene başında petrol fiyatlarının yardımı ile yakalanan olumlu havanın özellikle Ocak sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TCMB’yi hedef alan ağır eleştirileri ile kaybolması; dahası açıklanan makroekonomik verilerin beklentileri karşılayamaması ve ekonomide stagfasyon durumunun görülmeye başlanması her ne kadar içerdeki sorunları teşkil etse de, dışarda son 12 senenin en sert esen dolar rüzgarı ve elbette yaklaşan seçim belirsizliği, Türk Lirası’nı tarihi zayıf seviyelere itti. USD/TL kurunun 2,73 seviyesini aşarak tüm zamanların en düşük seviyesine gerilemesinin yanısıra, Ocak 2014’de başgösteren siyasi istikrarsızlığın gölgesinde (½ USD/TL + ½ EUR/TL)’den oluşan döviz sepeti 2,83 seviyesine yükselmesi ardından geride bıraktığımız hafta sepetin Türk Lirası’na karşı 2,81 seviyesini aşarak tarihi ikinci seviyeye yükseldiğini not etmek gerekiyor. 2009 – 2014 yılları arasında kolay para dönemi olarak adlandırılan ve trilyonlarca ve kabaca % 0 maliyetli dolar likiditesinin getirdiği küresel gevşek parasal koşulları avantaja çeviremeden çözümü para politikası ekseninde arayan ve reform isteğini bir çok gelişmekte olan ülke gibi ikinci plana iten Türkiye ekonomisi, şu anda kurun yükselişi karşısında eli kolu bağlı bir şekilde bekliyor. TCMB’nin özellikle yavaşlayan ekonomi nedeniyle faiz oranları hızlı bir şekilde indirmesi yönünde almış olduğu ağır eleştiriler ardından, TCMB’nin enflasyonla savaşta en önemli cephanesi olan faizi kullanamayacağını sezen piyasalar, sepkülatif anlamda döviz satın alarak Türk Lirasını bilinmeyen sulara ittiğine hep beraber şahit olduk. Haliyle, geminin bilinmeyen sulara gittiği bir ortamda hem geminin içindeki yolcular hem de dışardan bakanların tek istediği şey aslında kaptanın iyi bir pilotaj sergileyerek hasarı en asgari bir şekilde atlatmasıdır. Bu bağlamda kaptanın bugün izleyeceği yol haritası önemle takip edilecektir. Evet söz ettiğimiz bugün sonuçlanacak ve kararı TSİ 14:00’da açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı. Başkan Başçı’nın kurun her % 10 yükselişinin enflasyona kabaca % 1,3 yönünde geçişkenlik sağladığını bildiğinden bugün her ne kadar fiilen faiz artırımı beklenmese de, faiz dışı enstrümanlarda ince ayar yaparak (döviz depo piyasası faizlerinde ölçülü bir indirim ve TL zorunlu karşılık oranlarına ödenen kısmi faiz oranlarında ölçülü bir artış) ve bunun yanısıra daha önce de gördüğümüz üzere istisnai gün tarzında uygulamalar ile TL likiditesini kısarak faizlerde yükseliş sağlayacaklarını ve böylelikle TL kullanımını pahalı kılarak kurdaki yükselişi bir nebze de olsa hafifletmeye çalışacaklarının düşünüyoruz. Bu bağlamda, toplantı ardından yayımlanacak kısa bildiri notunun satır araları çok dikkatli bir şekilde okunması gerektiğini düşünüyoruz. TCMB’nin kaleme alacağı politika metninin içerisinde şahin olarak adlandırabileceğimiz ifadelerin yer alacağına büyük ihtimal tanıyoruz. Aksi bir durumda, yani TCMB’nin hem söylem hem de teknik anlamda duruşunu değiştirmemesi, TL ve TL cinsi yatırım araçlarının satış baskısı ile bir tur daha karşı karşıya kalma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu düşünüyoruz. Son bir not olarak, TCMB'nin bu yıl sonu için enflasyon tahmini % 5,5 seviyesinde bulunurken, TL'deki keskin değer kaybı ve gıda fiyatlarındaki katılık nedeniyle enflasyon hedefinin tuturulmasının çok zorlaştığını düşünüyoruz. Reuters’in yaptığı ankete göre yıl sonu enflasyon tahmini % 6,8 seviyesinde bulunurken beklentilerin her geçen ay daha da yukarı revize edildiğini görüyoruz.
Bugün sonuçlanacak olağan PPK toplantısı öncesinde dün Türk Mali piyasalarının göreceli olarak iyimser bir gün geçirdiğini söyleyebiliriz. USD/TL kuru dün gün içinde 2,7155 seviyesine kadar yükselmesi ardından günün özellikle son işlem saatlerinde 2,68 seviyesine kadar geri çekildiğini, borsa istanbulun günü % 2,5’un üzerinde yükselişle tamamladığını, faiz cephesinde ise anlamlı bir değişim olmadığını ve 2 yıl vadeli gösterge tahvilin % 9,80 seviyesinde sınırlı bir geri çekilme ile günü tamamladığını görüyoruz. Aslında piyasaların, dünkü fiyat davranışı ile TCMB’den olumlu bir beklenti içinde olduklarını söylemek pek de yanlış olmayacaktır. TCMB’nin adımları ve açıklamalarına paralel bugün günün ikinci yarısının hareketli geçme ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Kısa vadede mevcut riskler, yaklaşan seçim süreci ve dahası FED’den beklenen faiz artırımına paralel sert esen dolar rüzgarlarına paralel özellikle kur cephesinde geri çekilmelerin riskli pozisyonların tekrar gözden geçirilmesi için fırsat yaratmaya devam edeceğini düşünmeye devam ediyoruz. USD/TL kurunda hatırlanacağı üzere 2,65 seviyesinin yukarı yönlü aşılması ile yeni bilinmez sulara sürüklenen Türk Lirası, 2,73 seviyelerini test etmesi ardından bültenimizi yazdığımız şu dakikalarda 2,68 seviyesinde işlem görüyor. Olası bir iyimserlikte aşağıda 2,65 seviyesinin yeni alıcılar cezbedebileceğini düşünüyoruz.
Sabah saatlerinde Asya piyasalarında alım eğilimli bir seyir görüyoruz. Gösterge endeks Tokyo borsası Nikkei, Japon şirketlerin karlarının güçleneceği beklentileriyle 15 yılın zirvesine yükselirken (şaka gibi!), alım heyecanı genele yayılmış durumda. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın Yemen'de askeri harekatı sona erdirdiğini açıklamasının ardından azalan jeopolitik risklere paralel petrol fiyatlarının da gerileme kaydettiğini not edelim. Haliyle günün en önemil gelişmesi içerde PPK toplantısı olacaktır ama dışarda ise sabah saatlerinde açıklanacak İngiltere Merkez Bankası faiz kararı (değişim beklenmiyor), dışarda ise ABD konut istatistikleri takip edilebilir.
































