TCMB PPK toplantısına bel bağlayan piyasalar aradığını bulamadı
TCMB’nin kurun yükselişine karşı kayıtsız bir tutum içinde olduğunu hissetmeye başladık
TCMB’den her ne kadar faiz artırımı beklemiyor olsak da, toplantı ardından yayımlanacak kısa politika metninde şahin ibarelerin yer almasını umuyorduk, o da olmadı
Hal böyle olunca dün USD/TL kuru 2,7343 seviyesini test ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti
Ocak sonundan % 6,62 olan gösterge faiz 6 ay aradan sonra yeniden çift haneye yükseldi!
Seçime kadar TCMB’nin edilgen duruşunu koruyacağını bu nedenle yüksek volatilitenin devam edeceğine yüksek ihtimal tanıyoruz
Bugün Almanya’da açıklanacak IFO endeksi yakından takip edilecektir
Ø USD/TL kuru yeni bir rekora imza attı
TCMB’nin, beklentilerin aksine kura kayıtsız kaldığını hissettirdiği Çarşamba günkü olağan PPK toplantısı ardından USD/TL kuru dün Türk Mali piyasalarının tatil ancak yurtdışı piyasaların açık olduğu günde (elektronik işlemlere) 2,7343 seviyesine test ederek tüm zamanların yeni zirvesini test etti. Her ne kadar bilinmez sularda yüzsek de, teknik bir bakış açısı ile bir sonraki test edilebilecek seviyenin 2,7500 olacağını düşünüyoruz (mor daire).
.png)
Kaynak: Reuters
Ø Türk Lirası Sepet Değeri tüm zamanların rekorunu kırdı
Ocak 2014’de başgösteren siyasi istikrarsızlığın gölgesinde (½ USD/TL + ½ EUR/TL)’den oluşan döviz sepeti 2,83 seviyesine yükselmesi ardından dün sepetin 2,8340 seviyesine yükselerek tüm zamanların en yüksek düzeyine yada bir başka bakış açısıyla TL’nin kura karşı en değersiz düzeye gerilediğini görüyoruz.

Kaynak: Reuters
Ø Gösterge faiz çift haneyi test etti
TCMB’nin düşen emtia fiyatlarına ve bununla birlikte düzelecek enflasyon ve cari açık görünümüne paralel faiz oranlarını indireceği beklentisi ile Ocak ayında % 6,62 seviyesine inen 2 yıl vadeli gösterge faiz, Çarşmaba günü 6 ay aradan sonra çift haneli seviyelere yükseldi. Türkiye ciddi anlamda bir fırsatı da maalesef kaçırmış oldu. Bu bağlamda faiz oranlarının düşürülmesi ve büyümenin teşvik edilmesi yönünde yaşanan sürtürşmenin piyasa faizlerini düşürmediği de pek ala açık bir şekilde görmüş olduk.

Kaynak: Reuters
Ø Piyasa Özeti ve Yorumu
Türk Mali piyasaları her ne kadar dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle kapalı konumda olsa da, Çarşamba gübü sonuçlanan olağan Merkez Bankası PPK (Para Politikası Kurulu) toplantısı kararının etkileri hissedildi.
i. TCMB, mevcut faiz oranlarında her hangi bir değişikliğe gitmedi. Bu bağlamda:
a. TCMB’nin marjinal fonlama oranı (yani bankalara gecelik repo karşılığında borç verme faiz oranı) yada faiz koridoronun üst bandı % 10,75
b. TCMB’nin piyasa yapıcısı bankalara gecelik repo karşılığı borç vermede uyguladığı faiz oranı % 10,25
c. TCMB’nin bankalardan gecelik borç almakta uyguladığı faiz oranı (faiz koridorunun alt bandı) % 7,25
d. Bir hafta vadeli repo ihalesiyle borç verme faiz oranı (politika faiz oranı) % 7,50
e. Geç likidite penceresi uygulamasında TCMB’nin borçlanma faiz oranı % 0 ve borç verme faiz oranı % 12,25 olarak beklentilere paralel sabit tutuldu
ii. TCMB, bankaların, kendisinde TL cinsinden tesis edecekleri zorunlu karşılıklara ödeyeceği faizleri 0,50 puan artırdı
iii. TCMB, bankaların, kendisinden alacağı bir hafta vadeli döviz deposuna uygulanacak faiz oranlarını; USD için % 4,5’tan % 4’e, Euro için ise % 2,5’tan % 2’ye indirdi.
TCMB’nin olağan PPK toplantısı öncesinde faiz oranlarında değişime gitmesi beklenmiyordu. Özellikle Ocak sonunda oldukça sert bir usluple faiz oranları konusundaki tutumu nedeniyle eleştirilen TCMB’nin özellikle yaklaşan seçim öncesinde büyümede görülen düşüş nedeniyle faiz oranlarında değişikliğe gitmemesi ancak alternatif likidite politikası araçları ile piyasa faiz oranlarında yükseliş etkisi yapacak (sıkılaştırma) düzenlemeye gitmesi veya toplantı ardından yayımlanan kısa politika metninde daha şahin bir uslup izlemesi bekleniyordu. TCMB’nin piyasaların beklediği yönde bir karar almadığını görüyoruz. Muhtemelen seçime kadar olan süreçte TCMB’nin edilgen tutumunu korumaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bu durumda seçimlere kadar kurun özellikle yüksek volatilitesini korumasını bekliyoruz. Hatırlanacağı üzere, Çarşamba günkü bültenimizde kurun her % 10 yükselişinin enflasyona kabaca % 1,3 yönünde geçişkenlik sağladığını paylaşmıştık. TCMB'nin bu yıl sonu için enflasyon tahmini % 5,5 seviyesinde bulunurken, TL'deki keskin değer kaybı ve gıda fiyatlarındaki katılık nedeniyle enflasyon hedefinin tuturulmasının çok zorlaştığını düşünüyoruz. Reuters’in yaptığı ankete göre yıl sonu enflasyon tahmini % 6,8 seviyesinde bulunurken beklentilerin her geçen ay daha da yukarı revize edildiğini görüyoruz. Bu beklentiler ışığında, yukarda da belirttiğimiz üzere, her ne kadar fiili bir faiz artışı beklemesek de, daha önce uygulanmış olan istisnai gün tarzında uygulamalar ile TL likiditesini kısarak faizlerde yükseliş sağlayacak ve böylelikle TL kullanımını pahalı kılarak kurdaki yükselişi bir nebze de olsa hafifletmeye çalışacak önlemler almasını bekliyorduk. Keza, Türk insanının barometresi faiz değil kurdur. Kurun her gün yeri bir rekor kırdığı ortamda, tüketici algısının düzelmesi bağlamında kur cephesini etkileyecek düzeyde bir likitide adımı yada da daha önce uygulandığı üzere Ek Parasal Sıkılşatırma (EPS) uygulaması ile bazı günler istisnai gün ilan ederek TL likiditesini kısması ve faizlerin bandın üst kısmında oluşumunu sağlaması elbette spekülatif döviz alımlarının önünü kesebileceği gibi, piyasalara da mevcut gidişattan rahatsız olduğunu hissetirecekti. Ancak bunların hiçbiri olmadı. Çarşamba günü PPK toplantısı öncesinde 2,68 seviyesinden işlem gören USD/TL kuru, PPK kararı ile birlikte 2,72’li seviyelere yükselmesi ardından dün elektronik işlemlerde 2,7340 seviyesini test ederek yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Daha doğru bir yaklaşımla, Türk Lirası’nın sepet bazında değerini gösteren kur dün 2,83 seviyesini aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini test etti. Yukardaki grafikten de görüleceği üzere, Ocak sonunda % 6,62 seviyesine inen gösterge faiz, Çarşamba günü % 10,02 seviyesini test etti. Demek ki, faiz indir baskısı ile uzun vadeli piyasa faizleri düşmüyormuş. Borsa cephesinde ise kur ve faiz cephesindeki seyrin aksine 84bin seviyesine yakın bir düzeyde işlem görmeye devam etmesini pek anlayamadık. Faiz cephesinde görülen yükseliş, bir noktada borsa cephesini de etkiliyecektir. Seçime kadar olan süreçte TL ve TL cinsi yatırım araçlarında ciddi volatilitenin devam edeceğine kesin gözüyle bakıyoruz. Seçime günler kala açıklanacak anketlere paralel seçim pozisyonunun da piyasa tarafından alınacağını düşünüyoruz.
Dün Türk mali piyasaların tatil nedeniyle kapalı olduğu günün ilk yarısında rekor kıran USD/TL kuru, günün ikinci yarısında toplarlandı. ABD'de açıklanan yeni konut satışlarının beklentilerin üzerinde düşüş kaydetmesi ile FED’den beklenen faiz artırım sürecinin biraz da olsa öteleyebileceği ve bunun yanısıra, Almanya Başbakanı Merkel'in Yunanistan'ın nakit kaynaklarının mali yardım almadan önce tükenmemesi için her şeyin yapılması gerektiğini söylemesine paralel EUR/USD paritesi 1,0660 seviyesinden 1,08 seviyesinin üzerine yükselmesi ile USD/TL kuru da likiditenin düşük olduğu günde 2,70 seviyesinin altına geriledi. Dün yeni tarihi rekordan kapanan ABD'nin Nasdaq endeksini ardından Asya piyasalarında karmaşık bir seyir hakim. Mali piyasaların gündeminde bugün TSİ11:00’de açıklanacak Almanya IFO beklenti anketi günün ilk yarısında; ABD dayanıklı tüketim mal siparişleri ise günün ikininci yarısında dikkatle takip edilecektir. EUR/USD paritesinde 1,05 – 1,10 aralığındaki geniş bant aralığı konsolide olmaya devam etse de, EUR’da ana yönün aşağıya olmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda, EUR’da 1,10 – 1,1050 aralığının görülmesi durumunda EUR gelirlerinin hedge edilmesi veya spekülatif anlamda 1,03 hedefi ile short açılması için kollanılabileceğini düşünüyoruz.
İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
































