Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Büyük koalisyona yönelik ümitlerin tükenmesi ardından bugün TSİ14:00’de Davutoğlu – Bahçeli görüşmesi takip edilecek

TCMB’nin yarın sonuçlanacak olağan Para Politikası Kurulu (PPK) toplanıtısından para politikasında sadeleşme beklentisi hakim

TCMB’nin, TL’deki değer kaybına bir noktada kayıtsız kalamayacağı ve faiz artırımının zayıf büyüyen ekonomiye rağmen masaya geleceğini maalesef düşünüyoruz

  Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Son dönemlerde ister istemez, bültenlerimiz ekonomiden biraz uzaklaştı, siyaset ağırlıklı oldu. Tırmanan terör eylemlerinin yarattığı güven ortamı, ekonominin siyasi belirsizlik ile yavaşladığı, TL’nin ciddi değer kaybı ile perçinlenen fiyat belirleyememe davranışı ve buna paralel genele yayılan “bekle ve gör” stratejisi şimdilik Türk mali piyasalarında ana tema olmaya devam ediyor. Bu bağlamda kabaca 2 ayı aşkın bir süredir, yerel seçimler arıdan, siyasetin ekonomi üzerinde yarattığı tahribata geniş yer ayırarak okurarımızı biraz da sıktığımızı düşünüyorum. Her gün bu bağlamda, bu kadar belirsizliğin içerisinde bülten yazmanın da ne kadar zor olduğunu tahmin edersiniz. Hele hele içerde bozulan güven ve sukunet ortamı, tek parti iktidarı ardıdan baş gösteren siyasi tıkanıklık, Kasım ayında olası bir erken veya yeniden seçimin kapıda olması ve söz konusu zaman diliminin kabaca 10 yıl aradan sonra ilk kez faiz artırmaya hazır görünen ABD Merkez Bankası’nın zamanlaması ile örtüşmesi, piyasalar penceresinde aslında kusursuz fırtınanın da kendisini tarif ediyor. Bunlar yetmezmiş gibi, son dönemlerde gölge bankacılık konusunda ciddi önlem ve reformlar yapan Çin’de yavaşlayan ekonomik aktivite ve krediler, Japonya’da Başkan Abe’nin parasal genişleme ile zayıflattığı Japon Yen’in rekabet avantajı kazanması ile pazar payını kaybeden Çin, borsasında balon olduğu endişesi ile tutarı trilyon dolarları bulan değer kayıpları ve geçen hafta başgösteren devalüasyon (devlet eli ile para biriminin değer kaybetmesi) de kur savaşlarının tetiğine yeniden basıldığını gösteriyor. Haliyle gerek içsel, gerkse dışsal faktörlerin birleşimi ile yatırımcıların kafalarının net olmaması, yabancı yatırımcının ülke ayrıt etmeksizin gelişmekte olan ülke para birimlerinden çıkması veya sıcak paranın gelişmiş ülkelere dönmesi TL üzerinde baskıyı daha da artırıyor. Türkiye özelinde ise son dönemlerde tırmanan siyasi ve jeopolitik risklerin yanısıra ekonomik cepehsinden bakıldığında katılık gösteren enflasyon, zayıf büyümeye rağmen istenilen düzeyde gerilemeyen cari açık ve tırmanan işsizlik gibi önemli makroekonomik göstergeler TL ve TL cinsi yatırım araçlarında tahribat yaratıyor. Türk inasnını baramotresi olan yani ekonominin durumunu kurun seviyesi ile ölçülmesi nedeniyle gerek satıcının fiyat belirleyememesi, gerek alıcının tüketim davranışını askıya alması, ekonomik faliyet üzerinde daha da vahim bir duruma işaret ediyor. Durum böyle iken, kısa vadede siyasi cepheden bir adım gelmemesi ve Türkiye’nin yeniden seçime gitmesi durumunda mevcut Meclis aritmetiğinin korunması ve siyasi tıkanıklık yaşanması durumunda olası bir not indiriminin de kapıda beklediğini düşünmek pek de yanıltıcı olmayacaktır.

 

Geride bıraktığımız Perşembe günü son bir kez daha görüşen Davutoğlu – Kılıçdaroğlu zirvesinden istenilen koalisyonun çıkmaması beraberinde Türk Lirası’nı daha önce test edilmemiş seviyelere itti. USD/TL kuru, günlerdir sıkıştığı 2,77 – 2,79 seviyesinin üst kısmını kırarak seçim sabahı test etmiş olduğu 2,81 seviyesini de egale ederek teknik anlamda öneml bir bölge olduğu konuşulan 2,82 – 2,84 aralığına oturdu. Kurda elbette son dönemlerde baş gösteren yeni bir davranışın da etkili olduğunu görüyoruz. Türk insanını aslında yatırım davranışının da son senelerde değiştiğini söylemek gerekiyor. Eskiden döviz alan veya dövizi olan yatırımcı, kurun yükselmesi ardıdan dövizini satar yüksek faizden nemalanırdı. Ancak son senelerde, dövizi olan yatırımıcının “nasıl olmasa düşmeyecek” endişesi ile dövizini satmak istememesi, geri çekilmelerin ise başta kurumsal ve ardından müşteri kaynaklı alım fırsatı olarak görülmesi, arz/talep koşullarına paralel kuru yukarıya itiyor. Kurun düşeceğine yönelik bir inanış başlamadan mantıklı bir geri çekilme beklenmemeli. Cuma günü kurun daha da yükselmesi veya tarihi seviyelere çıkması ardından Merkez Bankası’nı sembolik adımlar atarak döviz depo faiz oranlarında indiririken, haftalık repo ihale miktarını da azalttı.

 

TCMB’nin yarın sonuçlanacak olağan PPK toplantısının önemle takip edileceğini düşünüyoruz. Başkan Başçı’nın geride bırakıtığımız haftalarda düzenlenen enflasyon raporunda söz ettiği üzere para politikasında sadeleşmeye anlamaya çalışacağız. TCMB’nin politika faizi olarak belirlediği bir haftalık repo faizi % 7,50 seviyesinde bulunurken, faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borç verme faiz oranı ise % 10,75 seviyesinde bulunuyor. Merkez, piyasa şartlarının olumlu seyrettiği dönemlerde 1 haftalık repo faizinden borç verirken, işlerin istenmeyen noktaya gitmesi durumuda ise TL likiditesini kısarak fonlamayı gecelik borç verme peneceresinden sağlıyor. İşte bu iki faizin ortalamasına da “ortalama fonlama maliyeti” deniyor. Cuma itibarı ile bu oran % 8,70 seviyesine ulaştı. TCMB’nin son dönemlerde baş gösteren iç ve dış kaynaklı endişeler ve buna paralel rekor düşük seviyelere gerileyen Türk Lirası’na paralel sadeleştirmeyi ortalama fonlama maliyeti ile yapacağını düşünüyoruz. TCMB’nin ortalama fonlama maliyetini yeni politika faizi ilan edeceğini ve kabaca yada üstü örtülü bir şekilde faiz oranını % 7,50 seviyesinden % 8,70 seviyelerine iteceğini; işlerin istenmeyen durumda gitmesi durumunda ise fonlamayı kısarak gecelik fonlamaya geçerek piyasa faizilerini daha da yukarıya taşıyabileceğini düşünüyoruz. Elbette tüm bu finansal mühendislik hamlelerine rağmen, TCMB’nin işlerin istenmeyen noktaya sürüklenmesi durumunda yeniden faiz artırmak zorunda kalabileceğinden endişe ediyoruz. Artan güvenlik endişeleri ve bu bağlamda yapılan anketlerde AKP’nin oyunun artığının görülemesi nedeniyle erken seçimin baz senaryo olarak kalamaya devam edeceğini düşünüyoruz.

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari