Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Enflasyon raporu TCMB’nin ortodox para politikasına geri dönüş yapma hazırlığında olduğunu gösterdi

Bu bağlamda üstü kapalı da olsa TCMB’nin faiz artırımına gidebileceğini düşünüyoruz

Siyasi endişeler, artan jeopolitik riskler, iç güvenlik endişeleri ile genele yayılan FED korkusu, TL ve TL cinsi varlıklarda satış baskısını daha da artırabilir

Bu bağlamda USD/TL kurunda 8 Haziran sabahı test edilen ve tüm zamanların zirvesi olan 2,81 hatta 2,82 seviyesinin her an tekrar test edilebileceğini düşünüyoruz

 

 

 

 

 

TCMB’nin dün açıkladığı yılın üçüncü enflasyon raporu Türk Mali piyasalarında dalgalanma yarattı. TCMB Başkanı Başçı, 2015 yılsonu enflasyon tahminini sınırlı bir şekilde yükselterek orta noktasını % 6,9 seviyesine çekerken (nisan ayı tahmini % 5,6 – % 8;  orta noktası: % 6,8)  ; 2016 enflasyon tahminin ise orta noktasını % 5,5 olarak korudu. Enflasyon tahminlerine baz teşkil eden varsayımlar arasında yıllık gıda enflasyonu ve emtia fiyatlarında yaşanan düşüş ön plana çıkarıldı. Başçı, döviz kurundaki yükselişin ithalat malları üzerinden yarattığı geçişkenlik etkisinin ise enflasyon görünümündeki iyileştirmeyi geciktirdiğini yine tekrarladı.  Bu bağlamda, enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar kısa vadeli faizlerin yüksek tutulacağının (getiri eğrisi yatay tutulacak) altı çizildi. Aslında buraya kadar enflasyon raporu klasik cümleler içerirken, ya da göz ucuyla takip edilirken, Başkan Başçı, FED’in para politikasındaki normalleşmeye paralel TCMB’nin de para politikasını sadeleştirmek arzusu içinde olduğunu söylemesi heyecan yarattı. Bu bağlamda Başçı, Türkiye’deki mevcut geniş faiz koridoruna olan ihtiyacın zaman içinde azalabileceğini ve faiz politikasının operasyonel çerçevesinin zaman içinde sadeleşeceğini belirtti. Mevcut politika duruşunu bozmayacak, tek bir faizi içeren, sadeleştirme ile ilgili bir teknik çalışmanın ise Ağustos ayında teknik bir raporla iletişiminin yapılacağına yer verildi. 

 

TCMB’nin faiz oranlarını kısaca hatırlamak gerekirse: TCMB’nin politika faizi olarak belirlediği bir haftalık repo faizi % 7,50 seviyesinde bulunurken, faiz koridorunun üst bandı olan gecelik borç verme faiz oranı ise % 10,75 seviyesinde bulunuyor. Merkez, piyasa şartlarının olumlu seyrettiği dönemlerde 1 haftalık repo faizinden borç verirken, işlerin istenmeyen noktaya gitmesi durumuda ise TL likiditesini kısarak fonlamayı gecelik borç verme peneceresinden sağlıyor. İşte bu iki faizin ortalamasına da “ortalama fonlama maliyeti” deniyor. Dün itibarı ile bu oran % 8,53 seviyesinde idi. TCMB acaba sadeleştirmeye gidince nasıl bir yöntem izleyecek? Özellikle içerde siyasi, jeopolitik ve iç güvenlik endişelerinin tavan yaptığı; FED toplantısı ile artan faiz artırım beklentisinin gölgesinde TCMB’nin sadeleştirmeyi haftalık repo faizi ile mi yapacağı (% 7,50) yoksa ortalama fonlama maliyeti ile mi yapacağı tartışma götürebilir. Ancak, mevcut piyasa koşullarında, TCMB’nin ortalama fonlama maliyetini yeni politika faizi ilan edeceğini ve kabaca yada üstü örtülü bir şekilde faiz oranını % 7,50 seviyesinden % 8,50 seviyelerine iteceğini; işlerin istenmeyen durumda gitmesi durumunda ise fonlamayı kısarak gecelik fonlamaya geçerek piyasa faizilerini daha da yukarıya taşıyabileceğini düşünüyoruz.

 

Dün sabah saatlerinde FED endişesi ile genele yayılan dolar talebine paralel içerde de USD/TL kuru, 2,7900 seviyelerine varan bir yükseliş kaydederek tüm zamanların en yüksek seviyesine bir adım daha yaklaştı. TCMB’nin enflasyon raporunu açıklaması ve faiz sadeleştirmesine yönelik vermiş olduğu sinyale paralel 2,76’lı seviyelere kadar gevşeyen kur, günün ikinci yarısında ABD’de açıklanan olumlu makroekonomik verilere paralel 2,78’li seviyelerede yön aradı. EUR/USD paritesinin dün günü 1,09’lu seviyelere yakın tamamladığını ve aşağıda iki önemli destek seviyesinin 1,0880 ve 1,0820 olduğunun altını çizmek gerekiyor. 1,0820 seviyesinin altına geçilmesi durumunda 1,05 kapısının daha da sert bir şekilde açılacağını düşünüyoruz. Uzunca bir süredir paritede devam eden aşağı yönlü beklentimiz arkasında ABD ve Avrupa Merkez Bankaları bilanço farkları ve FED’den beklenen faiz artırımı temel sebep olmaya devam ediyor.

 

Günlerdir aslında ekonomi konuşmuyoruz. Uzun bir süredir devam eden sessizlik ve güven ortamının artan terör olayların ile zedelenmesi, kusursuz fırtınaya Türkiye’nin kaptansız yakalanması, halen daha yüksek sayılacak cari açık nedeniyle Türkiye’nin kırılgan ülkeler arasında adının sıklıkla zikredilmesi, yetmezmiş gibi kredi derecelendirme kuruluşlarından not indirimi kokan raporların artması ister istemez iyimser konuşmamızı engelliyor. Bizi takip eden yatırımcılar, orta vadeli risklere uznunca bir süredir dikkat edilmesi gerektiği yönündeki yorumlarımızı hatırlayacaklardır. Aslında, söz konusu sorunların aşılması durumunda sert gerileyen emtia fiyatlarından en fazla yararlanacak ülkenin Türkye ve Hindistan olacağını da söylememiz gerekiyor. Emtia fiyatlarında yaşanan düşüşü sene başından beri fırsata çeviremeyen Türkiye’nin büyük bir fırsatı da teptiğini düşünüyoruz. Emtia fiyatlarında düşüşü fırsata çevirmek için Türkiye’nin yatırımcı algısını düzeltecek orta vadeli bir hikaye sunması gerekirken, gidişat maalesef arzulanan yöne doğru gitmiyor. Erken seçim olması durumunda yaşanacak olası bir siyasi tıkanıklık ve Türkiye’nin daha da vakit kaybedeceği, nüfüs artışına göre son dönemlerde potansiyelinin altında büyüme kaydeden ekonominini daha da göz ardı edilebileceği algısı maalesef, makroekonomik olarak haketmese de, TL ve TL cinsi varlıkların daha da hırpalanmasına neden olabilir. Portföylerde bir miktar döviz bulundurulmasının akıllıca bir yatırım davranışı olacağını düşünüyoruz. Piyasa volatilitesinin oldukça sertleşmesine paralel riskten uzun durulmasını gerektiği yönündeki görüşümüzü korumaya devam ediyoruz.

 

ABD borsaları geceyi yatay tamamlarken, sabah saatlerinde Asya piyasalarının güne düşüşle başladığını görüyoruz. Şangay borsası son zamanlarda olduğu üzere yine düşüşte başı çekiyor. Bugün günün ilk yarısında Almanya’da açıklanacak perakende satışlar, Euro bölgesi enflasyon ve işsizlik oranı; günün ikinci yarısında ise ABD’de açıklanacak Chicago PMI ve Michigan Universitesi beklenti anketleri önem arz ediyor.

 

Ø  USD/TL kurunda 2.81 – 2.82 aralığı test edilebilir

Kaynak: Reuters

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.

https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari