Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!






Paskalya tatilinden dönen küresel piyasalar, Cuma günü zayıf açıklanan istihdam verisine pek de aldırış etmedi

 



EUR/USD 1,10’lu seviyelerde tutunamazken, doların genele yayılan değer kazancı dikkat çekiyor

 

USD/TL kuru dün gelişmekte olan ülke para birimlerinden negatif ayrışarak günün en çok değer kaybeden para birimi oldu

 

TÜİK tarafından TSİ10:00’da açıklanacak sanayi üretim verisi yakından takip edilecektir

 

Piyasa Özeti ve Yorumu

 

Dün Paskalya tatilinin sona ermesi ile küresel piyasalara likidite geri dönerken, doların ise günü sert bir yükselişle tamamladığını görüyoruz. Cuma günü ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanan ve son 15 ayın en düşük istihdam artışına işaret eden veri ardından, likiditenin yok denecek kadar az olduğu piyasada sert hareketler de beraberinde görülmüştü. Bu bağlamda EUR/USD paritesi 1,1030’lu seviyeleri bir kez daha test ederken, USD/TL kuru da 2,56’lı seviyelere varan bir gerileme kaydetmişti. Risk iştahının zayıf açıklanan ABD verisi ve elbette FED’den beklenen faiz artırımının ötelenebileceğine yönelik cılız da olsa inanışların yarıdımı ile kaydettiği artış, dün kısa sürede geri alındı. EUR/USD paritesi bir kez daha 1,1000 – 1,1051 arasındaki bandı yukarıya taşıyamayarak akşam 1,08 seviyesine geri çekilirken, güçlenen dolara paralel gelişmekte olan ülke para birimleri de son günlerde kaydettiği kazanımları geri verdi. Dün dikkatimizi çeken başka bir unsur, değer kazanımlarında TL’nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine göre daha zayıf bir performans izlediği, ancak doların şahlandığı dönemlerde ise TL’nin en fazla hırpalanan para birimlerinin başında geldiğini görüyoruz. Dün dolara karşı günün en çok değer kaybeden para birimi Türk Lirası olurken, TL’nin sepet bazında da değer kaybederek 2,71 seviyesinin üzerinde çıktığını not edelim. Elbette Merkez Bankası ekseninde başlayan tartışmaların seneye olumlu başlayan Türk mali piyasalarına vurduğu darbe, akabinde kur cephesinde yaşanan ciddi volatilitenin yatırımcı algısını zedelemesi ve elbette Cuma günü açıklanması beklenen Moody's Türkiye kredi notu güncellemesi ve seçim öncesi artan siyasi endişelerin bir araya geldiğini görüyoruz. Dün kur cephesinde görülen değer kaybına borsa cephesi de eşlik ederken, 2 yıl vadeli gösterge tahvilin bileşik faizi % 8,67 seviyesine yükseldi. Teknik anlamda önemli bir seviye olarak gördüğümüz 2,56 seviyesinin altında kapanış kaydedemeyen USD/TL kuru, dün doların değer kazanmasına paralel gün içerisinden kademeli bir yükseliş kaydederek gece Türk Mali piyasalarının kapanması ile elektronik işlemlerde 2,6050 seviyesine varan bir yükseliş kaydetti. Son dönemlerde ABD cephesinde beklentileri karşılayamayan makroekonomik verilerin aslında kalıcı bir durum arz etmediğine yönelik piyasa algısını da açık bir şekilde dün görmüş olduk. Elbette dün güne başlarken Yunanistan’ın IMF’ye olan borcunu ödeyip ödemeyeceğine yönelik endişelerin de EUR/USD paritesi üzerinde etki yarattığını göz ardı etmesek de, ABD’de geminin rotasının Cuma günü açıklanan ve zayıf gelen veri ile değiştirmeyeceği beklentisinin ağır bastığını görüyoruz.

 

Türkiye ekonomisinin şu anda yatırımıclara inanacakları orta / uzun vadeli bir “hikaye” sunamaması nedeniyle gelişmekte olan ülke para birimleri arasından kırılganlıkları ile ön planda kalıyor. Her ne kadar cari açığın 2015 yılında 35 milyar dolara kadar gerileyeceği, öte yandan petrol fiyatlarının enflasyon görünümüne katkı koyması beklense de, büyüyemeyen bir ekonomi ve siyasi tarafta artan endişeler TL’de olumlu gidişata sekte vuruyor. Artan işsizlik, düşen büyüme ve özellikle 2015 yılının ilk yarsında etkili olan dolar rüzgarı ve seçim ve akabinde işlerin rayına oturması için geçecek zaman dilimi büyüme anlamında Türkiye’nin bu sene zorluklara karşılaşacağına işaret ediyor. EUR/USD paritesinde yaşanan geri çekilme ve en büyük ihracat kapımız Avrupa’nın sıkıntılı durumu da Türkiye’nin ihracat modeline pek uymuyor. Keza ara ithal mallar dolar üzerinden yapılırken, ihracat değer kaybeden EUR üzerinden yapılıyor.

 

Bugüne dönersek, geceyi küçük sayılacak değer kayıpları ile tamamlayan ABD borsalarının aksine sabah saatlerinde pasifiğin diğer ucunda hakim olan rengin yeşil olduğunu görüyoruz. Asya piyasalarının gösterge endeksi Tokyo borsası Nikkei % 0,8 yukarda işlem görüyor. EUR/USD paritesi 1,08 seviyesine kadar gevşemesi ardından sabah Asya piyasalarında bir miktar alım eşliğinde 1,0850 seviyelerine toparlanması ile USD/TL kurunun da güne 2,59’lu seviyelerden başladığını görüyoruz. Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, USD/TL kurunda, yukarda 2,65 aşağıda ise 2,5250 seviyeleri ana destek ve direnç seviyelerini oluşturuyor. Duvar hangi yöne yıkılırsa, kurda o yöne doğru bir haret beklemek doğru olacaktır. Aksi takdirde bant aralığında salınımın devam etmesini bekliyoruz. Kısa vadeli bir yaklaşımla, özellikle dolarda yaşanacak geri çekilmelerin döviz riskine maruz finansalların hedge edilmesi için fırsat olarak görülmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü koruyoruz. EUR/USD paritesinde geri çekilmenin 1 parite seviyesine doğru devam etmesi durumunda, USD/TL kurunda 2,65 seviyesinin üzerinde doğru bir hareket görme ihtimalimiz ağır basıyor. Mali piyasaların gündeminde bugün günün ilk yarısında açıklanacak Almanya sanayi üretim verisi ve Avrupa perakende satışlar takip edilebilir. Türkiye cephesinde ise ekonomik aktiviteye ışık tutacak Şubat ayı sanayi üretim verisi TSİ10:00’da açıklanacak.

 

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari







Başa dön tuşu