Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Ekonomi

Değirmencioğlu’nun günlük ekonomi yorumu!

Elbette şu anda Türk Mali piyasaları açısından en çok merak edilen konu Türk Lirasında geride bıraktığımız haftanın ortasından itibaren başlayan sert değer kazancı ve elbette olumlu havanın devam edip etmeyeceği. Biz de bugünkü bültenimizin büyük bir kısmın USD/TL kurundaki gelişmelere ayırmak istiyoruz.

 

Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, USD/TRY kuru Ocak ayında 2,27’li seviyelerden başladığı yükselişine (1 numaralı nokta) Nisan başında 2,5650 seviyesinden de destek alarak (iki numaralı bölge) tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 2,7450’ye kadar (3 numaralı bölge) uzanmıştı. Akabinde, geride bıraktığımız hafta TL’ye yönelik kısa pozisyonların (TL satış USD alış) hızla çözülmesi ile kurun birkaç gün içerisinde (5 numaralı bölgeyi aşağı yönlü kırarak) 2,5750 seviyesine varan bir düşüş kaydettiğini görüyoruz (6 numaralı bölge). Peki ne oldu da uzunca bir süredir gerek Merkez Bakası tartışmaları, gerekse yavaşlayan ekonomisi ve belki de en önemli yaklaşan genel seçim öncesinde Türk Lirası bu kadar hızlı değer kazanabildi? İlk bakışta akla gelen en önemli unsur ABD ekonomisinde son dönemlerde gelen ve beklentileri karşılayamayan makroekonomik veriler olduğunu düşünüyoruz. Özellikle işsizlik oranının ABD’de % 5,4 seviyesine gerilemesi ve neredeyse tam istihdam seviyesine ulaşılmasına rağmen enflasyon cephesinden gelen öncü veriler, henüz FED’in ikna olmadığına işaret ediyor. Bu bağlamda ABD ekonomisine ilişkin verilerin güçlü tarafta gelmesi FED’in faiz artırmaya yaklaştığı; aksi ise uzaklaştığı algısı yartamak suretiyle küresel piyasaların risk algısını da bire bir etkiliyor. Sağlam veriler ABD dolarının güçlenmesine neden olduğu gibi, göreceli zayıf veriler ise başta gelişmekte olan hatta yüksek getiri potansiyeline sahip Brezilya, Güney Afrika, Türkiye ve Rusya gibi ülkelerde daha da sıkı bir şeklide hissediliyor. Tabir caizse, piyasa ağzı ile betası yüksek olan ve dış finansman ihtiyacı olan söz konusu gelişmekte olan ülkeler iyimser piyasalarda yabancı yatırımcının uğrak noktası olurken, risk iştahının düşük olduğu zamanlarda ise ciddi anlamda hırpalanabiliyor. Yukarda da belirttiğim üzere, 2009 yılında FED’in almış olduğu önlemler ile özellikle 2014 yılının son dönemine kadar görülen sağlam performans, 2015 yılının ilk çeyreğinde özellikle kötü hava şartları nedeniyle devam edemedi. Her ne kadar FED ekonomideki ivme kaybını kötü hava şartlarına ve geçici olduğu nedenlere bağlasa da, şu anda zayıf tarafta gelen veriler piyasalarda FED’in normalleşe sürecinin nasıl devam edeceğine ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Dolar’ın 6 para birimine göre değerini gösteren endeks Mart ortasında 100 seviyesini test etmesi ardından Cuma günü 93 seviyesine gerileyerek değer kaybetmeye devam etti (bakınız grafik). Doların önde gelen para birimleri karşısında değer kaybetmesine paralel artan risk iştahı gelişmekte olan ülke para birimlerine de olumlu bir şeşkilde yansıdı. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, başta Türk Lirası olmak üzere Mayıs başına nazaran dolar karşısında değer kazanımları görülüyor. Konuyu pek dağıtmadan TL’de görülen sert değer kazanımının nedenlerine konsantre olmaya devam edelim. Yukardaki satırlardan da anlaşılacağı üzere, zayıf ABD makroekonomk verilerinin sıcak faiz artırım beklentilerini ötelemesi birinci sırada yer alıyor. İkinci bir neden olarak ise piyasaların genel seçimlere günler kala mevcut iktidar partisinin tek başına hükümet kuracağını ve bununla birlikte yakalanan ekonomik istikrarın devam edeceğini satın alıyor olabilir. Her ne kadar seçim öncesinde yapılan anketlerden henüz tutarlı sonuçlar görülmese de, piyasaların mevcut iktidarın devamını satın aldığını söyleyebiliriz. Diğer önemli sayılabilecek bir başka konu ise, ekonomi yorumcularından takip ettiğimiz kadarıyla kamu bankaları piyasaya döviz satarak TL’yi güçlendirmiye çalışabilecekleri tartışılıyor. Elimizde somut olarak gösterebileceğimiz gelişmeleri sıraladıktan sonra aşağıdaki grafik ile TL’nin yakın bir gelecekte nasıl bir seyir izleyebileceğini bakmak istiyoruz.

 

– USD/TRY kurunda 2,5750 seviyesi test edildi. Hızlı değer kazanımı ardından düzeltme hareketi görülebilir

 

Teknik bir bakış açısyla, USD/TL kurunda düşüşün 2,5650 seviyesine kadar devam edebileceği, döviz alma ihtiyacı içinde olan yatırımcıların seçim öncesinde risk almak istememeleri durumunda 2,5650 seviyesine doğru yaklaşımlarda kademeli olarak açık pozisyonlarının kapatabileceklerini düşünüyoruz. 2,5650 seviyesinin altında doğru bir hareket için yeni ve somut haberlere ihtiyacımız bulunuyor. Oluşması durumunda ise bir soraki seviye 2,5075.

Kaynak: Reuters

 

–  Değer kaybında birinci sırada olan TL, son haftalarda rüzgarın terse dönmesi ile değer kazanımında da birinci sırada

Gelişmekte olan ülke para birimlerine arasından Türk Lirası 01 Mayıs tarihine göre dolar karşısında değer kazanımında birinci sırada yer alıyor (% 5,1 değer kazancı)

Kaynak: Reuters

–  Dolar endeski değer kaybetmeye devam ediyor

Zayıf tarafta gelen ABD makroekonomik verilerine paralel doların 6 para birimine karşı sepet olarak değerini gösteren endeks gerilemeye devam ediyor.

Kaynak: Reuters

 

-Sterlin’in Dolar karşısında değer kazanımı yavaşladı

İngiltere seçimleri ardından Muhafazakar partinin seçim maratonun tek başına göğüslemesinin yarattığı olumlu hava, GBP/USD paritesini doların da zayıfladığı bir ortamda 1,5810 seviyesine kadar taşıdı. Sterlinde ekli grafikten de görüleceği üzere, önemli bir teknik seviyeye gelindiğini ve 1,58 seviyelerinden (aşırı alım bölgesinden) bir miktar da olsa satışların geldiğini görüyoruz. 1,58 seviyesinin üzerinde yaşanacak gecelik kapanış pariteyi 1,60’lı seviyelere taşıyabilir. Olası aşağı yönelemlerde ise 1,5585 seviyesi gündeme gelecektir.

İktisatbank'ın sunduğu avantajlı döviz kurlarını piyasa ile eş zamanlı ve 24 saat kesintisiz takip etmek için lütfen tıklayınız.
https://www.iktisatbank.com/doviz-kurlari