Dengeler ve beklentiler çok çabuk değişebiliyor
Seçim öncesi koalisyona olumsuz bakan piyasalar, seçim sonrası büyük koalisyona olumlu; erken seçime olumsuz bakmaya başladı
Hükümet kurma sürecinin uzaması, haliyle belirsizliği de artıracağından olumsuz bir fiyatlama ile karşılık bulacaktır
Özellikle erken seçim ihtimalinin FED’in faiz artırım süreci olan yılın son çeyreğine kalması, TL ve TL cinsi yatırım araçları açısından olumlu değil
Öte yandan ilk tercih olarak olası bir AKP-CHP veya ikinci tercih olarak AKP-MHP koalisyonu piyasalarda var olan satış baskısını terse çevirebilir
TSİ 10:00'da TÜİK tarafından açıklanacak yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları büyük önemle takip edilecektir
Piyasa Özeti ve Yorumu
Türk mali piyaslarında Pazartesi günü sert esen seçim sonrası belirsizlik rüzgarları dün yerine göreceli olarak daha sakin bir seyre terk etti. İktidar partisi konumunda AKP’nin tek başına hükümet kuracak sandalye sayısını elde edememesi ve akabinde siyasi tıkanıklığa işaret eden siyasi parti başkanlarının gelen açıklamalar erken seçim ihtimalini gündeme taşıdı. HDP ve MHP’nin AKP ile koalisyon kurmayacaklarını söylmesi, CHP’den ise üstü örtülü bir şekilde gelen beyanatlarda hükümet kurulma süreci daha da karmaşık bir hale gelirken, yılın son çeyreğinde olası bir erken seçim ihtinalini de beraberinde getirdi. Haziran ayında olduğumuzu, neredeyse Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden itibaren unutulan ekonominin yılın sonuna kadar daha da ihmal edilebileceği endişesinin artması ile USD/TL kuru Pazartesi günü tüm zamanların zirvesi olan 2,81’e yaklaştıktan sonra dün gün genelinde 2,75’li seviyelerde “bekle ve gör” tarzı bir stratejiye büründü. Benzer bir şekilde Pazartesi günü % 8 civarında gerileme kaydeden Borsa Istanbul 100 endeksi 75binli seviyelere kadar gerilemesi ardından dün hafif toparlanarak 79bin seviyesinde yaklaştı. Elbette USD/TL kurunda görülen geri çekilmeyi rekor seviyelerden gelen kar satışlar veya tepki alımları bağlamında değerlendirsek de, EUR/USD paritesinin de ne yaptığı belli olmayan son dönemlerdeki 1,1050 – 1,1450 aralığındaki seyrini dün sert bir yükselişle yeniden 1,1340’lı seviyelere taşıması da etkili oldu. Özetle, seçim ardından ilk tepki haliyle olumsuz olmasına rağmen, dün daha dengeli bir seyir yaşandı.
Bugün bültenimizde yüzeysel olarak olası koalisyon ihtimallerine yer vermek istiyoruz:
a) Koalisyon ihtimali:
En çok oy alan AKP'nin CHP, MHP veya HDP’den biri ile koalisyon kurma ihtimalinin halen daha masada olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar MHP ve HDP koalisyona sıcak bakmadıklarını söyleseler de, siyasette 2+2 = 4 etmediğini hepimiz biliyoruz. Bu bağlamda keskin siyasi pazarlıkların sonucunca tabanları birbirlerine oldukça benzeyen AKP – MHP koalisyonuna piyasaların en fazla şans tanıdığını düşünüyoruz. Elbette MHP’nin açılım sürecine yönelik tepkilerini de unutmamak gerekiyor. Öte yandan büyük koalisyon olarak nitelendirilebilen AKP – CHP koalisyonu ise piyasalarda iyimserliği körükleyebileceğini göz ardı etmemek gerekiyor. Millet vekili sayılarına bakıldığında, AKP+CHP’nin millet vekili sayısı şu anda (258+132) = 390 ; AKP + MHP’nin ise 338 ki bu sayılar anayasa değişikliğinin tartışılması için yeterli görünüyor. Aslında halk, AKP’ye tek başına anayasa değişikliği için yetki vermezken, iki partinin uzlaşacağı, siyasette kucaklaşmaını veya sağduyun hatta sürtüşmenin olmayacağı bir tablo görmek istiyor. Bu bağlamda seçim ardından Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un AKP'nin koalisyon kurmayı deneyeceğine işaret ederek, söz konusu ihtimallerin masada olduğunun atını çizdi. Elbette hızlı kurulacak bir koalisyon olumu, uzayacak bir süreç beraberinde olumsuzluk getirecektir.
b) Azınlık hükümeti ihtimali:
Davutoğlu’nun koalisyon girişimlerinin başarısız kalması durumunda görevi Cumhurbaşkanı'na iade etmeyip azınlık hükümeti kurmayı deneyeceğini siyasi analistelerinden dinliyoruz. Sürecin tam olarak nasıl çalışacağını bilmemekle birlikte, CHP, MHP ve HDP'den birinini hükümeti dışarıdan desteklemek suretiyle, azınlık hükümetine imkan tanıyabilir. Elbette hükümetin kurulması kısmı iyimserlik yaratsa da, kalıcığı büyük şüphe taşıyacağını düşünüyorum.
c) AKP’nin dışarda kalacağı üçlü bir koalisyon ihtimali:
Davutoğlu’nun koalisyon veya azınlık hükümeti kuramaması ve görevi Cumhurbaşkanı’na geri iade etmesi durumunda, Erdoğan’ın görevi ilk olarak CHP Başkanı Kılıçdaroğlu'na vermesi ve onun hükümet kurma çalışmalarına girişmesi beklenebilir. AKP’nin koalisyon kuramadığını düşünürsek, bu durumda CHP, MHP ve HDP arasında bir koalisyon ihtimali ortaya çıkıyor ki, MHP Başkanı Bahçeli HDP ile yan yana gelme ihtimallerinin olmadığına işaret etti.
d) Cumhurbaşkanı’nın erken seçim çağrısı ihtmali:
Davutoğlu’nu koalisyon veya azınlık hükümeti kuramaması ve anaysaya göre Meclis Başkanlık Divanı kurulduktan 45 gün sonra yeni hükümetin kurulamaması durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçim kararı alabilir. Ekbette, yukarda da belirttiğimiz üzere, ihmal edilen ve potansiyel büyümesinin altında ivme kaybeden ekonominin daha da ikinci plana atılması, seçim belirsizliği ile birleşerek TL varlıklar üzerinde baskı kurabilir. Bu senaryonun en az istenilen senaryo olacağını düşünüyoruz.
Her ne kadar geçmiş tecrübelerden hareketle koalisyonlar Türkiye özelinde liderlerin anlaşamaması nedeniyle uzun soluklu olarak görülmese de, AKP’nin gücünün biraz törpülendiği, toplumun % 50 % 50 bölündüğü bir ortamada yeniden kucaklaşma ve siyaset etiğinde beraber hareket etme fırsatı yakalanırsa, “koalisyon” kelimesinin bu sefer pek de ürkütücü olarak algılanmayacağını düşünüyoruz. CHP’de Kemal Derviş, MHP’de Durmuş Yılmaz gibi ekonomi anlamında güçlü isimlerin de olduğu unutulmamalıdır. TCMB’nin üzerinde var olan siyasi baskının hafiflemesi neticesinde 23 Haziran tarihinde olağan PPK toplantısını yakından takip etmekte fayda görüyoruz. Bültenimiz ister istemez seçim sonrasına kanalize olsa da, bugün Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) TSİ 10:00'da açıklayacağı yılın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamları büyük önemle takip edilecektir. Yurtdışında ise Yunanistan konusunun çözüm bulacağına yönelik haberlerin desteklediği EUR/USD paritesi yeniden 1,13 sularına yükseldi. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) önümüzdeki hafta düzenleyeceği olağan para politikası kurulu toplantısı piyasaların orta vadeli seyrini tayin edeceğini düşünüyoruz. Sabah saatlerinde İngiltere’de açıklanacak sanayi üretimi takip edilebilir.
































