Anastasiadis masadan kaçtı mı?
Gözlüklerini fırlatıp, kaba saba konuşmalar yaptı mı?
Kendi ekibine fırça çekip bizimkilere saygısızca davrandı mı?
Son günlerin popüler tartışma konusu bu.
Gerçi Anastasiadis Kıbrıslılara özgü ironi yaparak “gözlük değil kül tablası fırlattım” diyor ama Dışişleri Bakanı ile Cumhurbaşkanı çoktan birbirlerine girdiler.
Artık Anastasiadis detay kaldı.
Çünkü bizim buralarda “Rumcu” edebiyatı uzun bir aradan sonra yeniden hortlatıldı.
Üstelik Cumhurbaşkanlığı eli ile.
Cumhurbaşkanı bir çırpıda Dışişleri Bakanı’na “Anastasiadis’e hizmet ediyorsun” deyiverdi.
Görüşmelerle ilgili yaratılan planlı olumsuzluğu gidermek için çırpınan Dışişleri Bakanı ise nazik bir yanıt vermekle yetindi:
“Anastasiadis’in masadan kaçmadığını sizin adamlardan öğrendik…”
***
Dedik ya Anastasiadis’in masadan kaçıp kaçmadığı detaydır çünkü artık seçim havasına girdik ve eskici bohçasından çıkarılan eskiler gibi eski propaganda numaraları da ortaya çıkmaya başladı.
Rumcu…
Hain…
Tavizci…
Milli davaya ihanet eden…
Satılmış…
Bu ve buna benzer argumanların geçmişte kaldığını sanıyorduk fakat yanılmışız.
Yeniden Cumhurbaşkanlığı’na aday olmaya niyetlenen Derviş Eroğlu NTV ile yaptığı mülakatta propagandasının da ipuçlarını vermişti.
“Anastasiadis beni uzlaşmaz bulur, belli ki benim yerime kendi isteklerini yerine getirecek birinin seçilmesini bekleyecek” deyiverdi.
Ve böylece kendi dışındaki adayları Anastasiadis’in isteklerini yerine getirmeye hazır tavizciler olarak ilan etti.
Eroğlu bununla da kalmadı 20 Temmuz törenindeki konuşmada da farklı cümlelerle aynı şeyleri tekrarladı.
Son olarak da Dışişleri Bakanı’nın Anastasiadis’in yani Rum’un hizmetkarı ilan ediverdi.
Belli ki Eroğlu seçim propagandasını bunun üzerine inşa edecek.
Tıpkı geçmişte yaptığı gibi.
***
Peki Kıbrıs Türkü artık böylesi demode ve ucuz propaganda taktiklerine inanır mı?
Yanıt, kesinlikle inanmazdır.
Bu defolu malın artık bu mahallede alıcısı kalmadı.
Kalmadı da Eroğlu ve akıl hocaları bunun farkında değiller mi?
Farkındadırlar, fakat yapacak başka şeyleri yoktur.
“Yeniden Eroğlu’nu seçin en iyi anlaşmayı o yapacak” diyecek halleri kalmadı.
Öyleyse gelsin, Rumculuk, hainlik suçlamaları.
Bildikleri bir tek odur…
































