Su işinde sona gelinmiş.
“Miş” diyorum çünkü CTP’nin daha doğrusu CTP Parti Meclisi’nin ne yapacağını doğrusu kestiremiyorum.
Bu akşam toplantıları varmış.
Su konusunda sert tavırlar ortaya koyan CTP Parti Meclisi bu akşam ne gibi bir karar üretecek.
Tabii eğer karar üretme aşamasına gelmişse.
Malum Parti Meclisi’nin kurduğu komite harıl harıl çalışıyor.
Hem su konusunda çalışıyor hem de bazı üyeleri dedikodu üretmede pek de “üretken” davranıyorlar.
Dedikodu üreterek kendi yanlış görüşlerini Parti Meclisi’ne dayatabileceklerini zannediyorlar.
Onlara kolay gelsin.
Memlekette dedikodudan bol ne var. Onların da buna katkıları olsun.
Onlar çalışıyor da hükümet onlardan daha hızlı çalışıyor galiba.
Hükümet ortakları su ile ilgili görüşlerini oluşturdu.
Hükümet kaynakları; “ileri derecede istişare belgesini Ankara’ya gönderdik” dediler.
Espri de yaptılar; “Şimdi Ankara’daki “beyefendilerin” görüşlerini bekliyoruz.”
Malum Türkiye’de su işlerinden sorumlu bakan geçtiğimiz hafta “Kıbrıs’taki beyefendilerin karar vermesini bekliyoruz” demişti ya.
O’na nazire yapılıyor.
Şimdi top Ankara’da
Detaylarını bugünkü Havadis’ten okuyabilirsiniz.
Bu su işi artık biran önce çözülmeli.
Çünkü gına geldi.
Vatandaş burnundan soluyor.
***
Cumhurbaşkanı Akıncı Davos’tan mutlu döndü.
Mutlu dönmesi de normal.
Yaptığı görüşmeler ve toplantılar önemliydi.
Normal koşullarda bir araya gelemeyeceği yetkililer ile bir araya geldi.
Örneğin İngiltere Başbakanı Cameron.
Örneğin ABD Dışişleri Bakanı Kerry.
Örneğin Yunanistan Başbakanı Çipras.
2 yılda bir ancak gördüğü BM Genel Sekreteri’ni saymıyorum bile.
Davo zirvesi böyle bir şeydir.
Ve amacına hizmet etti.
Akıncı Kıbrıs sorunu açısından mutlu döndü ama yapılan dedikodu türünde haberler ve kara propaganda açısından da rahatsız olduğu belli.
Açıklama yapmak zorunda kaldı; “Biz Davos zirvesine para verip katılmadık” diye.
Çünkü Akıncı’nın on binlerce dolar ödeyip de zirveye öyle katıldığını yazanlar oldu.
Ötesine gidip de kumar baronlarının gazetesi “Davos’ta aşk başkadır” diye başlık attı.
Konu ne?
Meral Akıncı’nın mütevazı yaş günü kutlaması.
Küçük bir pasta ve üfürülen mumlar zenginlerin tatil yaptığı yer olan Davos imajı ile birleştirildi ve utanç verici bir şekilde kullanıldı.
Sanki de Cumhurbaşkanı ve eşi Davos’ta doğum günü kutlamaya gitmişler gibi bir intiba yaratacak adi bir kara propaganda örneği.
Oysa Rum tarafında Akıncı niye Davos’tadır ve üst düzey görüşmeler yapıyor diye hayırcı muhalefet ortalığı birbirine kattı.
Anastasiades’e söylenmedik laf bırakılmadı.
Bizdeki hayırcılar da Akıncı’ya bel altı vurmaya çalıştı.
***
Bu memlekette artık kimin ne olduğunu bilmek ve ona göre tavır almak gerekir.
“Herkes ile iyi ilişkiler kurmak lazım” türünden bu topraklara özgü garip bir inanış var.
Kara propagandacılar ortamı zehirlerler ama karşılığında uzlaşı ve şefkat görürler.
Kumar baronları kumar paralarıyla memleketi dizayn etmeye çalışırlar, bunun için cumhurbaşkanı ve eşine küfre varacak saldırılar düzenlerler ama karşılığında kimsenin sesi çıkmaz.
Biz de böyle garip bir topluluğuz vesselam.
































