Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

DAÜ’de deprem üstüne deprem

Doğu Akdeniz Üniversitesi ile ilgili, bugüne kadar yazdığım tüm yazılarda, “siyaset içeri girince, okulda huzur kalmayacak” içerikliydi.

İşte, İşletme ve Ekonomi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cem Tanova, görevinden istifa etti.
Gerekçesi net.
“Bölüme, usulsüz istihdam yapılması…”
Ortada sözleşme yok…
Karar yok…
DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu, keyfi kararlar alarak, “siyasetin emirlerini” yerine getiriyor.
Abdullah Öztoprak ile DP Genel Başkanı Serdar Denktaş arasındaki en büyük kavgalardan biri de, tam da Sayın Tanova’nın istifasına yol açan olaydı.
Gökhan Adalıer. Serdar Denktaş ile ilişkileri çok iyi. DAÜ’de görevine “akademik” gerekçelerle son verildi.
Adalıer gibi yaklaşık 100 öğretim görevlisi daha bugün okulda yok.
Ama “ille de Adalıer’i işletme ve ekonomi fakültesindeki görevine başlat…”
Öztoprak başlatmadı.
Görevden gitti.
Yeni rektör vekili Necdet Osam, akademik kariyerini siyasilerin ayaklarına serdi.
Tamamı siyasilerden oluşan DAÜ Vakıf Yöneticiler Kurulu da, parti genel merkezlerinden aldıkları talimatlar doğrultusunda hareket ediyor. İlk adım, en çok tartışılan konuda oldu.
Aslında, bu siyasetin DAÜ’ye meydan okumasıdır. DAÜ’de siyaset akademik aklı yendi.
Bir önceki rektörün “hayır” dediklerine, Necdet Osam “eyvallah” diyor. Osam bundan ne kazanacak? Onu da bekleyip göreceğiz.

****

Adli süreç başladı

Artık siyasetin hakim olduğu DAÜ’de, gözler Yüksek İdare Mahkemesi’nde. Prof. Dr. Abdullah Öztoprak, çoğunluğu siyasilerden oluşan DAÜ VYK’sının, akademisyenlerden oluşan Senato’nun kararını uygulamamasını mahkemeye taşıdı.
Avukatı, deneyimli hukuk adamı Tahir Seroydaş.
14 Ekim tarihinde yapılan “çarpık” atama mahkemeye taşındı. Esas davaya ek olarak, “DAÜ mevzuatına aykırı olarak yapılan atama ile ilgili olarak yürütmeyi durdurma davasının” ilk duruşması Yüksek İdare Mahkemesi (YİM)’nde 17 Ekim 2014 tarihinde yapıldı.
Hakim Tanju Öncel, tarafların dinlenmesi için davayı 23 Ekim’e erteledi.
Yani yarın.
Vakıf Yöneticiler Kurulu Üyesi ve aynı zamanda hukuk alanında profesör olan Rıza Ayhan da VYK kararının altına “şerh” düştü.
Hukuk profesörü, “Bu atama yanlış” derken, siyasilerden oluşan VYK, parti genel merkezlerinden gelen talimatı aynen uyguladı.
Konu aslında net.
DAÜ Yasası belli.
Nasıl rektör atanacağı belli.
Ama hukuk ne bilir? Ne gerek var hukuki temellere.
Parti genel merkezlerinde alınan kararlardan daha mı değerlidir?
Değil.
VYK’nın Senato tarafından yapılacak öneriye bağlı olarak atama yapması
gerektiği su kaldırmaz bir gerçektir.
DAÜ Yasası’na göre, “rektör vekili” atayamazsınız.
Atayacaksanız da bunda Senato’nun önerisi olması gerekir.
Var mı böyle bir öneri?
Yok.

***
Siyasetin DAÜ’ye müdahalesi

Hukuktan az anlayan herkese sorun.
Şu anda yapılan “DAÜ’ye siyaseti hakim kılmak”tır.
DAÜ’nün güvenilirliği ile oynanıyor.
Ruhu ile oynanıyor.
Abdullah Öztoprak’ın atanmasını hakim kılan süreç, bundan önceki rektör atamalarında kullanılan süreçle aynıdır.
DAÜ akademik/ yönetsel çalışanları ve öğrencilerinin katılımı ile 4 Temmuz 2014 tarihinde gerçekleşen eğilim yoklamasına yüzde 85 katılım oldu. Prof. Dr. Öztoprak çalışan ve öğrencilerden yüzde 78.6 oranında onay aldı.
Senato bu eğilim yoklaması sonucuna bağlı olarak 8 Temmuz 2014 tarihinde Prof. Dr. Abdullah Öztoprak’ı rektör olarak atanması için VYK’ya önerdi.

VYK siyasetten emir bekledi
VYK üç ay boyunca konuyu gündeme almadı.
2 Ekim 2014 tarihinde Senato’ya öneriyi usul açısından hatalı olduğu gerekçesi ile iade etti. Senato VYK’ya ilgili iade uyarınca gerekçeli bir cevap hazırlayarak, konunun usul ve hukuk açısından uygun olduğu ve Senato’nun çalışan ve öğrencilerin iradesinin arkasında olduğunu belirterek Prof. Dr. Abdullah Öztoprak’ın rektör olarak atanmasını tekrardan VYK’ya önerdi.
“DAÜ VYK’da eğilim rektörün görevine devam etmesinden yanadır” dedi önce VYK Başkanı İsmail Arter…
Sonra DP Genel Merkezi’ne kulak verdi.
Akademisyenlere değil…
Yönetsel personele değil.
DAÜ’ye değil…
Temsil ettiği Mağusalılara da değil…
Sadece bağlı olduğu genel merkeze…
Kimler mi?
• DP’li başkan İsmail Arter
• DP’li Hayri Orçan
• DP’li Dr. Mehmet Faydalı
• CTP’li Osman Pekineli
• CTP’li Saffet Mehmetalioğulları
• CTP’li Hasan Alicik
Dokuz VYK Üyesi’nin altısı, parti genel merkezlerinden emir alarak uyguluyor.
Prof.’lar… Doç.’lar… Dr.’lar…
DAÜ’de “yok” hükmünde…

DAÜ’dekiler huzursuz
Binlerce öğrenci…
Yüzlerce hizmetli…
Yüzlerce akademisyen…
Şimdi DAÜ’de herkes huzursuz.
Onlarca yatırımcı…
Yüzlerce DAÜ’lü esnaf…
Huzursuz…

***

Yargı “umurumda değil” mesajı
DAÜ’deki operasyonun nedenleri hem ekonomik, hem istihdamlara yönelik.
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş partililerinin DAÜ’den alamadıklarının karşılığındaki taleplere, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu da Serdar Denktaş’a boyun eğdi.
Denktaş, DAÜ’ye “hakim” olmakta kararlı.
“Mahkeme Öztoprak’ı geri iade etse ne olacak?” diyor, kararı tanımayacağını beyan ediyor.
Kime güvenerek?
Altı emir erine…
Son bir hafta içerisinde, DAÜ’den onlarca telefon aldım.
Öfke var…
Memnuniyetsizlik var…
Güvensizlik var.
Konu sadece DAÜ ve Mağusa sorunu mu?
Değil. Bu ülkeyi bütünüyle ilgilendiriyor.
Burada siyasete dur demesi gereken nokta “yargı…”
Zaten Yüksek Mahkeme Başkanı, Havadis’e yaptığı açıklamada gayet net söyledi, halkın yargıdan başka güvenebileceği kaç kurum var.