Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın otuz dokuzuncu kuruluş yıl dönümü kutlanıyor.
GKK yetkilileri yani komutanlar bu vesile ile çeşitli ziyaretler yaptılar.
Cumhurbaşkanı Akıncı’yı da ziyaret ettiler.
GKK komutanı ziyarette yaptığı konuşmada “Bizim görevimiz KKTC’yi iç ve dış düşmanlara karşı korumaktır” dedi.
“Dış düşmanlar” kısmına girmeyeceğim.
Benim merak ettiğim bu “iç düşmanlar” kısmıdır.
Malumdur, Türkiye’ye paralel buradakiler de yıllarca kendilerince “iç düşmanlar” icat edip onlarla “mücadele” ettiler.
Bazen abartıp infaz emirleri verdikleri bile söylenir.
Şimdi Cumhurbaşkanı olan Mustafa Akıncı’nın bu “iç düşman” kısmını işitince ne dediğini çok merak etmekteyim.
Kendisi açık sözlülüğü ile bilinir.
Örneğin şöyle bir cümle kullandı mı: “Geçmişte beni ve siyaset arkadaşlarımı da iç düşman saydınız mı? Yoksa hala öyle miyim?”
***
Türkiye’de birçok değişiklikler oldu da bizdekiler hala aynı alışkanlıklarını sürdürürler.
GKK’nın kuruluş yıl dönümünde kokteyl yaparlar ve medyanın dörtte üçünü davet etmezler.
Kendilerince “angajman kuralları” koyarlar ve aklılarınca kendilerine yakın olmayanın davet etmeyerek cezalandırırlar.
Birkaç kez ziyaretlerine gidip bunun yanlış olduğunu anlatmaya çalıştık.
Devletin en önemli kurumlarından birisinin soğuk savaş döneminden kalma ideolojik saikler ile hareket edemeyeceğini, ayrımcılık yapamayacağını anlatmaya çalıştık.
Hakeza medyaya verdikleri reklamlarda da benzer bir davranış sergiliyorlar.
Askeri duyuruları sadece birkaç gazeteye veriyorlar ve geri kalanını yok sayıyorlar.
Yani kendilerince yok sayıp cezalandırıyorlar.
Kokteyllerinin meraklısı değiliz, verdikleri ilanların da peşinde değiliz ama peşinde olduğumuz temel bir gerçek vardır.
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bu ülkenin bir kurumudur ve o kurumu yönetenler de bu ülkenin maaşlı memurlarıdırlar.
Hiçbir memur ayrımcılık yapamaz, kendince “düşmanlar” belirleyip onlarla savaşamaz ve bu ülkenin birliğine-düzenine-bütünlüğüne zarar verecek davranışlarda bulunamaz.
***
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı onlara bu gerçekleri anlattı mı bilmiyorum.
Geçmişte “iç düşman” kapsamında olan ve operasyonlara maruz kalan Başbakan Ömer Kalyoncu bu gerçekleri onlara hatırlatacak mı?
Yoksa bu çarpık yapı sürüp gidecek mi?
Biz de polis askerden alınıp sivile bağlanırsa ayrımcılık-partizanlık olacak” teranelerine katlanıp gidecek miyiz?
Her türlü ideolojik ayrımcılığın kanyağı orası.
Üstelik bizi korusunlar diye bellerine silah verdiğimiz memurlar bu güçlerini bize karşı kullanmaya tevessül ediyorlar.
Cumhurbaşkanı’na ve Başbakan’a soruyorum:
Siz buna daha ne kadar katlanacaksınız?
































