Cumhuriyetçi Türk Partisi-Birleşik Güçler’in içinde, dikkate alınmasını gerektirecek denli büyük bir taraftar topluluğu Demokrat Parti-Ulusal Güçler ile hükümet kurulmasını istiyordu.
Kamuoyunda da CTP-BG-DP-UG hükümetine ciddi bir destek vardı.
Bazı CTP’liler, yıllarca verdikleri mücadeleden dolayı UBP’yi “düşman” olarak kotlamışlar ve bu yüzden “UBP ile ortaklık fikrine” şiddetle karşı çıkmışlardı.
Hoş aynı durum geçmişte Rauf Denktaş için de geçerliydi.
Rauf Denktaş’ın baş hasımı Özker Özgür olmasına rağmen 1994 seçimlerinde Özker Özgür hem liderlik hem de iyi bir manevra yaparak Rauf Denktaş ile uzlaşmış ve hükümet ortaklığına gitmişti.
Ama CTP’liler bu geçmiş deneyime bakmadı.
“UBP ile asla olmaz” diyenlerin sesi daha yüksek çıktı ve sonuçta bu hükümet kuruldu.
DP-BG’nin içinde de bir grup CTP ile hükümet kurulmasını istemiyordu.
Fakat “UBP ile kuralım” diyenlerin sesleri yükselemedi.
Serdar Denktaş “kamuoyu bu hükümeti istiyor” dedi ve birkaç kez görüşmeleri kopartmasına rağmen CTP ile uzlaşmanın yolunu seçti.
Bu hükümetin kurulmasıyla CTP büyük bir risk aldı.
Ankara’nın Derviş Eroğlu destekli, Ulusal Güçler eklentili bir hükümete sıcak bakmadığı herkesin malumudur.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, CTP Parti Meclisi’nin son toplantısında Özkan Yorgancıoğlu’nu arayarak bunu açıkça ifade etti.
“Başbakanımız Sayın Erdoğan sizinle çalışmayacak” dedi.
CTP, Derviş Eroğlu ve DP’den dolayı Ankara’nın maddi ve manevi desteği ile hükümet yapma olanağını reddetti.
Bunu da bilinçli ve kararlı bir şekilde yaptı.
Gelelim Derviş Eroğlu’na ve DP’ye.
Derviş Eroğlu daha 5 ay önce kendi partisinden bir başbakan ile ölümüne kavga ediyordu.
Cumhurbaşkanı olduğunu unutup, kendi partisinin kurultay kavgasında taraf olmuş ve kapı kapı gezerek delege avlamaya çalışmıştı.
Yine kendi partisi tarafından hakkında ortaya atılan iddialar müthişti.
Derviş Eroğlu tüm bunlardan kurtuldu. Daha geçici hükümet zamanında rahatladı. O kadar ki geçici hükümetin bakanlarını sarayda yemeğe çağırdı ve “aferin arkadaşlar, iyi iş yaptınız tarihe geçeceksiniz” diyecek denli coştu.
Maalesef CTP’li ve TDP’li bakanlar da bu “coşkunun” figüranı olmuşlardı.
Eroğlu UBP ile kavgasından sonra kaybettiği hükümet olanaklarını yeniden elde etti. Hatta CTP’nin bonkör tavrından da mutlu oldu.
Şimdi aday olma umutlarını yükseltmenin bahtiyarlığındadır.
DP-UG “sağda lider olma” umuduyla seçimlere girdi ama UBP’nin de gerisinde kaldı.
Hükümet ortaklığı ile bu umudunu yükselterek sürdürecek.
UBP zaten tarihinin en zor günlerini yaşıyor, DP 10 sonraki yerel seçimlerde hükümet olanaklarıyla da UBP’nin altını oyup, CTP ile çarpışıp birinci parti olmaya çalışacak.
Birinci parti olduğu an ise Serdar Denktaş sağın lideri olarak ilan edilecek, Eroğlu sonrası Cumhurbaşkanı olarak kamuoyuna sunulacak.
Peki, CTP’nin durumu ne olacak?
***
Ankara ile Eroğlu-DP arasında sıkışmış bir CTP’nin vay haline.
CTP’yi zor günler bekliyor.
Bu zor günleri çok çok çalışarak ve iyi icraatlar yaparak aşabilirler.
Bir de liderlikle.
Bu konuya önümüzdeki günlerde bol bol devam edeceğiz…
































