CTP’de üç ayda, iki operasyon yapıldı…
Üç ay önce açılan yaralar kapanmadan, bu kez yeni yaralar açıldı.
Öyle ki…
Dün yapılan bakanlık değişimleri, üç ay önce yapılsaydı, kimse buna darılmazdı.
Neden mi?
Zaten maliye Bakanlığı görevi verilen Hasan Başoğlu bu görevi istemedi…
Zaten yeniden Tarım Bakanlığı görevi verilen Önder Sennaroğlu bu görevi istemedi.
Zaten Çalışma Bakanlığı’na İçişleri de eklenen Aziz Gürpınar bu görevi istemedi.
3 ay önce…
Sonra ikna edildiler…
Aziz bey görev adamı…
“Gel” dediler geldi, “git” dediler gitti.
Eminim kırgın değildir. Kırgınsa da aldığı aile terbiyesi nedeniyle duygularını kendi içinde yaşıyordur.
Hasan Başoğlu da öyle…
Ama Önder Sennaroğlu…?
Şimdi koskoca İskele ilçesi kırgın.
2 vekil, 5 belediye başkanı var orada…
CTP İskele’de “sıfır” noktasından zirveye ulaşırken, bunda 2003 yılında partiye gelen Önder beyin ciddi katkısı var.
Hızla yaralar sarılmalı
CTP’de sorunlar UBP’deki gibi yaşanmaz.
CTP “içten içe kanar…”
Kanadığını kimse görmez…
Kimse “içim kanar” demez…
Bu nedenledir ki, şimdi ciddi bir sessizlik var.
CTP’ye liderlik eden kadro…
Mehmet Ali Talat…
Tufan Erhürman…
Ve elbette Ömer Kalyoncu, bu sorunu çözmek zorundadır…
“Ömer Kalyoncu ne alaka” demeyin
Neden Ömer Kalyoncu’yu da yazdım…
Bilerek ve isteyerek.
Çünkü Kalyoncu hükümetin başıdır.
İcraatın başıdır.
Eğer “icraat” yapılmazsa, bunun sorumlusu hükümet ve Başbakan olacak.
Hükümetin icraat yapabilmesi için de kritik yer Cumhuriyet Meclisi.
Şimdi tam da yazının ana fikrine geldik…
***
Yasaları kim geçirecek?
KKTC’de bir çok noktada değişimin sağlanması için yapılması gereken tek şey “AB uyum” yasalarının geçirilmesidir.
Tarımda hele…
Hele çalışma yaşamında…
Hele finans alanında…
Bütçenin toparlanması için gerekli olan bu alanlardaki düzenlemeler…
Birikim Özgür, Asım Akansoy ve Erkut Şahali, CTP’nin komitelerde en çok çalışan, en aktif vekilleri sıralamasında ilk beş içerisindedirler.
Şimdi oralarda olmayacaklar…
Peki, komiteler nasıl çalışacak?
Kim, hangi motivasyonla?
Siz, tarımla ilgili yasalarda Önder Sennaroğlu’nu komitelere sokabilecek misiniz?
Teberrüken Uluçay, “Hadi” deseniz, komitelerde yer alır mı?
Dışişleri Bakanlığı için adı geçen ancak üç ayda iki kez yapılan kabine değişiminde adı gündeme dahi gelmeyen Mehmet Çağlar ve Armağan Candan’ı motive edebilir misiniz?
***
Görev CTP liderliğinin
İşte “ana fikir dediğim o cümle var ya?
Yukarıda okuduğunuz:
“CTP’ye liderlik eden kadro…
Mehmet Ali Talat…
Tufan Erhürman…
Ve elbette Ömer Kalyoncu, bu sorunu çözmek zorundadır…”
UBP zaten darmadağın…
“Reform hükümeti” ismi verilen bu hükümetin reform yapabilmesi için CTP’nin Meclis Grubu’nun motive olması gerekiyor.
Kapısı çalınmayan eski milletvekillerini, düşüncesi nedeniyle ötekileştirilenleri, kendisini CTP’ye ait hissetmeyenleri hiç saymıyorum bile…
O zaman…
CTP içerisindeki her vekil şunu bilmeli:
“BUGÜN ÜLKESİ VE CTP İÇİN ÇALIŞMAYANLAR, ÇALIŞMAYI REDDEDENLER, KÜSME HAKKINI KULLANNALAR, BİLECEK Kİ, YARIN MİLLETVEKİLLİĞİ KADROLARINDA YER ALMAYACAK. BİLECEK Kİ İCRAATTA BAŞARILI OLAMAYANLAR, YARIN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI OLAMAYACAK.”
Aksi halde, CTP de “dibelik UBP’lileşir”…
Baksanıza, UBP’de her isteyen istifa edip kaçıyor, DP’de bakan oluyor, geri gelip UBP’de vekil oluyor…
Küsüyor, aday oluyor, kazanıyor…
Toplum kaybederken, milletvekillerinin kazanması, UBP’ye, DP’ye özgüdür.
CTP de bu kervana katılacaksa, kendisi bilir.
Ama benim bildiğim tek şey, içinde bulunulan sıkıntılı durumdan çıkmanın tek yolu, reformlardır.
Hem de hiç özelleştirmeye falan da gerek kalmadan…
Kıb- Tek’te özerklik yasasını geçir…
Telekomünikasyonda verimliliği artır…
Çalışma yaşamında reform yap…
Tarımda var olan kaynağı tabana yay…
Bütçe giderlerinde adaleti sağla…
Ne kalıyor geriye?
İşte CTP liderliği, şimdi bunu iyice düşünmek zorundadır.
Bugün CTP ile birlikte yürümeyen, kişisel gerekçelerle bunu reddeden kadrolar, gelecekte CTP aday sıra listelerinde olacak mı olmayacak mı?
Başına buyruk, her fırsatta partiyi tehdit eden belediye başkanları gelecekte aday olacak mı olmayacak mı?
CTP bu kriterleri şimdiden hem toplumun, hem de CTP’li seçilmişlerin önüne koymak durumundadır.
Bu görev de CTP liderliğinindir.
***
Liderlik olgusu somutlaştı
Bu durumda, liderlik olgusu somutlaştı demek mümkün.
Şimdiye kadar hep bir liderlikten söz ediliyordu ama bu yeterince somut ifade edilemiyordu.
Bu konuda Türkiye tam 13 yıl önce bir sınav verdi.
Yıllarca bürokrasi çalıştı, üretti ama siyaset kurumu bu çalışmaları yasallaştıramadı.
Sonra AKP geldi, 15 günde 15 yasa geçirip ülkenin önünü açtı.
Herkesin bakış açısı değişti.
Bizde de yasalar hazır! Meclis’te bekliyor!
Ya CTP ve UBP Meclis komitelerinde bekleyen yasaları önümüzdeki birkaç ay içinde maraton görüşmelerle yasalaştırır…
Ya da ülkedeki kaos derinleşir ve olası bir erken seçimde gelecek olan “yeni” parti yeni lider, yani partiler ya da yeni liderler bugün var olanı yasaya döker…
Demek ki liderlik, milletvekillerini gerekirse her gün komite çalışmalarına katkı yapmaya ikna etmekten geçiyor.
Ben umutluyum…
Sayın Talat der ya, “CTP’liler partilerini canlarından çok severler”…
Tarih olmakla tarih yazmak arasında ince bir çizgi var şu anda…
Naci Talat tarih yazdı…
Özker Özgür tarih yazdı…
Sayın Talat da tarih yazdı…
CTP’lilere bir çok “ilk” yaşattı.
Ama “tarih” şimdi Talat’ı yeniden sınıyor.
“Liderliğin” ne olduğu somut olarak ortada…
Yapılacak belli…
































