KıbrısManşet

CTP Gençlik Örgütü: Burs sisteminde reform şart






Cumhuriyetçi Türk Partisi Gençlik Örgütü  bir açıklama yaparak burs sisteminde reformun şart olduğunu söyledi.

Örgüt yaptığı açıklamada:



Ülkemizde yükseköğrenime devam etmek isteyen gençlerin finansman sağlayabilecekleri 4 ana alan vardır. Bunlardan ilki ve bu yazının doğrudan konusu olan KKTC devlet burslarıdır. Bu burslar Anayasanın ilgili maddelerine göre düzenlenen Burs Tüzüğü kapsamında verilmektedir. Genel olarak “Destek Bursu ve Başarı Bursu” olarak kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadırlar. KKTC, TC ve üçüncü ülkelerde okuyan öğrenciler belli kriterleri karşılamaları koşulu ile bu burslardan faydalanabilmektedirler. Devlet bursları dışında, AB ülkelerinde okumak isteyen öğrencilerin yararlanabilecekleri AB bursları vardır. Bu burslar sınav ve ardından mülakat ile verilmektedir. İngiltere özelinde ise Student Finance sistemi vardır. Student Finance sistemi ile bir borçlanmaya girilmekte fakat, genellikle Kıbrıslı Türklerin yıllık gelirleri İngiltere’de ödeme yapmaya başlamak için gerekli yıllık gelirin epeyce altında olduğundan neredeyse hiçbir Kıbrıslı Türk bu borcu geri ödememektedir. Günümüzde Brexit ile bu şansımız da sıfırlanmıştır. Bunların dışında ise bireysel veya kurumsal olarak verilen çok küçük ölçekli burslar vardır. Bu çalışmada esas üzerinde durmak istediğimiz devlet burslarıdır.

BURS TÜZÜĞÜNDE GÜNCEL SORUNLAR

Emek piyasasına olumsuz etki: Ülkemizde emek piyasasında görülen sıkıntılardan biri yapısal işsizliktir. Burs sistemi ve uygulanışı bu sorunun en önemli etkenlerinden biridir. Şöyle ki, bu uygulama hayata geçtiğinden beridir, sürekli olarak bazı bölümler ihtiyaç fazlası, bazı bölümler ise ihtiyaçlı alan olarak belirlenmektedir. İlk bakışta gençleri ihtiyaç olan bölümlere yönlendirerek önlerini açma gibi bir düşünce olabilir. Fakat ekonomi ve iş hayatı planlayamayacağımız kadar dinamiktir. Bir bölüm herhangi bir senede ihtiyaç alanıyken, bir sonraki sene ihtiyaç fazlası olabilmektedir. Çünkü bu sistem gençleri psikolojik ve finansal olarak burs olan bölümlere girmeye zorlamaktadır. Günün sonunda emek piyasasında halen bazı alanlarda azlık varken, bazı alanlarda istenilenin çok üzerinde fazlalık vardır. Pazarın kendi dengesini kurmasına izin verilmemektedir. Bu şekilde kurulan dengede ise bazı yetenekler kaybolup gitmektedir. Örneğin, bugün hukuk alanında yetenekli bir genç, burs alamadığı için başka bir bölüme kayabilmekte ve sahip olduğu yeteneği heba etmektedir. Günün sonunda girdiği işte mutlu olamamakta ve üretkenliği azalmaktadır. Ayrıca şehircilik alanında epey gerideyken, şehirlerimizin gelişmesi gereken alanları, yeni şehirler yaratma gibi bir gerekliliğimiz varken örneğin mimarlık bölümünü ihtiyaç fazlası olarak değerlendirmek mantıklı mıdır? Özel sektörün gelişmesi ve büyümesini hedeflerken, işletme gibi bölümlerde okuyan öğrencileri, yani geleceğin girişimcilerini desteklememek mantıklı mıdır?

Aile baskısı: Yukardaki bölümün son bölümünde bahsettiğimiz istenmeyen bir bölümün seçilmesi konusu yine aynı nedenlerle bir aile baskısına dönüşebilmektedir. Ailenin maddi gücü olmaması durumunda veya ailenin reşit bir bireyin üzerinde tahakküm kurma çabası olduğu durumlarda, gençler burs olan bölümlere girmeye zorlanmaktadır. İstememeleri durumda ise finansal destek ile tehdit edilmektedirler. Günümüzde uygulanmakta olan burs tüzüğü 18 yaşına gelmiş, reşit bireylerin anne baba ile birlikte değerlendirildiği bir sistemdir. Bu doğru bir yaklaşım değildir.

Bursların adaletsiz bir şekilde dağıtılması: Destek bursları dağıtılırken, anne ve babanın geliri en önemli kriterdir. Bu gelirin hesaplanması için ise sosyal sigorta yatırımları kullanılmaktadır. Hem anne hem baba bir kamu kuruluşunda çalışıyorsa, çocuklarının burs alması epeyce zorlaşmaktadır. Fakat, daha yüksek geliri olan ama sosyal sigorta yatırımını daha düşük bir maaş üzerinden yapan ailelerin çocukları ise daha rahat bir şekilde burs alabilmektedir. Aile geliri hesaplanırken, yaşam tarzı, mülkiyet gibi konular göz ardı edilmektedir. Bu yöntem ise adaletsiz bir dağıtıma sebebiyet vermektedir. Başarı bursu kapsamına baktığımızda ise, başarı ölçümü tüm bölümler için aynıdır. Tıp fakültesinde öğrenim gören bir bireyin başarısı ile nispeten daha kolay bir bölümde öğrenim gören bir bireyin başarısı eşit olarak ölçülmektedir. Bu adil bir yaklaşım değildir. Yine benzer bir örnekten gitmek gerekirse, öğrenim görürken alınması gereken aletler, malzemeler olan bölümler vardır. Bu ihtiyaçlar çok yüksek meblağlara mal olabilmektedir. Fakat ihtiyaç belirlenirken bu ihtiyaçlar göz ardı edilmektedir. Dolayısıyla ihtiyaç belirlenmesi sürecinde daha gerçekçi, reel verilere dayanan, beyan edilen gelirler dışında kaynaklarında değerlendirildiği bir süreç inşa edilmelidir.

Başarı ölçüsü: Başarı bursu dağıtılırken uygulanan başarı ölçüsü genel ortalama üzerinden hesaplanmaktadır. Bu yöntemin yol açtığı sorunlarda vardır. Başarı ölçüsü değerlendirilirken bölümlerin zorluğu göz önünde bulundurulmamaktadır. Örneğin tıp fakültesi ile daha rahat girilebilen ve devam edilen bölümler aynı kefeye konmaktadır. Uluslararası başarı standartlarının yasaya dahil edilmesi gerekmektedir.

Finansal konular: Güncel burs tüzüğünün yol açtığı finansal sorunlar üç alana ayarlayabiliriz. Birincisi burs ödemelerinin belli bir düzene oturtulamamasıdır. Bunun başlıca sebepleri kaynakların başka alanlara kullanılması, tekrardan kaynak yaratıldığında ise burs ödemelerinin yapılmasıdır. Finansal konulardaki bir diğer sorun ise bu harcanan kaynakların geri dönüşü olmamasıdır. Üçüncü konu ise eğitim finansmanını artırabilecek kurumların veya bütçe fazlalığının bu kaynağa aktarılması mümkün değildir.

Mesleki eğitimler: Ülkemizde meslek bilgisi olan eleman sıkıntısı vardır. Fakat mesleki eğitimler burs tüzüğü kapsamında değildir. Dolayısıyla öğrencilerin mesleki eğitime yönelmesinin önünde bir problem yaratmaktadır.

 

NE İSTİYORUZ?

Bu çalışmalarımız kapsamında talep ettiğimiz yeni bir felsefe ile yaratılacak bir “Burs ve Kredi Yasası” ve bu yasa altında kurulacak “Burs ve Krediler Fonu ve Burs ve Kredi Kurumu.”

 

YENİ EĞİTİM DESTEK SİSTEMİ

Yaratmaya çalıştığımız yeni eğitim destek sisteminin çıkış noktası, sadece burs ve finansal destek konusuna değil, içinde üretkenliği arttırmak, meslek sahibi olan birey sayısını arttırmak ve dolayısıyla ülkemizi göç vermeyen bir yer haline getirmeyi amaçlayan daha geniş bir sosyal ve ekonomik kalkınma planına da ilham vermektedir.

Bu çalışmanın beş genel hedefi vardır;

 

  • Daha çağdaş ve çalışan bir eğitim finansmanı sistemi oluşturmak
  • İşsizlik ve mesleksizliğin önüne geçmek
  • Emek piyasasını dengelemek
  • Göçü engellemek ve aidiyet duygusunu arttırmak
  • Toplumsal Dayanışmayı arttırmak.

 

Tasarladığımız bu sistemde öğrencileri finansal açıdan destekleyecek dört finansal destek alanı vardır. Anayasanın öngördüğü ihtiyacın desteklenmesi ve başarının ödüllendirilmesi ilkesinden hareketle, eski sistemde de var olan destek bursu ve başarı bursunu yine bu sistemin içerisinde tutuyoruz. Fakat, geçmiş sistemin aksine, bütçede bu iki burs türünün payı olabildiğince düşürülecek ve gerçekten ihtiyaçlı olanlar ile gerçekten başarılı olanlar bu kaynaklar ile desteklenecektir. Bu iki kaleme ek olarak teşvik bursu ve en önemli değişiklik olan eğitim kredilerini de öğrencilerin yararlanabileceği finansal kaynaklar arasına koymayı hedefliyoruz.

 

Başarı bursu: Başarı bursunun güncel olarak sorunlarından en önemlisi tercih edilen bölümlerin kendilerine özgü zorluk derecelerinin başarı hesaplamasında bir değeri olmamasıdır. Bu konu, örneğin tıp fakültesinde okuyan bir öğrencinin nispeten girişi daha kolay olan bir bölümden öğrenci ile aynı başarı skalası üzerinden değerlendirilmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla bu sistem aslında adaletsizliğe ve başarı bursuna ayrılan katkının efektif bir şekilde kullanılamamasına yol açmaktadır. Başarı bursu uygulamasında bir diğer eksiklik ise, başarının sadece ders notu olarak algılanmasıdır. Fakat, ülke ekonomisi ve bilime katkı ders notları ile ölçülemeyecek kadar değerli bir başarıdır. Bizim tasarladığımız sistemde, başarı ölçütlerinin arasına, akademik yayınlar, girişimcilik ve inovasyon çabaları da eklenecek ve bu öğrencilerin iş geliştirmeleri başarı bursu ile desteklenecektir. Bu şekilde verilecek burslar belki aylık şekilde değil ama farklı yöntemler ile verilebilecektir.

 

Destek bursu: Destek bursunda var olan ihtiyaç kriteri yine başarı bursunda olduğu gibi bölüm değerlendirmeksizin verilmektedir. Malzeme, kitap, ekipman vs. satın alınması gereken bölümler, daha sözel bölümler ile bir tutulmaktadır. Ayrıca, bölüme devam edilirken ekipman, kitap vs. gibi ihtiyaçlar destek ihtiyacı kapsamında değerlendirmeye alınacaktır. Var olan destek bursu sisteminde destek belirlenme şekli tamamen aile geliri üzerinden değerlendirilmektedir. Yeni destek bursu sisteminde öğrencinin daha çok birey olarak değerlendirilmesi sağlanacaktır. İhtiyaç belirlenmesi yeni kriterlere ve araştırmaya bağlı olacak. Beyan edilen aile gelirinden daha çok, yaşam tarzı, mülkiyet vs. gibi konularda değerlendirilecektir. Ayrıca, öğrenim görürken öğrencinin çalışarak elde ettiği gelir, destek bursunun alınmasına etki etmeyecektir.

 

Teşvik bursu: Sıkı bir ihtiyaç belirleme çalışmasının ardından belirlenecek kritik ihtiyaçlar (Uzman Doktor, Riskli Meslek Grupları vs.) gibi durumlarda sınırlı sayıda sınırlı süre ile teşvik edici burslar verilecek. Ülke sıkıntıları ile ilgili araştırmaları ve çözüm önerilerini teşvik etme amacı ile de bu burslar verilebilecek. Ayrıca, devlet kurumlarının ihtiyaç duyduğu çok özel bölümlerde bu burs kapsamında teşvik edilecek.

 

KREDİLER

Bu çalışmanın ülkemizde bulunan burs ve eğitim finansmanlarına katacağı esas değişiklik kredilerdir. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri gibi gelişmiş ülkelerde kredi sistemi ülkenin şartlarına göre uygulanmaktadır. Son dönemlerde sol partiler tarafından bu kredi borçlarının silinmesi gibi politikalar öne atılsa da, eğitimde fırsat eşitliğini yaratmak adına uygulanan başarılı bir sistemdir. Sosyal devlet anlayışının öne çıktığı koşullarda bu sistemin öğrencilere mezuniyet sonrası hayatlarında bir külfete dönüşmediği görülmektedir. Bu nedenle iyi bir şekilde tasarlanan kredi sisteminin yükseköğrenim ve iş piyasasında oluşan doğal olmayan durumların önüne geçilmesi sağlanacaktır.

Bu çalışma kapsamında öngördüğümüz iki çeşit kredi öngörülmektedir. Bunlardan birincisi Barınma, ikincisi ise Harç Kredisidir. Barınma Kredisi, öğrencinin öğrenim gördüğü ülkeye göre miktarı belirlenecek olup, doğrudan kişiye ödenecektir. Harç kredisi ise KKTC ve TC’de yapılacak protokoller ile doğrudan üniversiteye ödenecektir. Üçüncü ülkelerde okuyan öğrenciler için ise pratikte bir çözüm bulunması mümkündür.

 

KREDİLERİN GERİ ÖDENMESİ

Yüksek öğrenim kredileri, ticari amaç güden bir kredi değildir. Bu nedenle bu finansman sağlanırken, esas amaç öğrencilerin özgür iradeleri ile, diledikleri bölümü okumaları amaç edinilmiştir. Dolayısıyla, öğrenciler geri ödemeleri iş hayatına atılınca yapmaya başlayacaktır. Ayrıca, her yıl geri ödenecek miktar yıllık kazanca göre ayarlanacaktır. Bu çalışma ile hedeflenen yükseköğrenim gören öğrencilerin çalışma hayatına girmeleri, girişimcilik faaliyetlerinde bulunmalarıdır. Dolayısıyla, yüksek öğrenim kredi borcu olan öğrencilerin ülkemizde girişimciliği destekleyen projelere başvuru yapmasının önü kesinlikle kapatılmamalıdır.

Kredi sisteminde endişe duyulan bir diğer konu ise bursların geri ödenmemesi ve ülkede var olan denetimsizlik sorunu nedeniyle gelirin olduğundan düşük gösterilmesidir. Bu nedenle bu çalışmada bu suistimallerin önüne geçmek için öneriler vardır. Öncelikle, verilecek finansman desteğinin geri ödemesi kar amacı gütmeyen minimum faiz üzerinden yapılacaktır. Dolayısıyla, faiz ödememe kaygısı ile öğrencilerin borçlarını ödemesi öngörülmektedir. Ek olarak, geri ödeme sürecinde denetime tabi olup tüm gelirini bankalar aracılığı ile almayı kabul eden öğrencilere belirli bir süre faiz indirimi veya vade uzatma gibi kolaylıklar sağlanabilir.

 

KREDİ VE BURS FONU

Öngörülen Kredi ve Burs Yasa’sında ihtiyaç duyulan kaynaklar için Kredi ve Burs Yasası altında ve/veya bu yasa kapsamında hazırlanıp Bakanlar Kurulu’nca onaylanıp Resmi Gazetede yayınlanan Tüzük ile bir fon oluşturulacak ve söz konusu fon Devlet Bütçesinden ayrı tutulacaktır.

 

FON NASIL OLUŞACAK?

İşbu yasa ile aşağıda belirtildiği şekillerde fon oluşturulabilir:

Şu an yürürlükte olan Burs Tüzüğü kapsamında Devlet Bütçesi’nden ayrılan kaynaklar mezkur Yasa’ya aktarılacak,

Devlet Bütçesi’nde, bütçe fazlası elde edilen yıllarda (Ör: 2017) Yasa ile belirlenecek oranda bir kaynak  kredi ve burs fonuna aktarılacak,

Özel kurum, kuruluş ve bireylerin ve/veya Vakıfların, Devlet Bankalarının, KİT’lerin ve üniversitelerin yapacakları bağışlar işbu fona aktarılacak,

Belediye Bütçelerinden kaynak aktarımları yapılacak,

İşbu Yasa Önerisinde sözü edilen “Kredi Sistemi”nden yararlanan kişilerin yapacakları geri ödemeler yine kaynak olarak aktarılacak,

Devlet tarafından alınan sigara ve alkol vergilerin bir kısmı fon olarak aktarılacak,

Yine mezkur Yasa hükümlerine bağlı olarak Bakanlar Kurulu’nca onaylanıp Resmi Gazetede yayınlanan tüzük ile yukarıda belirtilen hususlara ekleme ve/veya düzeltme ve/veya çıkartma yapılabilir.

 

SONUÇ

Ülkemizde var olan genç işsizlik ve üniversiteli işsizler gibi terimlerle anlatılabilecek sorunlar sadece burs tüzüğünü, burs yasasına çevirmek ve eğitim finansmanlarını düzenlemek ile çözülebilecek bir konu değildir. Bu sorunlar birçok sorunun birleşerek yarattığı sorunlardır. Örneğin askerlik veya genel eğitim sistemi konusunu ele almadan yukarıda bahsettiğimiz birçok soruna kesin çözüm bulmak mümkün değildir.

 







Başa dön tuşu