Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

CTP DEMOKRASİYİ ÖĞRENECEK VE MAL SAHİBİNİN KİM OLDUĞUNU…

Bıyıklılar-bıyıksızlar, yaşlılar-gençler, evde oturup torun bakacak olanlar-partiyi yönetemeyecek kadar toy olanlar…

Böylece uzayıp giden kısır tartışmalar galiba son bulacak.
Asım Akansoy’un adaylık niyeti bütün ezberleri bozacak gibi görünüyor.
Bıyıklı-bıyıksız tartışmalarının ötesinde, ne evde torun bakacak yaşta ne de toy denilecek kadar tecrübesiz, üstelik genel sekreter ve elbette CTP içi yaşanan sorunları, bu sorunların hükümete yansımasını en iyi o biliyor.
Ve CTP’de süregelen kanlı kavgada mazlum olup da taraf olmayan bir konumda.
Sevgili Hüseyin Ekmekçi “Özkan Yorgancıoğlu aday yarattı” şeklinde bir tespit yaptı.
Bu doğru olabilir.
Fakat tersten de durum okunabilir.
Aslında Ferdi Sabit Soyer ve Ömer Kalyoncu’nun tutumları aday yarattı.
CTP içindeki iktidar kavgasının geleneksel tarafları olan Soyer ve Kalyoncu’nun geri çekilmesi yeni dinamikleri ortaya çıkardı.
Asım Akansoy’un nihayete kadar gidip kurultayda Özkan Yorgancıoğlu ile yarışıp yarışmayacağı henüz kesin değildir.
Asım Akansoy’un ortaya çıkmasıyla kesinleşen bir şey vardır.
O da CTP’deki meselenin Ferdi Sabit Soyer ve Ömer Kalyoncu ile sınırlı olmadığıdır.
Yani “başkanlık konusunda muhteris olanlar var” şeklinde yansıtılmaya çalışılan tablonun doğru olmadığı.
CTP’de iki temel sorun var.
Birincisi başkanlık sorunu, ikincisi de liderlik sorunu.
Her iki sorunda da Özkan Yorgancıoğlu yeterli olmadığı için bu olanlar yaşanıyor.

      ***

Disipline pek meraklı Mehmet Ali Talat’ın ofisinde yaşananlardır tüm bunların müsebbibi.
“Raporu kim sızdırmışsa kulağından tutup atın” diyen Talat, eğer CTP’de demokratik kuralların işlemesinin önünde engel olmasaydı bugün delege ve üye iradesinin desteklediği bir genel başkana sahip olacaktı CTP.
Ofisinde belirli isimleri toplayıp Ferdi Sabit Soyer’in başkanlığını tartıştıran Talat oldu.
Bu konu, bu köşede yazıldı.
Ferdi Sabit Soyer parti üyelerinin iradesinin değil, belirli isimlerin baskısıyla genel başkanlığı bıraktı.
Bıraktı ama o kurultayda başkanlığa sadece yüzde otuzun oyuyla seçilen Özkan Yorgancıoğlu elbette göreve “sakat” yani iradesiz bir şekilde başlamış oldu.
Bu sakatlık veya iradesizlik hala sürüyor.
Ofis toplantısı CTP’de tamir edilemez yaralara da yol açtı.
Bunu nereden anlıyoruz.
Mağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp’in soruşturma komitesine verdiği ifadeden.
Oktay Kayalp komite üyelerine şöyle söylüyor:
“Bir toplantıda Ferdi Sabit Soyer’in başkanlığı bırakmasını istediğim için bana düşmanlık yapılıyor.”
O toplantı, Talat’ın ofisinde Ferdi Sabit Soyer’e darbe yapıldığı toplantıdır.
O toplantı Mağusa’da herkesin takdir ettiği bir belediye başkanı ile Başbakanlık yapmış birisinin kan davalı olmasına neden olacak sonuçlar da üretmiştir CTP için.

      ***

Demokrasi herkes içindir ve herkese lazımdır.
CTP’ye de.
Demokrasi dışı yollara sapıldığında sonucunun neler olacağını CTP yaşayarak öğreniyor.
CTP, bedeli ağır olan bir eğitimden geçiyor.
Umarız ki bu kurultaya öğrenerek giderler.
Mal sahibinin üye ve delege olduğunu, mal sahibinin iradesine müdahale edildiğinde bunun bedelinin ağır olduğunu.
Öğrenmezlerse daha da ağır bedeller ödeyecekler…