Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Crans- Montana Süreci Papanın Seçim Modeli

İnsanların söylediklerine değil, ne yaptıklarına, nasıl yaşadıklarına bakınız.

Lafta en hızlı çözümcü geçinenlerin önemli bir kısmı, Rum malları üzerinde görkemli yazlıklarda yaşamaktadırlar.

Bir çözümle birlikte verilmesi söz konusu olan bölgelerde kaçının yazlık villaları var. Bunu araştırmak bile, çoğu çözümcünün gerçekte, çözümsüzlükten nemalandığını göstermektedir.

2004 referandum sürecinde, kitleleri çözüm yönünde hareketlendiren içteki dinamik SENDİKALAR ve SİVİL ÖRGÜTLENME KURUMLARIYDI.

Şimdiki sürece bakınız:

Para için devamlı eylemde olan sendikalar, çözüm prespektifini güçlendirecek en küçük bir eylem bile YAPMIYOR.

Çözüm, her alanda STATÜKONUN YIKILMASI demektir.

Çözüm devlet kurumlarında, bürokraside, mantıklı bir YENİDEN ÖRGÜTLENME demektir.

Çözüm, AB NORMLARININ hayatın her alanında EGEMEN OLMASI  ve SİVİL TOPLUMUN söz sahibi olması demektir.

Bu oluşacak yeni yapı ise, bürokratik yapının gücünün ellerinden alınmasını gerektirmektedir.

Özellikle bu dönemde SENDİKA ÖNDERLİKLERİNİN HAREKETSİZLİĞİ, gelecekte de çok tartışılacaktır.

CRANS-MONTANA, yeni bir formatın deneneceği , kritik görüşmelerin , GARANTÖR ÜLKELERİN KATKILARIYLA gerçekleşeceği toplantılara ev sahibi olacaktır.

CRANS-MONTANA’daki görüşmelerin HAFTALARCA sürebileceği açıklamaları, en yetkili ağız olan BM TEMSİLCİSİ EİDE tarafından yapılmıştır.

Rum tarafından gelen bilgilere göre, CRANS-MONTANA’da iki olasılıktan biri gerçekleşecektir.

Birinci olasılık, BİRLEŞİK FEDERAL KIBRIS’IN , Garantör ülkelerin katkılarıyla gerçekleşmesidir.

İkinci olasılık ise, KADİFE AYRILIK’tır.Bu durumda KKTC de isim değiştirerek, AB’ye farklı bir şekilde katılacak ve diğer dünya devletleri tarafından tanınacaktır.

Zaten ANASTASİYADİS’İ yeniden görüşmelere zorlayan dinamik, DIŞ ÜLKELERİN GÖSTERDİĞİ KIRMIZI KARTLAR UYARISIYDI.

Anastasiyadis ve Rum tarafı artık, bu zamana oynama OYUNUNUN BİTTİĞİNİ gördükleri için, CRANS-MONTANA’ya ŞARTSIZ gitmeyi kabullenmişlerdi.

Tayyip Erdoğan’ın seçildiği günden beri, çözüm için önerdiği PAPA’NIN SEÇİM MODELİ, öyle görünüyor ki, bu kez uygulanacaktır.

EİDE, bir sonuca ulaşıncaya kadar, CRANS-MONTANA’da kalınabileceği, tüm hazırlıkların bu plana göre yapıldığını, ATİNA’daki temasları sonrası yapmıştır.

TC Başbakanı Binali Yıldırım’ın tam da bu sırada Atina’ya gidip, Kıbrıs konusunda ÇİPRAS ile bir saati aşkın özel görüşme yapması da mutlaka bir yere not edilmelidir.

Bir şey olmaz gardaş yaklaşımı ile çözümü asla istemeyiz yaklaşımı özde aynıdır.

Bu kritik süreçte, çorbaya katkıda bulunmaktan sakınan birçok çevre, gerçekte, ÖZDE ÇÖZÜME KARŞI pozisyonlarını ele vermektedir.

Bu durumda, DIŞ DİNAMİKLERİN BELİRLEYİCİ olduğu bu sürecin sonucunun, içteki çözümsüzlüğü savunan kitlelerin çıkarından büyük olması, Kıbrıs’ta çözüm isteyen gerçek yurtseverlerin şansıdır.

Lokmacı kapısında, çözüm için her gün EYLEM GERÇEKLEŞTİREN İKİ TOPLUMLU İNSİYATİFİN bu süreçte TARİHİ bir iş yaptığını ve bu hareketin BÜYÜTÜLEREK DESTEKLENMESİ gerektiğini yeniden hatırlatmak ve destek istemek, GERÇEK ÇÖZÜMCÜLERİN GÖREVİDİR.