En Üst

21 Eylül 2017

“Çözümün anahtarı Türkiye’dedir”

“Çözümün anahtarı Türkiye’dedir”
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

SADECE KIBRISLI TÜRKLERLE OLMAZ: Anastasiadis: Türkiye’nin Kıbrıslı Rum müzakereciyle görüşmeyi kabul etmesinden memnuniyet duyuyorum… Karşımızda müzakereci olarak sadece Kıbrıslı Türkler olmamalıdır. Çözümün anahtarı Türkiye’dedir

MARAŞA KARŞILIK LİMAN: Anastasiadis, Maraş’ın iadesine karşılık Gazimağusa Limanı’nın AB’nin gözetiminde faaliyete geçmesini önerdiklerini, Türkiye’nin Rum uçak ve gemilerine, havaalanlarını ve limanları açması durumunda ise, Türkiye’nin şu an blokeli olan bazı AB müzakere başlıklarına uyguladıkları vetoyu kaldırabileceklerini söyledi

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, dün akşam, Kıbrıs sorununa ilişkin bir basın toplantısı düzenleyerek, BM Genel Kurulu çerçevesinde ABD’de gerçekleştirdiği temaslar, Yunanistan ile Türkiye’nin, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıs Rum müzakerecilerle görüşme yönündeki öneriyi kabulü ve genel anlamda Kıbrıs sorununa dair açıklamalarda bulundu.

Rum haber kaynaklarının bildirdiğine göre Anastasiadis konuşmasında, BM Genel Kurulu çerçevesinde gerçekleştirdiği görüşmelere değinerek, “Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik uluslararası büyük bir ilginin varlığını gözlemlediğini ancak en önemli unsurun kendi tezleri ve niyetlerinin anlaşılması olduğunu” iddia etti.

Anastasiadis, ABD’deki temasları sırasında, “müzakerelerin başlama tarihinin, müzakerelerin net içerikle ve hedeflerle iyi hazırlanmış şekilde başlaması kadar önemli olmadığı” görüşünü ortaya koyduğunu belirtti.

“Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, tek egemenlik, vatandaşlık ve uluslararası temsiliyete sahip iki kesimli, iki toplumlu federe devlete dönüşmesinin, çözüm sonrasında AB içerisinde işlevsel olması gerektiği göz önüne alınarak, AB’nin müzakerelerdeki varlığının attırılması ve daha etkin hale getirilmesi gerektiği”  görüşünü de temaslarında ilettiğini kaydetti.

Maraş önerisi…

Temasları sırasında Kıbrıs Rum tarafının kapalı bölge Maraş konusundaki önerisini de gündeme getirdiğini; 39 yıldır kapalı olan Maraş’ın altyapısının yeniden inşasının yeni iş alanları yaratacağını ve ülkenin ekonomisine ivme kazandıracağını belirten Anastasiadis, diğer bir açıdan bakıldığında da Maraş’ın yeniden inşasının Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri daha da yakınlaştıracağını öne sürdü.

Türkiye’nin Rum müzakereciyle görüşmeyi kabulü…

Anastasidis, Türkiye’nin Kıbrıs Rum tarafının müzakerecisiyle görüşmeyi kabul etmesini memnunlukla karşıladığını belirterek, bu önerinin Yunan hükümetiyle tam bir iş birliği ve uzlaşı içerisinde yapıldığını ifade etti.

Anastasiadis, Kıbrıs sorununun “iki toplum arasındaki bir sorun olmadığını” iddia ederek “ülkemizi ayıran şey işgal ve devam eden istiladır, bu yüzden karşımızda müzakereci olarak sadece Kıbrıslı Türkler olmamalıdır. Çözümün anahtarı Türkiye’dedir” şeklinde konuştu.

Yunanistan ve Türkiye’nin müzakerecilerle görüşmesinin herhangi bir üçlü, dörtlü ya da çoklu konferansı hedeflemediğini belirten Anastasiadis, sıkı takvimler ve hakemliği kabul etmediklerini bir kez daha vurguladı.

Anastasiadis açıklamasının sonunda, Kıbrıs sorunu konusunda bundan sonra düzenli bilgilendirmede bulunacağını belirterek, Rum basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“Downer belgesinin kabul edilmesi söz konusu değil”

Anastasiadis, müzakerelere ilişkin yöneltilen sorular çerçevesinde, Downer belgesi olarak adlandırılan belgenin Kıbrıs Rum tarafınca kabul edilmesinin söz konusu olmadığını bir kez daha vurguladı.

Anastasiadis ayrıca, BM Genel Sekreteri’ne gönderdiği mektupta, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın tutumunu şikayet ettiğini ancak görevden alınması yönünde bir talepte bulunmadığını belirterek, Downer’ın görevine devam ettiğini, Kıbrıs Rum tarafının görüşünün de değişmediğini ifade etti.

“Liman ve havaalanlarının açılması karşılığında AB başlıkları”

Maraş’ın iadesine ilişkin soruları da yanıtlayan Anastasiadis, Maraş’ın iadesine karşılık Gazimağusa Limanı’nın AB’nin gözetiminde faaliyete geçmesini önerdiklerini, Türkiye’nin Rum uçak ve gemilerine, havaalanlarını ve limanları açması durumunda ise, Türkiye’nin şu an blokeli olan bazı AB müzakere başlıklarına uyguladıkları vetoyu kaldırabileceklerini söyledi.

Güney Kıbrıs’ın sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki doğal gaz kaynaklarının müzakerelerde nasıl bir rol oynayabileceği yönündeki bir soruya karşılık ise Anastasiadis, “doğal gazın Kıbrıs Cumhuriyeti, dolayısıyla tüm Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlarına ait olduğunu, bir çözüm aracılığıyla federal bir rejime geçilmesi durumunda federal rejimin vatandaşlarına ait olacağını” belirterek “ancak çözüme kadar böyle bir şey söz konusu değildir” şeklinde konuştu.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman