Sizin çocuğunuz okul çağında okula alınmaz ise ne yaparsınız? Şu anda kestirmek çok zor… “Her şeyi yapardım” bile diyebilirim. Mesela Eğitim Bakanı’nın kapısına dayanıp “niye çocuğumu okula almazsınız” diye sorardım. “Okullarda yer yoktur” diye bir cevap aldığımda da ne söyleyebileceğimi, nasıl bir davranış sergileyeceğini açıkçası öngöremiyorum. O anda sizin aklınıza ne gelirse benim de aklıma onlar geliyor ve “her şekilde davranabilirim” diyorum.
Bugün okullar açılalı 40 gün oldu ve Girne bölgesinde hala 83 çocuk okula başlayamadı. Bu çocukların eğitim hakkı ellerinden alında, gelecekleri çalındı. Nerde o sendika bir gün grev yaptığında mangalda kül bırakmayanlar? Nerde o “çocuklarımızın eğitim hakkı çalınıyor” diye yaygara çıkaranlar?
Sendika eylem yapınca tu-kaka, bakanlık 83 öğrenciye okul bulamayınca tıs yok. Sizi gidi sahte eleştirmenler, hak arayıcılar sizi!
40 gündür çocuklar okula gidemiyor ama sendika karşıtlarından tek bir eleştiri duymadım, görmedim.
40 gündür çocuklar alması gereken eğitimi alamıyor ama eğitimi yönetenler hala yerinde oturuyor. Böyle bir olayın Avrupa’nın herhangi bir ülkesinde olduğunu düşünün bakalım ne olurdu? Acaba eğitimi yönetenler o koltuklarda rahatça oturabilir miydi?
KKTC Anayasası’nın 59’uncu maddesindeki farklı fıkralar içerisinde şöyle ifadeler vardır: “Kimse, öğrenim ve eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Halkın öğrenim ve eğitim gereksinimlerini sağlama devletin başta gelen ödevlerindendir. Her çocuk, kız erkek ayırımı yapılmaksızın on beş yaşına kadar zorunlu; on sekiz yaşına kadar ücretsiz öğrenim hakkına sahiptir.”
Hani eğitim hakkında yoksun bırakılamazdı bu çocuklar. Hani devletin başlıca ödeviydi eğitim gereksinimlerini sağlamak, hani 15 yaşına kadar eğitim zorunludur. Bugün bu 83 çocuğun eğitim hakkını elinden alanlar anayasal suç işlemektedirler. 40 gündür bu çocukların sorununu çözemeyenler bundan sonra da çözemezler. Bu 83 çocuğun büyük bir çoğunluğu ana sınıf öğrencisiymiş. Anladığım kadarı ile bakanlığın rahatlığı da bundan… Ha ana sınıf eğitiminin önemsiz olduğunu düşünen varsa, o zaman devletin bütün ana sınıflarını kapatalım. Okul öncesi eğitimi, bir bireyin eğitim hayatının en önemli evrelerinden biridir. Bilmeyen öğrensin.
Bir çift laf da bu çocukların ailelerine… Hiç kusura bakmayın ben olsam 40 gün beklemezdim. Bu olayı memleketin en önemli meselesi haline getirirdim. Kanaatimce sendikalar da bu konuda geç kalmıştır. Bu çocukların eğitim hakkının ellerinden alınmasına 40 gün sessiz kalmamak gerekirdi.
Kim ödeyecek bu çocukların çalınan eğitim hakkını? Okullarmış dolmuşmuşmuş! Bu 83 çocuk kayıt yapmadı mı? Yaptı. Peki niye bu 83 kişi? Bunlar birinci gün değil da ikinci gün kayıt yapmışlar. Eeee! Napalım yani, gelip okul kapısının önünde mi yatalım? Hastahanelerdeki gibi, sabahın köründe okulların önünde kayıt kuyruğuna mı girelim?
Yani açıkçası merak ediyorum. Bakanlık bu sorunu çözmeye niyetli mi? 40 günde çözemediyse ne zaman çözmeyi düşünür. Yoksa bu çocuklar bu yıl okula gitmeyecek mi?
Yoksa bakanlığımız gelecek yıl okulların boşalacağını ve bu çocuklara yer açılacağını mı düşünüyor? Pek anlamış değilim. Sorunları hasıraltı etmeyi ne kadar sürdürecek bu hükümet?
Seçim da yanaşıyor, benden söylemesi…
































