Cinsiyet eşitliği için KKTC ne yaptı?

28 Mayıs 2018 Pazartesi | 11:27
Kemal Akkan Batman

            Toplumsal cinsiyet eşitliği tüm dünyada hala daha büyük bir problem; henüz çözülemedi. Ülkeler çözmenin peşinde. İnsanların cinsiyete bağlı doğuştan getirmiş olduğu biyolojik özeliklerin bir kenara bırakılarak, kadın veya erkek fark etmeden toplumsal yaşamda eşit olması için yapılacaklar var. Eğitim, siyaset, çalışma ve aile yaşamında, ülkelerin birtakım kararlar alması ve bunu çok hızlı yapması gerekmektedir. Yoksa kadınların toplumsal yaşamdan soyutlanması bir gelişmemişlik örneği olarak kalmaya devam edecektir.

            Okulöncesi eğitimden başlayarak zorunlu eğitimin her kademesinde hem eğitim programları hem de öğretim programlarında kadın toplumsal cinsiyet rolünün çağdaş yani erkek toplumsal cinsiyet rolü ile eşit konuma getirilmesi için, öğrencilerin gelişimsel özelikleri dikkate alınarak kazanımlar eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca ders kitaplarında, gerek metinler gerekse görsel öğeler aracılığıyla kadın cinsiyet rolünün eşitlikçi örneklerine yer verilmelidir. Kişiliğin oluşumunun büyük bir kısmının tamamlandığı ilkokul döneminde, çağdaş kadın cinsiyet rolünün kazandırılması çok daha yararlıdır; çünkü bireylerin kişiliğinde yer alması daha kolay gerçekleşir. O nedenle okulöncesi ve ilkokuldan başlamak çok daha doğrudur.

            Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 2017 yılında ‘The Pursuit of Gender Equality’ (Cinsiyet Eşitliğinin Takibi) adlı rapor yayımladı. Raporda eğitim, iş, girişimcilik ve toplumsal yaşamda cinsiyet eşitliğindeki son gelişimeler inceleniyor*. Rapor genel bir değerlendirme ile karar önerileri ve anahtar bulguları içeren 24 kısa üniteden oluşmaktadır.

Önemli bir rapor. Kadın toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden, çağdaş kadın toplumsal rolüne doğru bir toplumun evrimselleşmesi sürecinde rehber niteliğindedir. Bu evrimselleşme sürecinin zorluğu raporun adına yanısmış; ‘Yokuş Yukarı Savaş’. Gerçekten de geleneksel kadın toplumsal cinsiyet rolünden çağdaş role evrimselleşme, ‘Yokuş Yukarı Savaş’maktır. Kadın cinsiyet toplumsal rolü ile ilgili kalıp yargıları kırmak zor. Kalıp yargıları kırmanın zorluğu ortada. Örneğin kadın biyolojik olarak doğum yaptığı için ona geleneksel roller yüklenmiş: ‘çocukların bakımı, evde yemek yapmak ve çocukların eğitiminden sorumlu olmak’ gibi. Bu  kalıp yargılar hala daha pek çok toplumda yıkılamamıştır.

            Raporda cinsiyet eşitliğinin sadece temel insan hakkı olmadığı vurgulanmakta. Aynı zamanda, sürdürülebilir büyüme sağlayan refah ve modern ekonominin anahtar öğesi olark akbul edilmiş. Raporda toplumların ve ekonomilerin büyük ölçüde iyileştirilebilmesi için ev yaşamında, iş yaşamında ve sosyal yaşamda, kadın ve erkeklerin katkı sağlayabilmelerinde cinsiyet eşitliği şart olarak görülmektedir. OECD rapouna göre hala daha kadınlara yönelik eşitsizlik devam etmektedir.

            Geçmiş 5 yılda OECD ülkeleri cinsiyet eşitliği hedeflerinde çok küçük ilerlemeler gösterdi. Cinsiyet eşitsizliği sosyal ve ekonomik yaşamda ve ülkeler arasında hala daha devam ediyor ve çok az değişiyor. OECD ülkelerinde genç kadınlar, erkeklere oranla daha uzun zaman eğitim almalarına rağmen, yüksek kazançlı bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (BTMMAlanları) alanlarında avaraj olarak daha az çalışma imkanı bulmakta. Son birkaç on yıldır kadınların çalışma yaşamına katılım oranları, erkeklerin oranına yaklaştı fakat bütün OECD ülkelerinde kadınların erkeklere oranla maaşlı (ful time) işlerde çalışma olasılığı hala daha çok azdır. Kadınlar daha çok part time işlerde çalışıyorlar, yönetici olma olasılıkları daha düşüktür, ayrımcılıkla karşılaşma olasılıkları ise daha yüksek ve erkeklere oranla daha düşük ücret almaktalar. OECD ülkelerinde tam zamanlı çalışan kadınlar erkeklerden 15% daha az maaş alıyor ve bu oran da 2010 yılından beridir değişmedi. Kadınlar ayırca politik ve iş liderliği pozisyonlarında yetersiz temsil edilmektedir.

Raporda OECD ülkelerinin kadın cinsiyet eşitliği ile ilgili yapmış oldukları örnek uygulamalar aktarılmıştır;

  • Çoğu OECD ülkesi işyeri tacizi ile uğrasıyor. Kadına yönelik cinsel tacizi düzenleyen daha güçlü yasalar ve düzenlemeler yapıyorlar.
  • Bazı ülkeler kızları ve genç kadınları BTMMAlanları’na ve erkekleri de eğitim ve sağlık alanlarında çekmeyi sağlayan programlar başlattılar.
  • Üçte ikilik ülke, cinsiyet ücret aralığını kapatmak için özel politikalar geliştirdi. Ücret şeffaflığı anahtar öğe olark alınmış. İşyerlerinin cinsiyet ücret aralığını analiz edip, sonuçları halka açık olarak paylaşması giderek gerekli duruma geliyor.
  • Erken çocukluk eğitimi ve bakımına erişim cinsiyet eşitliği için çok önemlidir. Bazı ülkeler ekonomik olması için sübvansiyonlar ve indirimler yaptı. Çocuklar için ücretsiz çocuk bakım saatleri düzenlendi ve/veya bu konuda yeni kamu yatırımları yapıldı.
  • OECD ülkelerinin büyük bir kısmı, kurullarda ve üst düzey yöneticilikte cinsiyet eşitliği dengesini korumak için kararlar üretti.
  • Pek çok ülke olumlu ölçütler kullanarak kotalar sağlayarak kadınların toplum lideri olmaları için çalışmalar başlattı*

Peki KKTC’de 43 yılda yönetenler cinsiyet eşitliği için ne yaptı? Kadını erkekle eşit sosyal statüye getirmede ne gibi önelemler aldı? Cinsiyet eşitliği gelişmişlik göstergesidir. KKTC’nin bu alanda kıpırdanması ve ülkenin çağdaşlık yolunda bir adım atması ‘kadın’ için gerekli.

*https://read.oecd-ilibrary.org/social-issues-migration-health/the-pursuit-of-gender-equality_9789264281318-en#page4