Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ÇILDIRAN DÖVİZE TEDBİR

Dün akşam bu satırlar yazılırken dolar 2 lira 94 kuruşa fırlamıştı.

Sterlin ise 4 lira 70 kuruşu zorluyordu.
Kabus senaryosu gerçekleşecek galiba.
Dolar 3 liraya sterlin de 5 liraya çıkacak.
Bu kabus senaryosunu çok az sayıda ekonomist dile getirmiş ama kimseyi inandıramamışlardı.
Çünkü o günlerde Recep Tayyip Erdoğan yüzde 52 gibi yüksek bir oyla Cumhurbaşkanı seçilmiş, 1000 odalı sarayına yerleşmiş, paralel yapı sarsmış, yargıya çekidüzen vermiş, Ahmet Davutoğlu’nu da AK Parti Başkanlığı ve Başbakanlığa atamıştı.
Barış süreci bütün gelgitleriyle devam ediyordu.
Abdullah Öcalan’ın Dolmabahçe Başbakanlık Ofisi’nde okunan bildirisiyle herkes Türkiye’nin tarihi uzlaşmayı yapacağını ve yeni bir döneme gireceğini hayal ediyordu.
Olmadı.
Tüm hayaller yıkıldı.
AK Parti Erdoğan’ın da olumsuz etkisiyle tek başına hükümet kuracak kadar milletvekili çıkaramadı.
Peşi sıra bir partiyle de koalisyon kurma becerisi gösteremedi ve Türkiye yeniden seçime gidiyor.
Güneydoğu’da adeta iç savaşı andıran manzaralar var.
“Türkiye’nin Güneydoğusu Suriyeleşiyor” diye endişe belirtenler çoğunlukta.
Ve bu yazının konusu olan döviz çıldırmış durumdadır.
Dövizin çıldırmasını dizginleyecek bir otoritenin yokluğu en büyük handikaptır.

      ***

Başbakan Ömer Kalyoncu dün Bakanlar Kurulu toplantısı öncesi döviz artışı ile ilgili sorulan bir soruya verdiği yanıtta, “Dövizdeki artışa karşı elimizde çok fazla bir şey olmasa da yapabileceklerimizi görüşeceğiz” dedi.
Başbakan’ın bu söylemi yanlış değildir.
Dövizdeki artış yukarıda kısa bir özetini verdiğim Türkiye’nin bugünkü durumundan kaynaklanmaktadır.
Türkiye zaten kendisi bir şey yapamıyor.
Üstüne üstlük KKTC maliyesinin içinde bulunduğu kötü durum da bir müdahale yapılmasını engelliyor.
Hatırlanacağı üzere geçmişte yine sterlin kaynaklı artışlarda dönemin Maliye Bakanı Ahmet Uzun özellikle sterlin borçlanarak ev sahibi olmak isteyen mağdurlar için birtakım düzenlemeler yapmıştı.
Fakat şimdiki pozisyonda o da mümkün değildir.
Peki, hükümetin gerçekten eli-kolu bağlı mıdır?
Yapabileceği hiçbir şey yok mudur?

      ***

Devletin içindeki bazı birimlerin dövizin yıkıcı etkisine karşı vatandaşın korunması için öneriler yaptığını biliyoruz.
Bu öneriler dövizle ve özellikle sterlinle borçlanmanın yasaklanmasını içermektedir.
Türkiye’de serbest piyasa koşulları olmasına karşın vatandaşın dövizle borçlanması yasaktır.
Bu, bankacıların sıkça vurguladığı “kazancınız hangi para birimindeyse borçlanmayı da o para birimi üzerinden yapın” kuralına uygundur.
Bu ülkede büyük çoğunluğu kazancı Türk Lirası’dır.
Dolayısı ile sürekli sterlin, dolar veya Euro borçlanmak ve bizimle alakası olmayan her krizde de yaşanılan mağduriyetin önüne geçilmelidir.
Hükümetin bu konuda yapacakları vardır.
Sanıldığı gibi elimiz kolumuz bağlı değildir.