Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Cezaevi, sırça köşk olsa, ne olacak?

KKTC’de, yıllardır ne tartışıyoruz biz?

“Nasıl daha güzel bir cezaevimiz olur?”
Mevcudu, beğenmiyoruz…
Daha güzel olsun istiyoruz…
Daha çok insan barınsın diye, daha çok oda istiyoruz.
E tipi de olsun…
F tipi de olsun…
Mutfağı da geniş olsun…
Halı sahasın da olsun…
Ulaşım da kolay olsun…

Daha çağdaş olsun. Olsun da olsun…
“Suçu azaltmak için bir çabamız var mı?”
Bu soruyu sorsam, kaç madde sayarsınız bana?
Çünkü, boğazımıza kadar battık.
Cezaevindeki suçluların yarıya yakını uyuşturucudan…
Şu ya da bu nedenle, gençler değil sadece…
Çaresiz kalan…
Dara düşen…
Üzülen…
Sevinen…
Herkes, “kendi kendini uyuşturmak” için sıraya girmiş.
“Uyuyunca” ne dert kalacak, ne de tasa…
Alkolden de beter…
Sigaradan da…
İçenin haddi hesabı yok…
Okullarda 13 yaşına kadar inmiş…
Okulların avlusunda satılıyor neredeyse…
Torbacılar da girdi hayatımıza…
“Büyük uyuşturucu baronuyla”  tanışmadık henüz…
Polisimiz de “küçük küçük yakalayarak” durumu idare ediyor.
Eğer bazı tedbirler, önceden alınmazsa, cezaevine düşenler için altından saray yapsanız nafile…

***
Rakamlar ürkütücü

Ocak ayı itibarı ile Merkezi Cezaevi’nde 300 kişi vardı.
Merkezi Cezaevi verilerine baktığımız zaman, uyuşturucu suçunun önüne geçilemediği görülüyor.
Ne demişti Ocak ayında Merkezi Cezaevi Müdürü Metin Bilmem: KKTC’de giderek yaygınlaşan ve önüne geçilemeyen suçların başında gelen uyuşturucu illeti gençliği esir aldı.
2012- 2014 yılları arasında KKTC’de uyuşturucu suçu ön plana çıktı.
Son iki yılda, dehşet bir yükseliş var.
2009 yılında uyuşturucu suçundan Merkezi Cezaevi’ne sevk edilen KKTC vatandaşı 42 kişiydi.
2012 yılı itibarı ile uyuşturucu suçu işleyerek cezaevine gönderilen, hükümlü ya da hükümsüz tutuklu sayısı şu anda 115. 42 nerde, 115 nerde?

Arada cezasını çekip çıkan yüzlercesi de cabası…
Size bir rakam daha vereyim…
“Suç ithal ediyoruz” diyoruz ya…
Artık o da yok.
2009 yılında 83 yabancı uyruklu vatandaş cezaevine girerken 2014 yılında ise bu sayı 81’e geriledi. KKTC vatandaşı olanlar ise 111 sayısı ile dikkat çekiyor.
Temelinde ise, uyuşturucu dikkat çekiyor.

***

Cezaevi, eğitmiyor, suça teşvik ediyor
Dün, Şahin Suyolcu, mahkemenin huzuruna çıktı…
Öyle şeyler söyledi ki, kanım dondu…
“Beni cezaevine göndereceksiniz ama… Orada ıslah olmam mümkün değil. Aksine, orada mahkumlara uyuşturucu satılıyor…”
Ne dersiniz bu duruma?
Nasıl izah edilebilir.
Zaten sır değil.
Cezaevi yönetiminin, cezaevine uyuşturucu girmemesi için yaptıklarını anlatmama gerek var mı?
Cezaevinin yeni yönetimi de bunu kabullendi, bunun için mücadele veriyor.
Güvenlik önlemleri artırıldı.
Kuş uçurtmayan köpeklerden biri, “cezaevine istihdam” edildi.
X- Ray cihazları yenilendi.
Suyolcu, isim de verdi.
Bir şey daha söyledi: Gardiyanların da haberi var…
Kabul edilecek bir şey mi bu?
Cezaevi müdürü, “aileler, ziyarete gelirken, yanlarında uyuşturucu getiriyor” diyor.
Yakalananlar var…

“Yapmayın, çocuklarınıza sahip çıkın” diyor…
Bu sözler Metin Bilmem’e ait:
“Aileler çocukları cezaevine düşmeden bu mücadeleyi vermeli. Merkezi Cezaevine bu tür suçlarla gelen gençler bizim yakın takibimizde. Burada yapılan toplantı ve seminerlerde uyuşturucu içmeden hayatın daha güzel olduğunu anlatmaya çalışıyorum. Birçok gencimiz burada uyuşturucudan vazgeçti, çabaladı ve başardı. Tekrar ederek ailelere yine sesleniyorum, çocuklarına en büyük destek onlardan gelecek. Vazgeçtirmek için ellerinden geleni yapsınlar.”   
     
***

Panik yapın, bocalayın, kahrolun
Rakamlar, dehşet vericidir.
Tutuklananlar var, gözden kaçanlar var, göz yumulanlar var…
Anne babalar, “Size ne benim oğlumdan…” demeyin.
“Ben oğlumla arkadaş gibiyim” demeyin…
Dört elle sarılın.
Evet arkadaş gibi de olun ama…
Kimle karışıyor?
Neler yapıyor?
Hangi arkadaş grubu içerisinde?
Kaçta gidiyor, kaçta geliyor?
Nereye gidiyor?
Bunların geri kafalılıkla da alakası yok…
“Benim çocuğum özgür yetişiyor” deye deye, elimizle aslında, batağa sürükleniyor gençlerimiz.
Özgür olsunlar, ama bunu karıştırmasınlar…
Panik yapın…
Rahatsız olun…
Sorun…
Sorgulayın

Sıkıştırın…
Çünkü, yarın, çocuğunuzu cezaevinde ziyarete gidebilirsiniz…
Hepimiz…
Bu ortam, maalesef çocuklarımızı, kendi elimizle korumamız gereken bir ortam…
Aksi halde…
Kahrolacağız…
Kahrolacaksınız…
Cezaevi Müdürü Metin Bilmem’in, ailelere yaptığı tavsiyeye katılıyorum ve yazının son cümlelerini de, ailelerin defa defa okumasını tavsiye ediyorum:
“MERKEZİ CEZAEVİ’NDE SON 6 YILIN GRAFİĞİNDEN GÖRÜLECEĞİ ÜZERE KKTC’NİN BAŞLI BAŞINA EN BÜYÜK SORUNUNUN UYUŞTURUCU OLDUĞU KANITLANDI. UYUŞTURUCU DENEN İLLET KIBRISLI GENÇLER ARASINDA ARTARAK YAYGINLAŞMAKTA VE ÖNÜ ALINAMAYACAK BİR DURUMA GELDİ. ÖZELLİKLE AİLELER BU KONUDA BİLİNÇLENDİRİLMELİ VE ÇOCUKLARININ ARKADAŞ ORTAMINI YAKIN TAKİBE ALMALI.”