MÜCADELE SÜRÜYOR: Yazılı iş güvencesi istemiyle eski KTHY binası önünde çadır eylemi başlatan 76 CAS çalışanın mücadelesi sürüyor. Çalışanlar başkanın kendilerine 23 Temmuz’da verdiği sözler yazıya dökülene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı
İŞİMİZİN BAŞINDAYIZ: Hava-Sen Başkanı Buran Atakan bir yandan eylem devam ederken diğer yandan çalışanların CAS’taki işlerini de aksatmadığını açıkladı. Atakan çalışanların isteğinin işlerine giderken her an işten atılabilirim, işsiz kalabilirim endişesi yaşamak olduğunu anlattı
76 CAS çalışanının “Yazılı iş güvencesi” istemiyle geçtiğimiz cuma günü eski KTHY binası önünde başlattığı çadır eylemi devam ediyor. Çalışanlar Başbakan’ın kendilerine 23 Temmuz 2014’te verdiği sözlerin yazıya dökülmesini istiyor.
CAS çalışanlarının bağlı olduğu Hava-Sen’in başkanı Buran Atakan, CAS’ın bir devlet kurumu olduğunu hatırlattı ve çalışanlara 23 Temmuz 2014 Başbakan tarafından verilen sözün tutulmasını istedi.
“HAVAŞ hedefine ulaşamadı CAS’tan ümidini kesti”
Atakan HAVAŞ’ın CAS’a ortak olmak istemekteki amacının Ercan Havaalanı’nın işletmesini almak olduğunu anlattı ancak TAŞ YAPI’nın Ercan Havaalanı’nın tamamen sahibi olmasının ardından bu ümidini kestiğini ifade eden Atakan şu şekilde konuştu:
“6 yıldır devam eden bir çile var. KTYH’ye kapandı kapanacaktı, gitti, gidecekti. HAVAŞ CAS’a ortak girerken hedefi Ercan Havaalanı’nın işletmesine sahip olmaktı. Çünkü devletin şirketi sayesinde havaalanını alacaktı. Ancak TAŞ YAPI Ercan Havalaanı’na tamamını alıp oto parkın işletmesini de eline alınca HAVAŞ Ercan’dan ümidini kesti. CAS’ta hizmetler aksamaya başladı.
“Hep ört pas edildi”
O günlerde CAS’ta yaşanan olayların hep ört pas edildiğini kaydeden Atakan sorunun 29 Haziran 2014 yılında ortaya çıktığını söyledi. Atakan seçimin ardından çalışanlara işten durdurma belgelerinin verildiğini ifade etti ve 1 Temmuz 2014 tarihinde yapılan eylemde Başbakan’ın yaşananlardan haberi olmadığını söylediğini belirtti.
“Devlet güvencesi istiyoruz”
Atakan, 23 Temmuz 2014 yılında yapılan eylemde Başbakan’ın çalışanlara “Gidin işinize devam edin. 10 gün için bu sorun çalışanlar leyine neticelenecek. Sizlere devlet güvencesi veriyoruz, eski haline dönüştürülecek. Bu kurum Ekonomi Bakanlığı’na bağlıdır. Başkan Yardımcısı Ekonomi ve Turizm Bakanı Serdar Denktaş konuyu takip edecek” dediğini hatırlattı şu şekilde konuştu:
22 Ağustos tarihinde Bakanlar Kurulu Yasa Gücünde Kararname ile iki hendling şirketinin yüzde 60’a 40 faaliyetle devam edeceğini karar bağlı. Çalışanların sokağa atılmalarının üzerinden 8 yasa gücündeki kararnamenin üzerinden 6 ay geçti. Çalışanların istediği tek bir şey vardı. Aralık sonuna kadar beklediler. Verilen sözlerin yazıya dökülmesi için geçtiğimiz Çarşamba dahil 3 çarşamba Bakanlar Kurulu toplantılarını beklediler. Ancak yapılmadı. Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, bunu imzalamaya hazır olduğunu ancak hükümette tek olmadığını açıkladı.
“CAS hizmetleri devam ediyor”
Atakan artıca burada eylem devam ederken CAS’ın faaliyetlerinde hiçbir aksama olmadığını ve çalışanların görevi başında olduğunu da açıklayarak hükümet yetkililerine “Devletin, şirketine sahip çıkan bu insanlara reva gördüğü bu mu, Ercan Havaalanı’nı geri alacaktık, son kaleye CAS’a sahip çıkan insanların ödüllendirilmesi bu mu, Sayın Başbakan’ın bu konu da inat etmesinin altında ne yatıyor” sorularını sordu.
Çalışanlar ne dedi? Çalışanlar ne dedi? Çalışanlar ne dedi?
Osman Kırmızı
“6 yıldır CAS’ta çalışıyorum. Biz Cuma gününden beridir eski KTHY binası önünde eylem yapıyoruz. Çözüme kavuşana kadar burada kalmaya devam edeceğiz. Bugün sayın başbakanın görüşme yapmasını ve sorularımızı dinleyip çözmesini istiyoruz. Bizim bu soğukta bu yağmurda burada eylem yapmamıza onlar sebep oldu. 23 Temmuz 2014’te verdikleri sözün yazıya dökülmesini istiyoruz. Bu yapıldığı anda 76 kişi evine huzurla ekmek götürebilecek. 6 yıldır her gün işten atılma korkusu yaşıyoruz. Bütün halkımız bizimle empati yapsın. Her gün iş yeri batacak korkusu ile kimse çalıştırılamaz. Herkes elini vicdanına koyup düşündün.”
Cemal Gökçora
“2009’dan beridir CAS’ta çalışıyorum. 23 Temmuz 2014’de bize verilen sözlerin yazıya dökülmesini istiyoruz. Bunu üstüne basa basa söylemek istiyoruz ki biz devlet işi istemiyoruz. Bizim bize verilen sözün yazıya dökülmesini istiyoruz. Bu koltuklar kimseye babasından kalmadı.”
Feriha Eres
“Şirketimizde yaz başı kapanma söylentileri vardı. 29 Haziran’da belediye başkanlığı için oyumuzu verdik. 30 Haziran’da bize işten durdurma kağıtları verildi. Şimdi yine Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Durumumuz ayni olduğu için yine ayni senaryonun tekrar edebileceğinden endişe ediyoruz. Bizim istediğimiz hakkımız olan toplu iş sözleşmesinin yazıya dökülmesidir.”
Ayşe Yiğit
“Aynı filmi tekrar yaşamak istemiyoruz. Bize verilen sözlerin yerine getirilmesini istiyoruz. Biz çalışanlar olarak CAS’a sahip çıktık, devletten de aynisini bekliyoruz. Devlette bize sahip çıkmalıdır.”
Mehmet Ali Ulçay
“CAS bir devlet varlığıdır. Bir başka deyişle mevcut iktidarların söz hakkı olduğu bir kurumdur. Biz KTHY’li arkadaşlarla çıktığımız bu yolda sözde devlet güvencesi ile işimize sahip çıktık. Ama KTHY’li arkadaşlarımız bu sorunları daha önce yaşadığı için mücadelelerini sokakta kazandı. Bizde bu doğruları ile yola çıkarak ve samimi olarak bize bir devlet kurumuna verdiği yasal hakları versin. İnsanlar daha iyi şartlarda hayatını idame ettirme yolunda işlesin ve huzura kavuşsun.”
Derkan Keser
“30 Haziran 2014’te 169 CAS çalışanı işten durdurma kağıdı aldığı zaman başbakanlık önünde yapılan eylemden sonra 23 Temmuz 2014’te Başbakan ve Başbakan Yardımcısı Bakanlar Kurulu toplantısını yarım bırakarak çalışanların yanına geldi ve CAS çalışanlarının devlet güvencesi altında olduğunu söyledi. Ardından yapılan toplantı da CAS’ın tekrar yaşatılacağını söyledi. 17 Eylül 2014’de 76 CAS çalışanı CAS’ta yeniden göreve başladı. 76 CAS çalışanı olarak hükümetten istediğimiz verilen sözlerin yazıya dönüştürülmedir.”
































