“Babamı küçük yaşta kaybetmek, benim çocuk olmamı elimden aldı. Hiçbir zaman yaşıtlarım gibi olmadım. Küçük yaşta olgunlaştım diyebilirim. Annemle büyüdüm. Onu örnek aldım. Etrafımdakilere hep anne şefkatiyle ve anne vicdanıyla yaklaşıyorum bu nedenle.”
“Türk Malı” dizisiyle ilk kez ekrana gelen Buse Narcı geleceğe dair hayallerini, hedeflerini, oyunculuk konusunda izlenimlerini hoş bir söyleşide paylaştı. Dizide “Selin” karakterine hayat veren genç yetenek enerjisi ve neşesiyle sohbete ayrı bir renk katmayı da ihmal etmedi. İşte Buse Narcı ile gerçekleştirilen neşe dolu söyleşiden sayfamıza yansıyanlar:
“Türk Malı” dizisinde canlandırdığınız “Selin” karakteriyle benzeyen yanlarınız var mı?
Selin’le benzer hiçbir yönümüz yok. Selin tam bir tiki lise öğrencisi… Sosyal medya bağımlısı… Dış görünüşüne çok fazla takık ve her şeyi sorun edip ağlayan bir kız… Ben tam tersi günlük yaşantımda makyaj bile yapmam. Ağlayacak kadar sorun etmem hiçbir şeyi. Galiba Selin’i oynamak bu yüzden zevkli.
Küçük yaşta kaybettiğiniz babanızın adını ensenize dövme yaptırdınız. Babanızla ilgili bizlerle ne paylaşmak istersiniz?
Babamı küçük yaşta kaybetmek, benim çocuk olmamı elimden aldı. Hiçbir zaman yaşıtlarım gibi olmadım. Küçük yaşta olgunlaştım diyebilirim. Annemle büyüdüm. Onu örnek aldım. Doğal olarak annelik kimliği erken yaşta benliğime oturdu ve bu yüzden hep anne şefkati var kalbimde. Etrafımdakilere de hep bu anne şefkatiyle ve anne vicdanıyla yaklaşıyorum.
Size yakıştırılan “Barbie bebek” benzetmesi için düşünceleriniz nelerdir?
Bunu her duyduğumda gülüyorum. Düzgün yüz hatlarım var. Oyuncak bebeklerde kusursuzdur. Kusursuz bir şeye benzetilmek insanın hoşuna gider bazen. Ama kendimden başka kimseye benzemiyorum.
Oyunculukla ilgili yeterli destek görüyor musunuz?
Olunuyor tabii ki… Birçok yeni projede genç oyunculara yer veriliyor. Yapımcılarda sürekli olarak yeni yüzler arıyor.
Peki, kıskançlık durumuna maruz kaldınız mı hiç?
Bire bir olarak karşılaşmadım. Ama kıskançlık duygusu bana her zaman anlamsız gelmiştir. Ben hemcinslerimi her zaman destekleyen güzel ve yetenekli bir kadın gördüğümde yüzüne karşı bunu söyleyen ve iltifat eden biriyim (gülüyor). Kendine güvenen her kadın bunu yapmalı bence. Karşındakini yüceltebiliyorsan karakterin oturmuştur zaten.

En çok canlandırmak istediğiniz karakterin özellikleri neler?
Hayalimde dış görünüşümün değiştirildiği psikolojik hasta bir kadın rolü var. Beni zorlayan bir karaktere can vermeyi çok isterim. Ama her türlü rolün hakkını verebilirim. Şu an oynadığım karakterde benden 8 yaş küçük bir kız.
Oyunculuğa dair hedefleriniz neler?
Konservatuvar 3. sınıf öğrencisiyim. İşle beraber Türkiye’deki eğitimimi ise aynı zamanda tamamlamayı düşünüyorum. Daha sonra kariyer planlamam için eğitimime Amerika’da devam edeceğim.
Emre Altuğ ile gerçekten bir ilişkiniz var mı?
Emre Altuğ’u tanıyorum. Ama asparagas bir haber. Bir ilişki yaşanmadı.
Sizi en çok ne mutlu eder?
Huzur. Küçücük şeylerden bile mutlu olan biriyim. Etrafımda bana iyi enerji veren insanlar olsun yeter. Enerjiye çok inanırım. Sürekli gülen biriyim zaten.
Sektörde kalıcı olmanın formülü nedir sizce?
İşimi çok seviyorum. Sevdiğim bir işi yapmak bana çok büyük enerji veriyor. Çok büyük isimlerle çalışıyorum ve çok şey katıyor. Bu işin okulunu okuyorum. Her gün kendimi geliştiriyorum. Yeni bir şey katıyorum. İşimi severek yapmam ekrana da büyük ölçüde yansıyor. Egoları olmayan biriyim ve insanlar beni seviyor.
Peki, hayalinizdeki “beyaz atlı prens” desem?..
Karakteri olgunlaşmış, eğlenceli, beni güldürebilen hayatıma anlam katabilecek bir erkek her zaman tercihimdir. Dış görünüş benim için ikinci planda. Ama ilk an her şeyin başlangıcı ya da bitişi benim için (gülüyor). İlk gördüğüm an bir enerji alamazsam olmaz benim için…
Hayatınızın dönüm noktası sizin için hangi olaydır?
Okulumu kazanmam ve Müzeyyen Karakan’la tanışmam hayatımın dönüm noktası oldu. Birçok iş yaptım ama “Türk Malı” dizisi benim şansım ve dönüm noktam diyebilirim. Çok büyük isimlerle çalışıyorum ve oyunculuğuma çok şey katıyorlar.
































